Fener'e 'Denizli'siz bir lig lazım

Nasıl ki siyasi ortam gerim gerim geriliyor, futbolda da kasılmaktan hiçbir yerimiz tutmaz oldu. Bunun temel nedeni 'cumhuriyetlerimizle' ilgili. Çünkü hem Fenerbahçe Cumhuriyeti hem de Türkiye Cumhuriyeti kendini tehdit altında görüyor.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Nasıl ki siyasi ortam gerim gerim geriliyor, futbolda da kasılmaktan hiçbir yerimiz tutmaz oldu. Bunun temel nedeni 'cumhuriyetlerimizle' ilgili. Çünkü hem Fenerbahçe Cumhuriyeti hem de Türkiye Cumhuriyeti kendini tehdit altında görüyor. Kendilerini ikna edecek gerekçeleri de var muhtemelen. Ama sorun tehdit algısında değil, bu tehdide karşı kendilerini nasıl konumlandırdıklarında. Şunu görmek zorundalar; sopa zoruyla demokrasi ya da huzur olmaz ve demokrasi dışına çıkan her tepki asıl olarak kendi 'cumhur'unu zora sokar. Daha da önemlisi bu tip 'ceberrut tepkisellik', dün akşam da görüldüğü üzere en çok o aşırı reaksiyon gösterenin kendi değerlerine ve saygınlığına zarar verir. Aklıselim durmak yerine paranoyaları besleyenler bilsinler; paranoyaklık bir sıfat, hatta liyakat değil tersine bir hastalıktır.
Maça gelince, perşembenin hırsıyla başladı Fenerbahçe. İlk 5 dakikada Kezman, Deniz ve Edu ceza sahası kıta sahanlığından iyi şutlar çıkardı, ama hiçbiri gollük değildi. Yine de taraftar bu teyakkuz halinden memnundu, çünkü kupa travmasının hüsran değil hınç yaratması tercih ettikleri bir şeydi. Zaten bu şevkle 12'de Tuncay vurdu ceza sahasından, ardından da 13'te Alex direkte kaldı. Giderek daha örgütlü ve daha sık geliyordu ev sahibi takım. Hal böyle olunca gol de kapris yapmadı ve 19'da bir Serkan ortasında Alex'in ayağından zuhur etti.
Bu golün değerini bir 'Hakan Şükür tipi' istatistikle izah edelim: Üç senedir Alex'in gol attığı sadece bir maçı kaybetti Fenerbahçe. Yine de fazlası lazımdı ki Kadıköylülerin tadı gelsin. 22'de Selahattin 'ribaunttan bulduğu gol' ofsayda takılınca, taraftarların yüzyıllardır beklediği haklı hakem bayrağı da nihayet kalkmış oldu. Oysa sadece bunu değil bütün kararları lehine istiyordu Saraçoğlu esnafı. Ancak böyle teselli olabilecek gibiydi ama çorabı başlarına ören de onlar oldu. Lakin takımın verimi teselli ediyordu herkesi. 25'te Tuncay'ın bencilliğine tepki gösteren Kezman'ı da, 38'de Adriano'yla somut hale gelen ve yavaştan palazlanmaya heveslenen Denizli hamlelerini de bu sayede görmezden geldiler. En azından devre sonuna kadar.
Fener hep tedirgindi
İkinci yarıyı tedirginlik açtı. Tabela ev sahibi için henüz 'göbek attıracak' kıvama gelmemişti ve iyi oynamak, gole tahvil edilmedikçe bu dönemde kimseye tatmin edici gelmiyordu. Zaten Denizli de diş göstermeye başlamıştı. Topa hâkimiyetleri artmış, 'Ar-Ge' birimleri faaliyete geçer olmuştu. Gerçi 68'deki Murat'ın gol olması zor şutuna dek pek bir
ışık bulamadılar. Tersine Tuncay'la, Kezman'la kontralardan umutlanan Fenerbahçe'ydi. 70'teki Alex penaltısı, maçın gerilimini alır ve sonucu belirler diye düşündü herkes: 2-0.
Bunu tekzip eden ise 73'teki enfes Yusuf ortasından gelen Adriano golüydü: 2-1. Öfkelendi ve huzursuzlaştı tribünler. Fakat, sanki o gol olmasa da öfkelerini yenemeyecek gibiydiler. Sahadaki oyunculara sirayet eden bu ruh hali elde patlamaya hazır bir ortam yaratıyordu hızla. Pimi çeken ise 81'de Fatih Yiğen oldu: 2-2. Yönetmeye ehil oldukları iddia edilenler başta olmak üzere herkes hırsının kurbanı olmuştu işte.



Lig TV'nin naklen yayın kabloları 'kesik' yedi
  • Dün maç esnasında bir yayın skandalı yaşandı. Olayın gelişimi şöyle gerçekleşti: Fenerbahçe tribünlerinin öfkesinden yayıncı kuruluş Lig TV nasibini aldı. Önce Beşiktaş maçı sonrası yaşanan bazı tartışmalar nedeniyle Lig TV'ye tepkili olan Fenerbahçe Kulübü, Denizlispor maçı için stada hazırlık yapmaya gelen naklen yayın araçlarını içeri almadı. Uzun süre polis koruması altında Salı Pazarı'nda bekleyen naklen yayın ekibi, başlama düdüğünden ancak iki saat önce içeri alındı. Ancak bu süre naklen yayına hazırlık için yeterli olmadığından, Lig TV ancak dört kamerayla canlı yayına başlayabildi. Kamera sayısı maçın süresi ilerledikçe arttı ve sekize çıktı. Maçın sonlarına doğru ise pilot kameralar devre dışı kalırken naklen yayın yer kameralarıyla gerçekleştirildi. Karşılaşmanın ardından Lig TV'de her zamanki gibi Maraton programı başladı. Programın açılışında bir açıklama yapan Lig TV Genel Yayın Yönetmeni Şansal Büyüka sekiz kameralarından altısının kablosunun kesik olduğunu vurgulayarak "İstanbul'un göbeğinde böyle bir şey nasıl oldu bilmiyoruz. Metrelerce kablo var. Olayı kamuoyunun takdirine bırakıyoruz" açıklamasında bulundu. Maraton ayrıca 'aktüel' röportajlar yapmak için Saracoğlu'na bağlanamadı. Maçın bitiminde Fenerbahçeli taraftarlar görevli kameramanlara da saldırdı.
  • Hakem kararlarına ve Futbol Federasyonu'na tepkili olan Fenerbahçe'de, Denizlispor maçı için, Maraton VIP tribünü koltuklarına kırmızı ve beyaz renkte kartonlar konularak 'Yeterr!!!' yazıldı. Bu bölümdeki tribünde oturan taraftarlar maç başlamadan önce kartonları havaya kaldırarak yazıyı vurguladı. Taraftarlar ayrıca tribünlere dağıtılan siyah bayrakları sallayarak tepkilerini ifade etmeye çalıştı.
  • Sarı-Lacivertli taraftarlar, geçen sezon son maçta takımlarıyla 1-1 berabere kalarak şampiyonluğa engel olan Denizlispor'a da büyük tepki gösterdi. Konuk ekip sahaya çıktığında 'Dişe diş, kana kan; intikam, intikam' şeklinde tempo tutan tribünler maç boyunca 'Denizli kümeye' tezahüratı yaptı. Buna karşın Fenerbahçeliler, Denizlispor'da oynayan eski futbolcuları Yusuf Şimşek'i unutmadı ve tecrübeli oyuncuyu tribünlere çağırdı. Telsim kale arkası tribünündeki taraftarların tezahüratıyla tribünlere yönelen Yusuf bu bölümü selamladı. Diğer kale arkası tribününden de Yusuf'a alkış gelirken, aralardan yuhalama sesleri de yükseldi.
  • Fenerbahçeli tribünler, maç öncesi ısınmak için sahaya çıkan hakem üçlüsüne de büyük tepki gösterdi. Hakem triosu sahaya çıktığında tribünlerden tepkili tezahüratlar yükseldi.
  • Dün Çağlayan'da yapılan Cumhuriyet Mitingi de Fenerbahçeli taraftarların gündemindeydi. Maraton üst tribünde, üzerinde Atatürk'ün fotoğrafının yer aldığı ve 'Senin izindeyiz, laik Türkiye'nin bekçisiyiz' yazılı pankart açıldı.

    FENERBAHÇE: 2
    Serdar 6
    Serkan 6
    Önder 6
    Edu 6
    Uğur 5
    (Deivid 83) -
    Tuncay 4
    Aurelio 6
    Deniz 5
    Tümer 5
    Alex 7
    Kezman 5

    DENİZLİSPOR: 2
    Süleymanou 5
    Bülent 5
    (Muhittin 73) 5
    Kratochvil 5
    Erman 3
    Ahmet 4
    (Murat 53) 6
    Abraham 5
    Selahattin 4
    (F. Yiğen 62) 6
    F. Egedik 5
    Yusuf 7
    Cesar 5
    Adriano 6
    GOLLER: Alex (19 ve 71 pen) / Adriano (73), Fatih Yiğen (81)
    SARI KART: Uğur Boral / Yusuf, Adriano
    Stat: Saracoğlu - Hakemler: H. Göçek, S. Gençerler, A. Taşçıoğlu