Forma değiştirmek de ayıp değil sarılmak da

Forma değiştirmek de ayıp değil sarılmak da
Forma değiştirmek de ayıp değil sarılmak da

Gökhan Gönül kendisini eleştiren Fenerbahçelilere Twitter dan cevap verdi. Fotoğraf: SEMİH BAHADIR

Eskilere göre oldukça centilmen geçen son derbiden de bir gerilim yaratmaya çalışanlar kafayı Gökhan Gönül ile Terim'in sarılmasına taktı!..
Haber: KENAN BAŞARAN - kenan.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

Futbol fanatikleri en sakin derbiden sonra dahi kendilerine bir ‘mevzu’ bulurlar; rol çalmak için. Ancak bu kez baltayı taşa vurdular. Derbide ‘kaybeden’in kendi hanesine yazabileceği bir ‘kazanç’ı kötülemeye kalktılar. Gökhan Gönül’ün Fatih Terim’e maç sonunda sarılmasına öfkelendiler. Elbette son dönemin ‘4. kuvvet’i Twitter’dan... Farkında mısınız bilmiyorum ama bu ‘Twitter’ denilen mecra giderek bir ‘mahalle baskısı’ aracına dönüşmüş durumda. Nimetlerinden ziyade külfetiyle uğraşır olduk...
Evet, önceki yıllara göre oldukça sakin bir ortamda cereyan eden ve Galatasaray ’ın 2-1’lik üstünlüğüyle tamamlanan derbiye dair Aykut Kocaman’ın da önemle işaret ettiği gibi ‘magazinel konular’ı konuşacağımıza futbol kalitesini, topun oyunda kalma süresini gibi biraz ‘futbol işi’ne odaklansak daha iyi olur lakin aklı taca atanlar yine bizi kendi ‘mavra’larıyla meşgul etmekten geri durmuyor.

‘Yazıklar olsun size’
Önceki günkü derbide oynanan futbol pek tatminkâr değildi. Bu derbiye dair konuşulacak bir-iki güzel şeyden biriydi Gönül ile Terim’in sarılmaları. ‘Kaybeden’ taraf olan Fenerbahçelilerin bile, Gönül’ün bu olgun davranışıyla gurur duymaları gerekirken onların bir kısmı, futbolcuyu “Yazıklar olsun” sözlerini sarf etmeye zorladı. Gökhan Gönül, “Terim’e niye sarılıyorsun, sen nasıl Fenerbahçelisin” yollu bindirenlere Twitter’dan şu cevabı vermek zorunda kaldı: “6 yıl boyunca terimin son damlasına kadar terlettiğim bu forma altında kaybettiğimiz maçlardan sonra çok üzüldüğüm günler oldu. Ama bugün sizin yazdıklarınıza kahroluyorum. Benim Fenerbahçeliliğimden şüphe duyanlar var, inanamıyorum.”

Bartu ve Oktay’dan ders
Gönül ile Terim’in bu sarılmasına ‘gönül koyanlar’, Can Bartu ile Metin Oktay’ın sembolleşmiş o tarihi forma değiştirme eylemine ne diyecekler peki? Derbi tarihin bu en müstesna karesi bütün memleket futbolunun da övünç duyduğu az sayıdaki vesileden biri değil midir? İstenilen nedir bunun yerine? Futbolcular birbirlerini mi boğazlasın her derbi sonrası?
2009’daki derbide yaşananlar mı arzulanıyor? Hani şu milli takımdan da arkadaş olan Arda Turan ile Semih Şentürk. Peki o ‘olaylı derbi’de alkışlanacak görüntü Cassio Lincoln ile Roberto Carlos’un omuz omuza yaşananlara anlam vermeyen bakışları değil miydi? Kimi ‘uzmanlar’ da “Takım arkadaşları kavga ederken onlar durmuş öylece seyrediyorlar. Takımdaşlık duyguları yok” diyerek eleştirmişti! Elbet ‘uzman’ bu kafada olursa fanatik de Gönül ile Terim’in sarılmasından nem kapar. Unutmadan önceki gecenin bir şık hareketi de Melo ile Krasiç’in tokalaşmasıydı.
Geçen günlerde de Arda Turan, Madrid’e giden Fenerbahçe Basketbol Takımı’nı ziyaret ettiği için Galatasaraylıların tepkisini çekmişti. Bu ‘Akıl tutulması’ vakıalarına dair görüşlerini sorduğum Selim Soydan, Cüneyt Tanman ve Metin Tekin, şaşkındı. Zira bunun bir açıklaması olamayacağını söylüyorlar...

Ne dediler?

 

SUAT KILIÇ (Gençlik ve Spor Bakanı)

Sporun evrensel mesajı sevgi, kardeşlik, dayanışma ve hoşgörüdür. Bu kucaklaşma Gökhan’ın Fenerbahçeliliğinden bir şey eksiltmez. Aksine bu tür davranışlar Türk sporunun ihtiyaç hissettiği anlayış ve hoşgörü iklimine çok şey katar. Galatasaraylı bir futbolcu Aykut Kocaman ile kucaklaşırsa bunu da kimse yadırgamamalı.

 

CÜNEYT TANMAN (Eski Galatasaray kaptanı)
Gerilim istemiyoruz ancak futbol seyircisi ve toplumu gerilim ister hale de biz getirdik. Bir canavar yaratıldı. Ne yazık ki yöneticiler, kurumlar ve dolasıyla medyamız ile kanun çıkardıktan sonra onu uygulayamayanlar yaratılan bu tabloda pay sahibi. Öyle ki İspanya’ya giden Fenerbahçe Ülker’i ziyaret eden Arda Turan’ı Galatasaraylar tü kaka ediyor. Gökhan Gönül ile Fatih Terim, Milli Takım’da birlikte çalışmış iki isim. Birbirlerine sarılmaları çok doğal. Sporda yenmek kadar yenilmek ve de o yenilgiyi hazmetmek de vardır. Ama her şeye savaş ve kavga mantığıyla bakılıyor. Bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu. Ben Selçuk Yula, Cem Pamiroğlu ve Yaşar Duran gibi isimlerle yemeklerde buluşur, birlikte oturup kalkardık. Bugün iş çığırından çıktı ve bunun başsorumlusu yöneticiler. Düşünün ki bugün başkanlar maçlara gitmiyor. Eskiden başkanlar takımlarının gollerine bile sevinmekten imtina ederken bugünkü başkanlar sürekli rencide edici açıklamalar yapıyor. Futbolumuzun Süleyman Seba tarzı başkanlara ihtiyacı var. Her şey birbirine karışmış durumda. Facebook ve Twitter gibi mecralarda fanatiklerin kendilerini ifade etmelerine rahat bir olanak veriyor. Bizde her şey birbirine karışmış durumda. Silkelenme ve her şeyi gözden geçirme zamanı artık.

SELİM SOYDAN (Eski Fenerbahçeli futbolcu ve yönetici)
Nereden nereye gelindi. Sevgi nasıl yok edildi. Üzülüyorum bu olaya. Doğru olan rakiplerin sarılmasıdır. Sevgisizliği asla kabul etmem. Ne olur sarılsa, ne olur onu öpse... Ne kaybederler?
Bizim dönemimizde böyle şeyler hakikaten yoktu. Taraftarlar tribünlerde yan yana otururdu. Bunlar gerçekti. Bugünkü bu fanatizm ve kavga nedir? Gökhan Gönül ve Fatih Terim’in sarılmasından rahatsız olanlar demek ki sorunlu insanlar...

METİN TEKİN (Eski Beşiktaşlı futbolcu)
Bu işin tek doğrusu bu zaten; rakiplerin maçtan sonra sarılmalarıdır. Bunun dışında ne söylenebilir ki... Benim için bu davranışın dışında ikinci bir alternatif yok, olamaz da. Gökhan Gönül ile Fatih Terim’in hareketi güzel, şahane, harika bir davranış. Sosyal medya saçma bir noktaya; beni aşan uçlara doğru gidiyor.