Futbolcu kökenli teknik adamlar

Futbolcu kökenli teknik adamlar
Futbolcu kökenli teknik adamlar
Mancini, Guardiola gibi isimler, teknik adamlık kariyerlerinde de başarılı oldu. Maradona, Hagi gibi eski yıldızların hocalık denemeleri ise hayal kırıklığı yarattı.

Hollandalı eski milli futbolcu Seedorf'un Milan'ın teknik direktörlük koltuğuna oturması, zor günler yaşayan İtalyan kulübünde yeni görevinde başarılı olup olamayacağı sorusunu akıllara getirdi.

ANKARA - Futbolculuğu döneminde 2002-2012 sezonları arasında Milan'da gösterdiği performansla kulübün efsane oyuncuları arasına giren 37 yaşındaki Clarence Seedorf, ilk teknik direktörlük görevinde İtalyan kulübünde aynı başarısını tekrarlamak istiyor.

Faal futbol hayatının ardından teknik direktörlük kariyerinde de başarılı performans gösteren isimler arasında birçok önemli futbol adamı bulunuyor. Bu isimler arasında Roberto Mancini, Pep Guradiola, Johan Cruyff ve Shota Arveladze ilk akla gelenlerden.

Mancini rüzgarı

Futbolculuğu döneminde İtalya'nın Sampdoria takımında gösterdiği performansla dikkat çeken Roberto Mancini, takımının lig şampiyonluğu, UEFA Kupa Galipleri Kupası ve İtalya Kupası kazanmasında önemli rol üstlenmişti.

Serie A'da 563 maçta 173 gol atan Mancini, Lazio'da Sven-Goran Eriksson'un yanında yardımcı antrenörlük göreviyle adım attığı teknik adamlık kariyerinde de Inter, Manchester City, Lazio gibi prestijli takımlarda sayısız başarılara imza attı. Galatasaray 'a bu sezonun ilk yarısının ortasında geçen İtalyan teknik adamın karnesinde üçü İtalya ve biri İngiltere'de olmak üzere 4 lig şampiyonluğu da bulunuyor.

Guardiola kupaya doymuyor

Mancini gibi başarılı bir futbol kariyerine sahip olan Pep Guardiola, oyunculuğu döneminde İspanya Milli Takımı'nda 47 maçta görev aldı.

1990 ile 2001 sezonları arasında 11 sezon formasını giydiği Barcelona'da takımın vazgeçilmez oyuncuları arasına giren Guradiola, teknik direktörlük kariyerine de aynı takımda 2008'de başladı.

Katalan temsilcisinde görev aldığı dört sezonda çok başarılı işlere imza atan İspanyol teknik adam, bu dönemde iki UEFA Şampiyonlar Ligi, iki UEFA Süper Kupası, iki FIFA Dünya Kulüpler Kupası, üç lig şampiyonluğu, iki İspanya Kral Kupası ve üç İspanya Süper Kupası kazandı. Sezon başında Bayern Münih'e geçen Pep Guradiola, Bundesliga'da namağlup yoluna devam ederken, görev aldığı kısa süre içinde takımına UEFA Süper Kupası ve FIFA Dünya Kulüpler Kupası kaldırttı.

Bacelona'nın efsanesi Cruyff

Hollanda tarihinin en önemli futbolcuları arasında yer alan Johan Cruyff, meslektaşı Pep Guardiola gibi, Katalan temsilcisi Barcelona'da efsaneleşen isimler arasında yer alıyor.

Futbolculuğu döneminde FIFA Altın Top Ödülü'nü 3 kez kazanan Cruyff, Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu tarafından "Yüzyılın En İyi Avrupalı Oyuncusu" da seçilmişti.

Teknik direktörlük kariyerine Ajax'ta başlayan ve 1990'lı yıllarda Barcelona'ya ligde 4 kez üst üste şampiyonluk sevinci yaşatan Cruyff, 2010 yılında kulübün onursal başkanı da seçilmişti.

Arveladze, Türkiye 'de parladı

Futbolculuk ve teknik direktörlük kariyerinde en önemli başarılarını Türkiye'de elde eden Gürcü Shota Arveladze, oyunculuk kariyerindeki en parlak dönemi Trabzonspor ve Ajax'ta yaşadı.

Karadeniz temsilcisinde 1995-96 sezonunda 25 kez fileleri havalandırarak gol krallığı da yaşayan Arveladze, Ajax'ta oynadığı 4 sezonda ise 55 kez fileleri havalandırdı.

AZ Alkmaar'da bir süre yardımcı antrenörlük yapan Arveladze, ilk olarak 2010'da Kayserispor'da teknik direktörlük koltuğuna oturdu. Anadolu temsilcisine oynattığı göze hoş gelen futbolla kısa zamanda futbol otoritelerinin takdirini toplayan Shota Arveladze, 2012'de Kasımpaşa ile anlaştı. Burada da başarılı bir performans sergileyen Gürcü teknik adamın takımı, Süper Lig'de üçüncü sırada bulunuyor.

Hayal kırıklığı yaşatanlar

Bazı yıldız eski futbolcular ise kupalarla dolu futbol kariyerinin ardından başladığı teknik direktörlük hayatında benzer başarılara imza atamayarak hayal kırıklığı yaşattı.

Arjantin'in gelmiş geçmiş en iyi oyuncuları arasında gösterilen Diego Maradona, 95 kez formasını giydiği milli takımında 1986'da Dünya Kupası şampiyonluğuna ulaşırken, Serie A takımlarından Napoli ile iki kez lig şampiyonluğu sevinci yaşamıştı. Futbolu bırakmasının ardından Arjantin ve Dubai'deki bazı takımlarda teknik direktörlüğe getirilen efsane oyuncu, çalıştırdığı tüm kulüplerden kısa süre içinde kovuldu.

Futbol zekası, sıra dışı saç stiliyle Hollanda'nın en başarılı oyuncuları arasından adı geçen Ruud Gullit, futbolu bırakmasının ardından 1996-97 sezonunda Chelsea'yi çalıştırarak başladığı antrenörlük kariyerinde başarılı olamamıştı. Hollandalı teknik adam, daha sonra Newcastle United, Feyenoord, Los Angeles Galaxy gibi takımlarda da dikiş tutturamayarak görevini bırakmak zorunda kalmıştı.

Teknik direktörlükte Hagi de diş tutturamadı

Barcelona ve Galatasaray'daki muhteşem performansıyla "Karpatların Maradona'sı" olarak anılan Rumen Gheorghe Hagi de antrenörlük kariyerinde aynı kaderi paylaşanlardan.

Romanya Milli Takımı'nın ardından 2003-04 sezonunda Süper Lig ekiplerinden Bursaspor'un teknik direktörlük görevini üstlenen Hagi, sonraki yıllarda iki kez Galatasaray'ı çalıştırmış ve üst üste aldığı başarısız sonuçların ardından görevinden ayrılmıştı. Rumen teknik adamın son çalıştırdığı takım da (2010-11) Galatasaray olmuştu.

Sporcucu kişiliğinin yanı sıra futbol dışı yaşamıyla da dikkat çeken eski İngiliz futbolculardan Paul Gascoigne de teknik direktörlüğü bir süreliğine deneyenlerden.

Agresif oyun stili ve çalışkanlığıyla ada futbolunun unutulmazları arasına giren Gascoigne, futbolu 2004'te bırakmasının ardından Portekiz'in Algarve United takımında menajer-oyuncu olarak antrenmanlara çıksa da kulübüyle hiçbir zaman kontrat imzalamadı. 2005'te İngiltere'nin alt lig takımlarından Kettering Town ile anlaşan ünlü oyuncu, özel hayatındaki problemleri nedeniyle burada da sadece 39 gün kalabildi. (AA)