Futbolda büyük buluşma

Futbolda büyük buluşma
Futbolda büyük buluşma
Türk futbol tarihine adlarını yazdıran, dört büyükler içerisinde en çok başkanlık yapan iki isim, bir araya geldi.

Yaşayan iki ‘efsane’ başkan Süleyman Seba ve Aziz Yıldırım, Cuma günü Milliyet Gazetesi için bir araya gelirken, Bilal Meşe'ye önemli açıklamalarda bulundular,

Onun kapısı, gönlü, sofrası herkese açıktır. Onun yaşamında ‘dostluklar’ hep ağır basmıştır... Ne demiş şair, “Unutulmuş birer birer... Eski dostlar, eski dostlar” Şarkı uzayıp gider, her kelimesi ‘dostluğu’, ‘sevgiyi’ ve de en önemlisi ‘vefayı’çağrıştırır... “Eski dostlar” şarkısı adeta onun yaşam biçimidir, hayat felsefesidir... Dostlarını asla unutmaz. Unutanlara gönül koyar, küser, kızar kızmasına da, çok fazla uzun sürmez, bağışlayıcıdır, affetmenin de bir ‘erdem’ olduğunu iyi bilir... Küçüğüne büyüğüne hep saygılıdır... Kapısını çalan, sofrasına gelen herkesi ayağa kalkarak, karşılar... O kelimenin tam anlamıyla bir İstanbul efendisidir bir efsanedir... Sporun içinden gelmenin tüm özelliklerini taşır apoletlerinde... Rengi “SİYAH-BEYAZ’ dır, ama onun yaşam felsefesinde renklerin kardeşliği ön plandadır... Tam bir spor adamıdır, tam bir ‘centilmen’dir...



SICAK BİR SARILIŞ

Kısacası ‘adam’gibi ‘adamdır’ Süleyman Seba... Gönül adamıdır... Onun gönül sofrasından kimler geçmedi ki, saymakla bitiremeyiz... Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor’undan tutun da, tüm takımların başkanlarıyla, yöneticileriyle, futbolcularıyla fırsat buldukça bir araya gelmiştir, dostluk köprüleri kurmuştur, yaşamı süresince... Ben de kırk yıldır o gönül sofralarının en yakın tanıklarındanım... Beşiktaş’ın efsane Başkanı Süleyman Seba, ‘dostlar sofrasında’ bu kez Fenerbahçe’nin Başkanı Aziz Yıldırım’ı ağırladı.

Başkan Aziz Yıldırım aracından inerken, Süleyman ağabey kapıya yöneldi, ‘Hoş geldin başkan’ dedi. O an yaşayan iki efsanenin birbirleriyle sarmaş dolaş olması, kucaklaşmaları görülmeye değerdi. O sımsıcak sarılış, kamuoyuna adeta bir mesaj niteliğindeydi.

3-5 masalı restauranttan içeri girdiğinde ilk olarak mekanın ismi dikkatini çekti Yıldırım’ın: “Bordo.” Espriyle karışık, “Aman ha” dedi, Trabzonspor’un bordo-mavisini akıllara getirdi.

Ardından Seba ile sohbete koyuldu. Kongre için bir kez daha tebriklerini ileten Süleyman Seba, “Sonu iyi olur inşallah” diyerek temennilerini dile getirdi. Bu sırada spor müdürümüz Tayfun Bayındır, Yıldırım’ın seçim öncesinde “off the record” söylediği ve “Ezer geçeriz” sözünü hatırlattı, “Fair olması için yazdırmamıştınız başkan” dedi. Yıldırım da, “Öyle olmadı mı?” diyerek kongre zaferini hatırlattı.

Yeni projeler, yeni düşünceler içerisinde olan Aziz Yıldırım, orada bulunan sanatçı Gökhan Tepe’yi de överek, “Gökhan ile Bodrum’da birlikte sabahladık Süleyman Ağabey... Seni o kadar seviyor ki, senin için ağladı” diye konuştu. Seba ise, yine tevazu göstererek, “Allah kimseyi ağlatmasın” demekle yetindi.

Sohbet sırasında Fenerbahçe Başkanı’nın aklına, bir dönem Bursaspor Başkanı olan Levent Kızıl geldi ve telefon açtı. Kızıl’ın Seba’nın yeğeni olduğunu bilen Aziz Yıldırım, onun da gelmesini istedi. Seba’nın rahatsızlığı sırasında Abdullah Kiğılı ile birlikte ziyarete geldiğini söyleyen Fenerbahçe Başkanı, bu kez Kiğılı’yı da çağırdı.

Kızıl içeri girdiğinde, bir anda herkes şaşkındı. 35 kilo vererek, tığ gibi olan Levent Kızıl’dan sonra Kiğılı da geldi ve ortalık şenlendi. Yönetimdeki yakın dostuna takılmadan duramayan Başkan Aziz Yıldırım, Abdullah Kiğılı’ya “Hacı” diyerek sık sık takıldı.

Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın, hastalanıncaya kadar “Dostlar sofrası”nın müdavimiydi. Süleyman ağabey ile, rahmetli Canaydın’ın sağlığında ilk kez bir araya gelmelerini anımsıyorum. Özhan ağabeyi, sevgili mesleklaşımız, ben de çok emeği olan Faik Gürses, telefondan arayarak çağırmıştı.

Bilinmeyen çok şeyler paylaşıldı o gün. İlerleyen saatlerde Canaydın, “İyi ki buradayım. Ancak bu kadar çok gazetecinin masasında bir çok gizli olayları konuşmak doğru mu?” diyerek çekincelerini dile getirdi. Seba başkanın sırtını sıvazladı, “Bak sevgili başkan, bu masada gördüklerin gazeteci ama benim en yakın dostlarım. Onlarla yıllarca bir çok şeyi paylaştım, ama o dost masalarından tek kelime gazetelere yansımadı, rahat ol” dedi.

Canaydın vedalaşırken, bir cümlesi vardı: “Süleyman ağabey, sana çok teşekkür ediyorum. Böylesi güven veren dostlarınla olmaktan gurur duydum. Bu yemeklere ben de gelmek istiyorum. Yeter ki çağırın, pijamamla gelirim.”
Ve, Aziz Yıldırım da “Bordo”dan ayrılırken aynı sözleri söylüyordu: “Süleyman Ağabey, ben buraya sık sık gelirim. Ne zaman bir araya gelirseniz bir telefon yeter.”

1.000.000.000 DOLAR

Fenerbahçe ile yatıp, Fenerbahçe ile kalkan, kulübünü her zaman zirvede tutabilmek için çaba harcayan Başkan Aziz Yıldırım, “Dost sofrası”nda geleceğe yönelik düşüncelerini de anlattı.

Sarı-lacivertlilere çağ atlatacak bir projenin peşine düşen Yıldırım, tüzük tadili için çalışmalara başladığını belirterek, “Kongre üyelerimize mektup göndererek, tüzük üzerinde nasıl bir değişiklik yapılması gerektiği yolunda önerileri olup olmadığını öğrenmek istedik. Bunlar değerlendirilecek ve gerekli değişiklikler yapılacaktır” dedi.

Asıl değişikliğin üyelikle ilgili olacağını dile getiren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mevcut üyelik sistemi devam edecek. 10 bin TL verenler yine üyeliklerini yaptırabilecek. Ayrıca taraftar bin dolar verip üye olabilecek. Bunu kulübe 5 yılda ödeyecek. Bunlar bölgelere ayrılacak ve seçim döneminde aralarından delegeler seçerek kongreye katkı sağlayacaklar. 45 bin kişinin katılacağı kongreler amaçlıyoruz. 5 senelik süreçte yaklaşık bir milyon taraftarı üye yapmayı hedefliyoruz. Bu gerçekleştiğinde zaten Fenerbahçe’nin kimsenin parasına ihtiyacı olmayacak.”

Yıldırım, stat ismine ne zaman sponsorluk alacaklarına yönelik bir soruya da, “Zaten bir milyar dolarımız olduğunda, o sponsorluklara ihtiyaç bile duymayacağız. Birçok sorunumuzu halletmiş olacağız” yorumunu yaptı.

ÜÇ AYRI İNSAN ÜÇ AYNI YÜREK

Sohbette, Maltepeli Beşiktaşlılar tarafından asıldığı belirtilen pankart da konuşuldu. Süleyman Seba, Özhan Canaydın ve Aziz Yıldırım’ın fotoğrafının bulunduğu, “Üç ayrı insan, üç aynı yürek” pankartı, Fenerbahçe seçimlerinde Ülker Sports Arena’nın önüne açılmıştı.

BÜYÜK TEVAZU

Beşiktaş’ın efsane başkanı Süleyman Seba, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile birlikte hatıra fotoğrafı çektirirken, bir koltuğa oturdu, Yıldırım da onun ardından poz verdi. Seba daha sonra tevazu göstererek, “Başkan şimdi de sen otur, ben ayakta durayım” deyince, sarı-lacivertlilerin patronu, “Olur mu ağabey?” diyerek buna izin vermedi.

EFSANELER NASIL BULUŞTU?
Olağanüstü kongre öncesinde Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile telefonda görüşerek, seçimlerde kendisine başarı dilerken, bu ‘dostluk’ görüşmesinde gazetecilik içgüdüsü ağır bastı. İki yaşayan ‘efsane’ başkan Süleyman Seba ve Aziz Yıldırım’ı bir araya getirmenin ince hesaplarını yapmaya başladım. Seçimin ardından Başkan Aziz Yıldırım’ın kapısını çaldım, eski müdürümüz İhsan Topaloğlu’na konuyu açtım. Evet, Aziz başkanla bir söyleşi için rezervasyonum vardı, ama bu başkaydı.

Fazla beklemedik, Başkan Aziz Yıldırım, “Ne demek... Süleyman ağabeyle seve seve bir araya gelirim. O nereyi isterse, ister evine, ister bir başka bir yere koşa koşa gelirim” dedi.

Başkan’dan ‘olur’ yanıtını aldıktan sonra, bu kez rotayı Süleyman Seba’ya çevirdik. Dostlarını ağırladığı Süleyman Seba Caddesi’ndeki Bordo Restaurant’a gittim. Bordo, öyle büyük ve de şatafatlı bir yer değil, ama sımsıcak, her metrekaresinde dostlukların, anıların pekiştiği bir yer... Efsanenin evine çok yakın, yemeklerini çoğunlukla burada yiyor, sokaktan geçen herkes ona uğramadan, ‘merhaba’ demeden evine gitmiyor... Seba, dostlarını yıllardır burada ağırlıyor, onlarla nostalji yapmaktan müthiş keyif alıyor.

Yanına oturdum, biraz hoş sohbetten sonra konuyu açtım. Başkan, hiç düşünmeden, “evet” dedi.

ELLERİYLE BESLEDİ

Seba’ya büyük saygı ve sevgi besleyen Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, “Biz senin izinde gidiyoruz ağabey” diyerek bunu açık açık gösterdi. Başkan Yıldırım, efsane başkanı kendi elleriyle besleyerek, “Fenerbahçeliler olarak sizi çok özel seviyoruz” cümlesini kullandı.