Futbolun çivisi Avrupa'da da çıkıyor

Hafta sonu Ankaragücü-Beşiktaş maçında meydana gelen olayların vahameti ortada, ama görünen o ki bu sorun sadece bize özgü değil. Hepimiz biliyoruz ki, artık dünyanın dört bir yanında...
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

İSTANBUL - Hafta sonu Ankaragücü-Beşiktaş maçında meydana gelen olayların vahameti ortada, ama görünen o ki bu sorun sadece bize özgü değil. Hepimiz biliyoruz ki, artık dünyanın dört bir yanında, futbol maçlarında olaylar çıkıyor ve tehlike çanları artık her yerde çalıyor. Şiddet bir virüs gibi yayılıyor ve dünyanın en önemli liglerinde bile korkunç olaylar yaşanıyor.
Bize özgü olan şey ise olaylara yaklaşım biçimi. Onlar olayların üzerine gidiyor, biz üzerinden geçmeye çalışıyoruz. Onlar önlem alıyor, biz tehdit savuruyoruz. Onlar pratik çözüm arıyor, biz yasa buyruğuyla korkutmaya ve sindirmeye çalışıyoruz. Yani mesele olayların çıkmasında değil, olayların ele alınış biçiminde.
Bu durumda konuyu şöyle tartışmak gerekiyor galiba: Gidişat kötü ama yüzleşmekten başka çare de yok. Çünkü sorun sadece olaylarda değil, yaklaşım biçiminde ve çözüm önerilerinde. Kendisini eğlence sektörünün bir parçası olarak sunan futbol endüstrisi şimdi oturup bir kez daha bu olayları tartışmak zorunda. Sadece ceza ve yaptırımlarla değil, teşhis ve tedaviyle de uğraşmak kaçınılmaz. Meseleleri halının altına süpürmek yerine, kamuoyu önünde ve nezaretinde tartışmak, seslerin hepsine kulak vermek ve adaletin tecellisini mutlaka sağlamak. Tribüne giriş cezası alanların olayların göbeğinde yer almaya devam etmesi ise, bu coğrafyada işlerin rayına girmesinin çok zor olacağı kanaatini güçlendirmekten başka işi yaramıyor. Avrupa'da son dönem yaşanan başlıca olaylara gelince:
PSG-Hapoel Tel Aviv (23.11.2006): UEFA Kupası grup maçında Paris St. Germain taraftarlarının Hapoel taraftarına saldırması sonucu olaylar çıktı. Maç sonrasında linç olmaktan kaçan bir Hapoel taraftarını kurtarmak isteyen bir polis memuru havaya ateş açtı. Ama onun silahından çıkan bir kurşun sonucunda bir PSG taraftarı hayatını kaybetti.
Nancy-Feyenoord (30.11.2006): Fransa'da oynanan UEFA Kupası E Grubu karşılaşmasında Feyenoord taraftarları sahaya atmadıklarını bırakmadı. Taraftarların çıkarttığı olaylar o kadar büyüdü ki maç tatil edildi. Bunun üzerine toplanan UEFA Disiplin Kurulu, Nancy'yi hükmen galip ilan ederken, Feyenoord'u UEFA Kupası'ndan ihraç etti.
Real Zaragoza-Sevilla (06.01.2007): La Liga'nın 17. haftasında karşı karşıya gelen iki takımın oyuncuları Diogo ve Luis Fabiano sahada birbirine girdi. Bir boks maçını andıran görüntüler dehşet vericiydi. İki oyuncu da beşer maç ceza aldı.
Catania-Palermo (02.02.2007): Serie A'nın 22. haftasında oynanan Sicilya derbisinde büyük olaylar meydana geldi. Güvenlik sebebiyle cuma günü oynanan maçta alınan önlemler yeterli olmadı. Önce maç sırasında sahaya atılan sis ve göz yaşartıcı bombalar sebebiyle karşılaşma durdu. Sonrasında da olaylar sokağa taştı. Büyük çatışmaların yaşandığı maç sonrası olaylarda 38 yaşında ki polis memuru Filippo Raciti hayatını kaybetti. Bu olaydan sadece bir hafta önce İtalya 4. Ligi'nde oynanan bir karşılaşmada sahada çıkan kavgayı ayırmaya çalışan bir antrenör aldığı darbeler sonucu hayata veda etmişti.
Dehşet verici görüntüler ve yaşananlardan sonra İtalya hükümeti ve futbol federasyonu büyük yaptırımlara gitti. Önce ligler ertelendi, ardından güvenliği yetersiz bulunan stadyumlara seyirci almama kararı çıktı ve son olarak da olayların yaşandığı yerin takımı olan Catania'nın sahası sezon sonuna dek kapatıldı. Cezalar sadece İtalya için değil, Avrupa Kupası maçlarında da geçerli kılındı. Kendi evinde Espanyol ile oynayan Livorno seyircisiz maçta kaybetti ve elendi.
Arsenal-Chelsea (25.02.2007): İngiltere Lig Kupası (Carling Cup) finalinde futbolcular biribine girdi. Çıkan kavga da Adebayor, John Obi Mikel ve Kolo Toure kırmızı kart gördü.
Real Betis-Sevilla (28.02.2007): İspanya Kral Kupası Copa Del Rey çeyrek final rövanş maçının 56. dakikasında Sevilla'nın 1-0 öne geçmesinin ardından Betis taraftarları sahaya yabancı maddeler atmaya başladı. Atılan cisimlerden biri Sevilla teknik direktörü Juande Ramos'nun başına isabet etti. Ramos baygınlık geçirdi ve geçici olarak hafıza kaybına uğradı. Sevilla maçtan çekilirken hakem Undiano Mallenco maçı tatil etti.
St. Etienne-Lyon (03.03.2007): Fransa Ligi karşılaşmasında lider Lyon'un St.Etienne deplasmanında 3-0 öne geçmesinin ardından ev sahibi ekibin taraftarları sahaya ve Lyon taraftarlarının bulundukları yere meşale, sis bombaları ve yabancı maddeler attılar. Karşılaşma yaklaşık olarak 20 dakika durdu. Sis bombalarından etkilenen oyuncular ve hakemler kendilerini soyunma odasına zor attılar.
Valencia-Inter (06.03.2007): Valencia ile Inter arasında oynanan Şampiyonlar ligi ikinci tur rövanş maçının sonunda saha bir anda karıştı. Birçok futbolcunun karıştığı kavga meydan muharebesine döndü. Soyunma odalarına da taşan görüntüler dehşet vericiydi. Interli Burdisso'nun burnu kırıldı. Olayların faillerine cezalar, 22 Mart'taki UEFA Disiplin Kurulu toplantısından sonra verilecek.