Futbolun usta 'göbek'leri

Türkiye, yıllar sonra 'çekirdek çıtlatma'nın faydalarını-zararlarını onun sayesinde anımsadı. İki sezondur, futbolun gündemindeki en önemli konulardan biri, onun '3 kilo fazla mı, 5 kilo fazla mı' olduğu tartışmasıydı.
Haber: ZAFER ARAPKİRLİ / Arşivi

LONDRA - Türkiye, yıllar sonra 'çekirdek çıtlatma'nın faydalarını-zararlarını onun sayesinde anımsadı. İki sezondur, futbolun gündemindeki en önemli konulardan biri, onun '3 kilo fazla mı, 5 kilo fazla mı' olduğu tartışmasıydı. Sahaya her çıktığında herkes, diğer futbolculardan farklı olarak onun saç stili ya da fiyakalı ayakkabıları ile değil, 'göbeğinin eğrisi' ile ilgilendiler. Futbol tartışma programlarının müdavimleri, 'Bu çocuk biraz kendine baksa...' lafından, seyirciye adeta 'gına' getirdiler.
Ama, Türk futbolunun 'göbekli yıldız'ı Sergen, her çıktığı maçta takımını sırtladı, inanılmaz golleri, çalımları, frikikleri, sırası geldiğinde
'sırım gibi' meslektaşlarına taş çıkartırcasına spirintleri ile göbeğinden çok futbolu ile konuşulması gerektiğini kanıtladı.
Sergen'in tartışıldığı gibi, Almanya'da da birkaç sezondur göbeği, ama daha çok da attığı gollerle gündemde olan 'toraman' Brezilyalı Ailton (Goncalves da Silva), Bundesliga'nın Bremen takımındaki performansı ile futbolcu-diyetisyen ilişkilerinde yeni bir çığır açıyor. Geçen hafta ilk sezonu tamamlayan Bundesliga'da 16 maçta 16 gol atarak göz kamaştıran bu 'iri kıyım' oyuncu da bu seviyeye gelene kadar, hep 'göbeği' ile gündemdeydi. Hala da, ona 'Yıldırım Topu-Ateş Topu' anlamına gelen 'Kugelblitz' diyorlar.
"Bir gram fazlam yok" diyerek, Sergen benzeri, tartışmalarda kendisine yöneltilen aşırı kilo yükleme eleştirilerine yanıt veren Ailton, sahaya çıktığında rakip defans oyuncularına her fırsatta çimleri yoldurarak
'fişek' anlamına da gelebilecek 'kugelblitz' kelimesindeki 'top'u
unutturup, 'yıldırım'ı haklı çıkartıyor.
Ailton'a, 'Volare' şarkısından uyarlama ile 'Aai-iil-tooon, woah-woah-woah-woah' diye besteler yapan seyirci, bu sezonun ortasında gelecek sezon için Schalke ile anlaşan Brezilyalı'yı çok özleyeceklerini şimdiden söylüyor.
Ailton'lar ve Sergen'ler futbolda yeteneğin, sadece kilo veya fiziksel yapı ile bağlantılı olmadığını, hem bu sporun uzmanlarına hem de tıp otoritelerine bir kez daha kanıtlıyorlar. Siz bakmayın "Bu çocuk, biraz kendine baksa ve kilo verse, dünya çapında şöhret olur" diyenlere. Bunu, kaç kez Altın Ayakkabı ve yılın futbolcusu ödülünü kazanan Ronaldo
için de söylüyorlardı. Ronaldo da, 'Birkaç kilo verse, ne biçim yıldız olur'du, onlara göre.
Maradona'yı, kendisine bakmadığı ve işi serseriliğe döktüğü için şimdilerde sefilleri oynayan ünlü yıldızı Paul (Gazza) Gascoigne'u anımsayın... Bizim 'Göbek-basen irisi' yıldızları anımsayın, Büyük Mehmet'leri, Sinan Enginleri, Pele Yusuf (Tunaoğlu)'ları, Baba Hakkı'ları... Onlar hep, ustalıklarını, sihirbazlıklarını, gollerini, 'göbek'lerinin önüne geçirmesini bilen, vücutlarındaki
'yuvarlak' bölgeden, dikkati sahadaki en önemli 'yuvarlak'lığa, yani topa çevirebilen yıldızlar olarak anımsanacaklar. Onlar hep, 'usta toraman'lar olarak anılacaklar.