Galatasaray kara gün dostu

No Song, No Cim Bomg... Aslan'ın savunması Song-Tomas ikilisinin birlikte oynamadığı maçlarda çaresiz bir biçimde puan veriyor. Ev sahibi dün gece de Denizli karşısında benzeri bir Song eksikliği sendromu yaşadı.
Haber: CENGİZ ALPMAN / Arşivi

No Song, No Cim Bomg... Aslan'ın savunması Song-Tomas ikilisinin birlikte oynamadığı maçlarda çaresiz bir biçimde puan veriyor. Ev sahibi dün gece de Denizli karşısında benzeri bir Song eksikliği sendromu yaşadı. Karşılaşma büsbütün 'koyun can derdinde, kasap et derdinde' çevrimindeydi. Mevsim başından bu yana üçüncü hoca değişikliğini yapan Horozlar, Güvenç Kurtar'ın dümen başına geçtiği son iki sınavda da ondan önceki patron Kulaksızoğlu'nun 2'de 0 çekmesini yinelemişti. Anlayacağınız, maratonun ikinci yarısından bu yana Yeşil-Siyahlıların puandan nasibi yoktu. Güvenç Hoca maçtan önce Galatasaray'ın ligdeki durumuna değinerek Ali Sami Yen'den puan almanın çok zor olacağına işaret etmişti.
Oysa maç hiç de Kurtar'ın öngörüsüne benzer bir biçimde gelişmedi. Öyle ki ilk yarı sona erdiğinde Horozlar'ın mutlak gollük beş girişimine karşı Aslanlar'ın üç pozisyonu vardı. Bu gol yolundaki eksikliğin üstüne, Cihan'la Okan'ın yerine Iliç'le Hasan Şaş'ın alınmasıyla erken kullanılan değişiklik hakkına değinmek gerek. 37'de formasını Iliç'e bırakan Cihan, sakatlık sonucu maç eksikliğinden dolayı çıkmak zorunda kaldı. İlk yarının son dakikasında korner atarken sakatlanan Okan'ın çizgi dışına alınması da zorunluluktandı.
Kahramanlar eldivenlerdi
Yine genel planda baktığımızda Orhan'ın yerine Cim Bom savunmasının sol kanadında görevlendirilen genç Ferhat, PAF takımdaşı Arda'yla birlikte fazla etkili olamadılar. Arda gereksiz yere medyatik olmasının bedelini maç be maç eski formunu aratırcasına ortaya koyuyor. Sakatlık döneminin sonunda yeniden 11'de başlayan Hakan Şükür de malum rekorlarını koruma adına koşuştururken eski günlerini çok aratan formsuz bir maç yaşadı.
Maçın iki kahramanı eldivenlerdi. Horozlar'da Souleymanou, Aslanlar'da Mondragon çok kritik pozisyonlarda kesinlikle santra yapmakla sonuçlanabilecek enstantanelerde gole geçit vermediler. Özellikle Mondragon'un rakip oyuncularla karşı karşıya kaldığı pozisyonlarda yaptığı kurtarışlar perşembe geceki AZ Alkmaar maçını göz önüne getiren Fenerbahçelilerin 'Keşke Kolombiyalı bizim kaleyi korusaydı' dileğini seslendirmelerine yol açtı.
İlk yarıda iki takım da boş kaleye dahi atamadıkları fırsatlardan sonra ikinci yarıda Adriano'nun soldan bindirmesinde Yusuf bu kez boş kaleye ıskalamadı: 0-1. Tıpkı ilk yarıda 1-1 biten karşılaşmada olduğu gibi, olgun bir istikrar sembolü (Bir maç hariç tüm karşılaşmalarda forma giydi) Yusuf dün gece de takımını öne geçirmesinin yanısıra yürüyerek attığı çalımlarla Galatasaray savunmasını bocalatırken kronometreyi de takımının lehine işletti. 58'deki golden 10 dakika sonra yine 1-1'lik ilk maçtaki gibi eşitliği sağlayan Hasan Şaş oldu. Beraberlik vuruşundan önceki pozisyonlarda geriye düşmenin paniği içinde fantastik gol girişimlerinde bulunan Şaş, bu dakikada karambolden dönen topa sert ve isabetli vurarak dengeyi sağladı.
Dördüncü hakem İlker Coşkun'un beş dakika uzatmayı gösterdiği sırada Adriano görebildiğimce kendini santrada yere atarak ortalığı daha da kızıştırdı. Sonuçta 22. haftanın açılış maçında şampiyonluğa odaklanmış Galatasaray küme düşmeme telaşındaki Denizli'ye altın bir puan vererek, platin iki puan bıraktı.

GALATASARAY: 1
Mondragon. 7
Cihan. 5
(Iliç 37). 5
Tolga. 5
S. Tomas. 6
Ferhat. 5
Sabri. 6
Okan. 6
(H. Şaş 45). 6
Inamoto. 5
(Ayhan 83). -
Arda. 5
Ümit. 5
Hakan. 5

DENİZLİSPOR: 1
Souleymanou. 7
Bülent. 5
Kratochvil. 6
Erman. 6
Ahmet. 5
Serhat. 5
A. Tomas. 5
(F. Egedik 90+3). -
İ. Ege. 5
Cesar. 7
Yusuf. 7
(F. Yiğen 60). 5
Adriano. 7
(Kroupa 90+2). -

GOLLER: Hasan Şaş (62) / Yusuf (53)
SARI KARTLAR: Tolga / İbrahim Ege, Bülent, Souleymanou
Stat: Ali Sami Yen - Hakemler: B. Şimşek, E. Sönmez, U. Bebek