Galatasaray, Karabük'ü Sneijder'le devirdi: 2-1

Galatasaray, Karabük'ü Sneijder'le devirdi: 2-1
Galatasaray, Karabük'ü Sneijder'le devirdi: 2-1
Spor Toto Süper Lig'inin 8. Haftasında Galatasaray evinde K.Karabükspor'u konuk etti. Mustafa İlker Coşkun'un yönettiği zorlu karşılaşmayı Galatasaray Hollandalı yıldızı Wesley Sneijder'in attığı gollerle 2-1 kazandı.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Tamam işi zor Mancini’nin. Öyle bir koltuğa oturdu ki, hâlâ başka birinin izleri var orada ve bir Ahmet Kaya şarkısı Bahtiyar’da olduğu gibi; “Ne yapsa ne etse üstüne gidecekler, ‘maviii’ gökyüzünü ona dar edecekler.”


Ama doğrusu o da kendi işini kolaylaştırmıyor! Sahada da, saha dışında da... Maçtan birkaç gün önce neden o açıklamaları yapar? (Ne demişti mealen: Ben elemanım, başkan ne zaman arasa açarım.) Neden böyle bir onbirle başlanır? Neden Bruma 18 bile göremez? Oyuna girecek ilk oyuncu Aydın mıdır? Yedeklerde tek defans oyuncusu olması nedendir? İnsan merak ediyor doğrusu! Neyse ki galip geldiler. Yoksa daha ilk günlerden desibeli yüksek futbol tellallarına meze olacaktı janti İtalyan!


Neyse ne! En iyisi anlam arkeolojisini bırakalım, oyuna bakalım. Muhtemelen Selçuk, daha çok da Sneijder daha rahat oynasın diye çıkan Ceyhun’lu Galatasaray onbiri işlek bir oyunla başlayamadı. İlk 15 dakikada gol bulamamaktan yakınan bir taraf varsa Karabük’tü. Akıllı çıktılar ama ileri uç fazla heyecanlıydı. Özellikle de İlhan ve Hakan Özmert. 19’da Selçuk Burak’ı o eski günlerdeki gibi (ta Trabzon’dan bahsediyorum) kaçırdığında, ofsayt da olsa, ilk defa bilinçli bir şeyler yapmak ister gibi göründü Cim Bom. Diri kalmaya çalışıyorlar, pres koşusu yapıyorlardı ama henüz oyun kuramıyorlardı. Daha da önemlisi rakibin ani çıkışlarında hep tek ayak üzerinde yakalanıyorlardı. Hem de üç mücadeleci orta sahaya sahipken...


İki bek Sabri ve Hakan Balta’nın ezeli hücuma çıkma sorunu ve sahada takımı kanatlandıracak kimsenin olmaması, uzun süre hücum aksiyonlarını ketlemeye devam etti. Sarı-Kırmızılılar adına kaleye atılan ilk tehlikeli şut için yarım saat geçti, ki aynı dakikada kontra yedi Cim Bom. 33’te bir kez daha ofsayta takıldılar. Neyse ki iki sayılmayan golde de yardımcı hakem Mustafa Gürses haklıydı da masa başı liginin iştahı havada kaldı.
Devre arası aslında çok sıkıntılı gelecek kehanetine soyunuyorduk ki, eldeki yıldız kalibresinin yüksekliği golü getiriverdi. 41’de Sneijder-Drogba kontağının ribaundunda Burak akıllıca çevirdi, Sneijder dokunuverdi: 1-0. Bu gol teskin edici oldu. Seyirci için de, beklentiler için de, oyuncular için de...


Yeni devrede hamle sırası Tolunay Kafkas’taydı. Eğer 50’de o bomboş pozisyonda İlhan golü atsaydı, çok çabuk istediğini alacaktı Karabük. Olmadı. Hem ‘kendinde’, hem ‘kendi için’ öfkeli Tolunay Hoca’nın aklı bu pozisyonda kalmasın diye Akpala yetişti imdada. Nijeryalı oyuncu, Muslera duvarını ancak ikinci vuruşta aştı: 1-1. Artık servis yeniden Mancini’ye geçmişti. İşin ilginç yanı sadece üç dakika sonra anladık ki kendileri için tam zamanında golü atmış Karadeniz ekibi. Çünkü 55’te Puygrenier’in kırmızı kartıyla 10 kişi kaldılar.
Son bölümde muhasara denedi Galatasaray. Herkes önde gol arıyordu. Fakat ‘düzenli ordu’dan ziyade, ‘Ulubatlı’ modundaydılar. 80’deki kafası direkten dönmese maçın ‘fatihi’ yine Drogba olabilirdi. Ama Mancini’nin prensi Sneijder’dı ve 83’te nefis bir golle hem herkesi ipten aldı hem de maçı...