'Galatasaray ligden çekilmeli'

'Galatasaray ligden çekilmeli'
'Galatasaray ligden çekilmeli'
Sarı-kırmızılı kulübün eski yöneticisi Fatih Altaylı, hükmen mağlubiyet kararı sonrası Türkiye Basketbol Federasyonu'nu (TBF) yerden yere vururken, Dusun Özbek yönetimine seslendi: Gerekirse Galatasaray takımı ligden çekilmeli...

Fatih Altaylı'nın, spor gündemine dair Habertürk Gazetesi'nde yer alan değerlendirmeleri şöyle:

- Basketbol skandalı için neler söyleyeceksiniz? F.Bahçe’nin itirazının normal olduğu ama G.Saray’ın da bu konuda suçsuz olduğu öngörüsü hakim. Bir federasyon kuralı bilmeden nasıl lisans verebilir?
"Basketbol Federasyonu, Türkiye’deki en kötü federasyon. Aldığı karar da saçmalığın daniskası. Federasyon lisansı vermiş. Galatasaray da o lisansla kızı oynatmış. Sonra federasyon “Bizi hata yaptık” diyor ve federasyonun hatasının cezasını Galatasaray çekiyor. Bunu anlamak mümkün değil. Galatasaray bunu dava konusu yapmalı. Basketbol Federasyonu’nda bir katre utanma olsa istifa eder. Bana sorarsanız, Galatasaray taraftarı Basketbol Federasyonu önünde gösteri yapmalı ve gerekirse Galatasaray takımı, ligden çekilmeli. Böyle bir rezalet olmaz. Utanmazlığın böylesini görmedim de duymadım da."

BABASI HARUN’U TOKATLAMIŞTI, VARMIŞ BİR BİLDİĞİ

"Bizim çocuk hata yapmış diyorlar, iyi de sizin çocuğun hatasını nasıl Galatasaray’a ödetirsiniz? Siz kimsiniz? Yıllar önce Kemal Erdenay, İTÜ’nün koçuyken, oğlu Harun’u saha kenarına almış ve 5 bin kişinin önünde tokatlamıştı. Varmış adamın bir bildiği."

BURAK’I KEŞFEDEN DENİZLİ’DİR

- Galatasaray’da futbolcuya dayalı sistem yine hortladı. Mustafa Hoca bunu engelleyebilir mi?
"Buna geçen sene de dikkat çektim hatırlarsanız. Geçen yıl şampiyonluğu getiren, futbolcuya dayalı sistemdi aslında. Bunu herkes biliyor ve görüyordu. Bu yüzden Hamza Hoca’nın gitmesi gerektiğini söyledik. Böyle bir sistemle sürekli başarı olmaz. Mustafa Hoca; yumuşak, saygın, dostça ve otoriteli tavrıyla bu sistemin ortasını bulacaktır."

- Burak’ın golden sonra Mustafa Hoca’ya koşması insanlara çok hoş gelmedi. Denizli de ‘Gelme, gelme’ diye ısrarla uyardı. Bunlar G.Saray’da alışmadığımız görüntüler. Görüşünüz nedir?
"Kimse bilmez belki ama Burak’ı futbolcu olarak ilk keşfeden Mustafa Denizli’dir. Ya 2004 ya 2005 senesiydi, Mustafa Hoca bana Burak’ı anlatmıştı, “Çok büyük golcü olacak” diye. 2. ligde Antalya’da oynuyordu yanlış hatırlamıyorsam. ‘Galatasaray’a aldırtırım’ diye düşünmüştü herhalde bilmiyorum. Burak’la aralarında çok eskiye dayanan bir ilişki var. Burak’ın sevdiği güvendiği birine koşmasında ne gariplik var anlamadım. Kulübeye, hocasına koşan ilk futbolcu Burak mı? Büyütecek bir şey yok, sıradan bir durum."

GALATASARAY TARİHİNİN EN KÖTÜ YÖNETİMİ

- Sizce Mustafa Hoca bu takımı toparlayabilir mi? Sorun teknik mi yoksa yönetim sorunu mu?
"Mustafa Denizli, bu takımı toparlayabilir mi bilmiyorum ama bu takımı toparlayabilecek tek kişinin Mustafa Denizli olduğunu biliyorum. Demek istediğim şu; eğer başka bir hoca getirselerdi, toparlanma ihtimali olmazdı. Şimdi bu ihtimal var. Hem de epey yüksek. Ama asıl mesele teknik değil idari. Hamza Hamzaoğlu ile devam etmemek gerektiğini geçen sezon sonundan beri söyleyen tek kişiyim galiba. Daha doğrusu medyada söyleyen tek kişiyim. Ali Dürüst ve Abdurrahim Albayrak da benimle aynı fikirdeydi. Ama onları dinleyen olmadı. Galatasaray Spor Kulübü, tarihinin en kötü yönetimi ile karşı karşıya. Ve hep söylerim; teknik direktör dişlilerden sadece biri. Yönetim dişlisi aksıyorsa diğer dişliler de doğru düzgün çalışamaz. Dursun Özbek’in yapması gereken çok basit bir şey var. Galatasaray’ın tüm dinamiklerinden destek istemek. Mesela Abdurrahim Albayrak’tan rica etse, Abdurrahim koşa koşa Florya’nın yolunu tutar. Herkes taşın altına elini koyar. Yapılması gereken bu. O zaman bu takım yeniden zirveye oturur. Denizli ile konuşuyorum zaman zaman. Söylediği şu: “Şampiyon olan takıma şampiyon olduğunu unutturup, sezona sıradan başlamazsanız sıkıntı olur. Ben şimdi bu takıma geçen yıl şampiyon olduğunu unutturup yeniden start verdireceğim.” Doğru söylüyor."

SNEIJDER HAMZA'NIN YÜZÜNE SÖYLÜYORDU

- Futbolcuların iki günde Hamza Hoca’nın arkasından konuşmasını nasıl karşılıyorsunuz?
"Futbolcular, Hamza Hoca takımın başındayken de hatalarını konuşuyorlardı. Sneijder’ın, Hamza Hamzaoğlu’nu çok sıklıkla eleştirdiğini, bazen bunu yüzüne karşı söylediğini biliyorum. Öyle fazla bir konuşma da yok bana göre. Bazı hatalara dikkat çekiyorlar ki bu da normal."

LİSELİYİM, ‘LİSECİ’ DEĞİLİM

- G.Saray tarihinde ilk kez tribünler liseye bağırdı. Lise için “G.Saray sizin malınız değil. Halkın takımıdır” dedi. Bunun ilerleyen zamanda camiada sıkıntı olabileceği yönünde fikirler var. Siz de Liselisiniz, ne diyorsunuz? Daha doğrusu kulüp sizin malınız mı?
"Evet Liseliyim. Bundan da gurur duyuyorum. Türkiye’nin en büyük, en köklü, en benzersiz okulundan mezun olmanın mutluluğunu hep yaşadım ve ölünceye kadar yaşayacağım. Osmanlı’nın, Türkiye Cumhuriyeti’nin pek çok önemli siması, devlet yöneticisi, entelektüeli, sanatçısı bu okuldan çıkmıştır. Çok önemli bir eğitim kurumudur. Keşke daha çok Galatasaray Lisesi olsa. 1980’lerde Turgut Özal, G.Saray Lisesi’ni eleştiren bir laf etmişti, ben de o zaman ona Cumhuriyet Gazetesi’nde çok ağır bir açık mektup yazmış, G.Saray Lisesi’nin önemini anlatmıştım. Ancak şunu çok iyi biliyorum. G.Saray Spor Kulübü başka bir şeydir, G.Saray Lisesi başka bir şey. Evet, o kulüp G.Saray Lisesi’nin bir sınıfında kuruldu ama bugün Lise ile sınırlamak mümkün değil. Bunu sıkı bir elitist olarak söylüyorum. Kulübü, lise ile sınırladığınız zaman kaynaklarınızı da sınırlamış oluyorsunuz. Ben Liseyilim ama “Liseci” değilim."

"1992 yılında Alp Yalman’ın yönetim kurulu listesinde yer aldığım zaman, buna vurgu yapmıştım. Liseliler çok tepki gösterdi. Cemiyette beni yargıladılar. Üzdüler. Açık söyleyeceğim, ağlattılar. Ama sonra Yalman, başkan olunca gidip kıçına yapıştılar. Aslında bunlar Liseliler arasında küçük bir grup. Ancak organizeler. Aslında Liseliler’in önemli bir bölümü benim gibi düşünür. Ama sesleri çıkmaz. Çünkü hepsi işinde gücünde doğru düzgün insanlardır. Liseci dediğimiz taife G.Saray dışında bir anlam ifade etmeyen, bu yüzden de G.Saray’ı kullanarak kendilerine sosyal statü sağlama peşinde olan bir gruptur. Aralarından çıkmama rağmen beni de pek sevmezler."

FENERBAHÇE’DEN İKİ TAKIM ÇIKAR İKİSİ DE ŞAMPİYONLUĞA OYNAR

- Bu hafta lider değişti. Şimdi baktığınız zaman kadro derinliği olan takım Fenerbahçe ve lider olmaları normal olarak görülüyor. Bu lig nasıl gider?
"Fenerbahçe benim sizlere söylediklerimi dinleyerek ilerliyor galiba. Şaka bir yana yönetim, daha doğrusu Başkan Aziz Yıldırım duruma el koymuş görünüyor. Tadında bir müdahale ile Fenerbahçe doğruyu bulabilir. Havaya da girerse şampiyonluğa yürürler. İyi oynamaya başladılar. Tabii bu maçta da hakem rezaleti vardı. Aykut’a gösterilen sarı kart tam rezalet. Alper’e gösterilen kırmızı yüzde yüz doğru ama Alper’in atılacağı daha 5. dakikadan belli oldu. Yetersizdi ve bunu kapatmak için saçmalamaya başlamıştı. Çıkan kavgada hakemin basiretsizliği çok açıktı. Lig böyle gider. Üç büyükler, aralarında yarışırlar. Tabii Fenerbahçe kadro olarak çok çok üstün. Fenerbahçe’den iki takım çıkar, ikisi de ayrı ayrı şampiyonluğa oynar."

KASIMPAŞA’NIN PUANLARI ÇALINIYOR

- Kasımpaşa, G.Saray maçını kazanmayı hak eden taraftı. Ne diyeceksiniz?
"Hakem hataları olmasaydı Kasımpaşa bugün ligin 2. veya 3. sırasında yer alıyor olacaktı. Her maç Kasımpaşa’nın puanları hakemler tarafından çalınıyor. Çünkü taraftarı yok, lobisi yok. Galatasaray açısından bakarsak şanslı bir günündeydi. Mustafa Hoca, Galatasaray’da neyin olmayacağını göstererek başladı. Şimdi neyin olacağını gösterecektir herhalde.

HATALAR BİLEREK YAPILIYOR GİBİ...

- Yine bir Kasımpaşa maçı, yine sezona damga vuracak bir hakem hatası. Bu hakemlerin Kasımpaşa ile bir sıkıntısı mı var? Artık insanlar giderek kasıt aramaya başladı. Siz ne diyorsunuz kötü hakemler için?
"Ben bunların hata olduğunu düşünmüyorum artık. Bilerek oluyor gibime gelmeye başladı. Niye derseniz; Kasımpaşa Yönetimi, TFF Başkanlığı seçimlerinde Haluk Ulusoy’u destekleyeceğini açıklamıştı. Gerçi Ulusoy seçime bile katılamadı ama TFF büyük ihtimalle bunun cezasını kesiyor Kasımpaşa’ya. TFF Başkanı dostum Yıldırım Demirören’le oturup bu konuyu konuşmak isterim doğrusu."