Galatasaray tatsız

Galatasaray, İstanbul Olimpiyat Stadı'nda karşılaştığı Real Sociedad'a 2-1 yenildi. Bu sonuçla 'Aslan' Şampiyonlar Ligi'ndeki ikinci maçından da puan alamadı.
Haber: CENGİZ ALPMAN / Arşivi

Terim, 'medyayla inatlaşması' diye yorumlanan oyuncu tercihlerinin dün akşam bir başka kötü örneğini gösterdi. Savunmanın sağında başladığı Tamas sanki ilk defa böylesine önemli bir maçta görev alan süper acemi bir oyuncu görünümdeydi. Yavaşlığı ve beceriksizliği sonucunda Galatasaray daha 3. dakika dolmadan 1-0 geriye düştü. Sarı-Kırmızılıların tek zaafı bu ferdi hatalardan ziyade rakiplerinin aksine yavaş futbolu yeğlemesi ya da daha hızlısını becerememesiydi. Bu eksiklik özellikle ilk devrenin ilk yarısında görüldü. Galatasaray golü yedikten sonra orta alanı yavaş yavaş geçerek, gevşek zeminde hücumlar geliştirmeye çalıştı. Ancak rakip savunmayı sadece Hakan Şükür'e bel bağlaması yüzünden eşitliğe kavuşamadı.
İki ayrı Galatasaray
Klasik iki ayrı Aslan denilebilecek karşılaşmada Terim, ikinci yarıya Tamas'ın yerine Arif'i alarak başlayınca oyunu domine eden taraf ev sahibi oldu. Hakan Şükür'le birlikte merkez forveti ikileyen Galatasaray, Hasan ve Sabri'nin sol ve kanatlardan bindirmeleriyle aslında Şampiyonlar Ligi'nin hayli acemesi olan rakibi karşısında etkili olmaya başladı. Krampon seçimindeki başka bir tuhaflıksa, sakatlanarak oyundan çıkan Prates'in yerine giren orta alanın en yırtıcı oyuncusu Batista'nın onbirde başlamamasıydı. Fatih hoca doğal olarak tüm oyuncularını, tüm yorumculardan çok iyi analiz eden bir meslek erbabı. Kimin ne zaman nerede oynayacağına o karar veriyor. Ancak rakip bu seçimleri bilmediğinden ev sahibi takımın yumuşak karnını kolay buldu. Şampiyonlar Ligi'nin ikinci günündeki karşılaşmada değişik periyotlar izlerken Galatasaray'ın ilk 45 dakikanın yarısından sonra görece bir üstünlüğü göze çarptı. İkinci yarı değişiklerinin ardından Hakan Şükür'le erken eşitliği bulan Cim Bom, Türk futbolunun her zamanki duran top hastalığından ikinci kez geriye düşene kadar maçın hakimiydi.
Aslan'ın erken gol yiyeceği daha 20. saniyede ilk alarmını verdi. Muazzam tecrübeli De Boer, anlatması anlamsız biçimde verdiği yan pasın kapan Nihat'ın direği sıyıran şutunda eski Avrupa şampiyonu hayatının en erken kabusunu yaşayabilirdi. Ne var ki, Tamas'lı savunmanın gol yemesi sadece iki dakika ertelenebildi. Nihat daldı. Yeni Hagi denilen genç Rumen'i felce uğrattı. Partneri Kovaçeviç'in önüne çıkardı. O da attı: 0-1. Daha kronometre 2 dakika 30 saniyeyi gösteriyordu.
Galatasaray'ın gevşek orta alanında Ayhan ön liberodaki etkisiyle oyunu dengeye getirdi. İsabetli paslarıyla takımına göreceli üstünlük sağladı. Galatasaray'ın atamasa yiyebilecek gibi olduğu dakikada Arif'in yıllardır alışkın olduğu gol arkadaşına kalabalık savunma arasından verdiği topu kapan Hakan Şükür tabelayı dengeye getirdi: 1-1. 72'de daha önce belirttiğimiz gibi kahraman Türk futbolunun ölü toplardaki çaresizliği yaşanırken, Xavi Alonso'nun sayısı San Sebastian ekibini bir kez daha öne geçirdi. Sonuçta Galatasaray özellikle ikinci yarıda oynadığı futbolla biraz göz doldurdu, o kadar.