"Galatasaray'da HDP'deki gibi eş başkanlık olmalı"

"Galatasaray'da HDP'deki gibi eş başkanlık olmalı"
"Galatasaray'da HDP'deki gibi eş başkanlık olmalı"
Galatasaray İkinci Başkanı Hamdi Yasaman, Galatasaray Derneği ile Galatasaray Sportif AŞ'nin ayrılması gerektiğini belirterek, "İki başkanlık olması lazım. Eş başkanlığın getirilmesini savunuyorum. HDP'de eş başkanlık var bizde de olması lazım" dedi.

RADİKAL - Galatasaray Kulübü 2. Başkanı Hamdi Yasaman, sarı-kırmızılı kulüpte eş başkanlığın getirilmesi gerektiğini söyledi. Yasaman, Galatasaray Lisesi’nde gerçekleştirilen nisan ayı divan kurulu toplantısında gazetecilere yaptığı açıklamada, mevcut yönetimden başkanlık seçimi için şu an bir aday çıkmasının doğru olmadığını söyledi. 


Kulüp olarak futbolda şampiyonluğa odaklandıklarını vurgulayan Yasaman, “Aramızda bir rekabet olursa bize zarar verir. Bizden bir aday çıkacaksa son gün olan 30 Nisan’da adaylığını açıklaması lazım. Ortak aday mı olur, birkaç aday mı olur, belirlenmiş bir şey yok. Çeşitli görüşler var. Bu seçimde hakikaten zor durumdan kurtulmak için çok iyi bir ekip oluşturmak, bizim ekibe takviyeler koymak istiyoruz. Bu ekibin devam etmesi lazım” diye konuştu.

“HDP’DEKİ GİBİ OLMALI”

Galatasaray Kulübü’nde eş başkanlık sisteminin olması gerektiğini savunan Yasaman, sözlerini şöyle sürdürdü: “Galatasaray Derneği ile Galatasaray Sportif AŞ’nin ayrılması, iki başkanlık olması lazım. Eş başkanlığın getirilmesini savunuyorum. Böyle bir şey olursa ticaret hukukçusu olarak Sportif AŞ’nin başında olmak isterim ama eş başkanlık statüsü gibi olabilir. Başkanlık seçiminin değişmesi lazım. HDP’de eş başkanlık var bizde de olması lazım. Böyle bir şekilde oluşum lazım. Galatasaray’ın röntgenini çektim. Galatasaray’ın hakikaten yapılanmaya ihtiyacı var.”

Yönetim içinde herhangi bir çatlak olmadığını vurgulayan Yasaman, “Fikirler ileri sürüyoruz. Akademisyen olarak bir şeye dayanmadan konuşmak istemiyorum. Fikir üretip Galatasaray’ı iyi yönlere getireceğiz” ifadelerini kullandı.

KIRAN: KADROM HAZIR

Galatasaray Kulübü’nün eski yöneticilerinden ve gelecek ay yapılacak seçimde başkanlığa adaylığını koyan Turgay Kıran, yönetim kadrosunun hazır olduğunu dile getirdi.

Kıran, projelerini ilerleyen günlerde açıklayacağını aktararak, Galatasaray Lisesi mezunu olduğunun hatırlatılması üzerine şunları kaydetti:

“Ben Galatasaraylıyım. Dolayısıyla ben bu seçimde Galatasaray başkanlığına adayım. Liseye aday değilim. Galatasaray Lisesi’nde mezun olmaktan büyük gurur duyarım ama ben bütün Galatasaraylıların başkanı olmak istiyorum. Galatasaray’da alt disiplinler var. Nedir? Sporcular derneği, adamları derneği, kültür derneği. Bunlar da yok benim için, herkes Galatasaraylı. Üye olan herkes Galatasaraylı ve o üyelerin başkanı olmak istiyorum. Dolayısıyla da hiçbir kurumla da pazarlık etmiyorum. Bunu da özellikle söylemek isterim. Yanlış bir algı operasyonu yürütülüyor. Ben Galatasaray başkanlığına adayım.”

Başkan adaylığını açıklayan Dursun Özbek’in seçimi kazanacağı algısının hakim olduğuyla ilgili gelen bir soruya Kıran, “Ben Dursun Özbek’in daha Galatasaray’da tanınılırlığını bilmiyorum. Saygı duyuyorum Dursun’a. Benim sınıf arkadaşım, dönem arkadaşım. Meşhur biat oylarımız var. Onları herhalde kastediyorsunuz. Vicdanı hür, biat kültürü olmayan insanların olduğuna inanıyorum. Dolayısıyla seçimi kimse baştan kazanmaz. Bir vakıf başkanı olarak İnan Kıraç Beyefendi’ye çok saygı duyuyorum. Galatasaray Kulübü’nün artık içerisinde bu tür çalışmalar yapmayacağına dair bir sözü var” cevabını verdi.

Adnan Öztürk ile önemli arkadaşlıklarının olduğunu anlatan Kıran, seçime birlikte girme ihtimalleriyle ilgili “Adnan’la biz her zaman açığız, çünkü Adnan sevdiğimiz, bizim Galatasaray’ın şahin kanadı denilen dinamik, genç ve de mücadeleci bir kardeşimiz. Eğer lütfeder de gelirse yanımıza bizim ona da kapımız açık. Yani biz Galatasaray’da birleştirici olma durumuna gidiyoruz. Dolayısıyla biz bunu Dursun’a da söyleyebiliriz. Biat kültüründen vazgeçip bizimle gelmek istiyorsa hep beraber seçime girebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

Kıran, göreve gelmeleriyle ilgili transfer politikalarının ne olacağına ilişkin ise “Pastanın üzerinde çilek değil, çilekli pasta istiyoruz” dedi.