Galatasaray'dan Fransa'ya

Yurt dışına transfer olan basketbolculardan sonra, antrenörlük kariyerini Avrupa liglerinde sürdürmek isteyen çalıştırıcılarımızın sayısı da hızla artıyor. Geçen sezon Türkiye'yi İtalya Ligi'nde temsil eden iki başarılı coach vardı:

CHOLET - Yurt dışına transfer olan basketbolculardan sonra, antrenörlük kariyerini Avrupa liglerinde sürdürmek isteyen çalıştırıcılarımızın sayısı da hızla artıyor. Geçen sezon Türkiye'yi İtalya Ligi'nde temsil eden iki başarılı coach vardı: Ergin Ataman ve Murat Didin. Ataman bu yıl döndü, Didin, takımı Rimini'de ikinci sezonuna giriyor ve şimdi de bir başka coach, bir zamanlar Milli Takım'ı da çalıştırmış olan Erman Kunter, şansını Fransa'nın Cholet takımında deniyor. Kunter ile Fransız basınının yaptığı röportajları www.turkbasket.com sitesi derledi. Kunter, yeni takımında hedefinin, Fransa'da kupalara ambargo koyan Pau Orthez ve Asvel takımlarının üstünlüğüne son vermek olduğunu söyledi:
Gerçekten Fransa'da çalışmayı kalben istiyor muydunuz?
Evet. 1999 yılındaki Avrupa Şampiyonası'ndan sonra Fransa'dan teklif almıştım fakat o dönem Türkiye Basketbol Federasyonu'yla sözleşmem devam ediyordu. Ayrıca eşimin Fransız asıllı olduğunu, ben de eğitimimi İstanbul'da bir Fransız Lisesi'nde aldığımı belirtmeliyim. Fransa'yı seviyorum.
Neden Cholet?
Türkiye'den bakıldığında Cholet, Fransa'da basketbol geleneği hayli güçlü olan bir takım görüntüsünde. Internet aracılığıyla Fransız basketbolunu takip ediyordum ve Cholet'deki potansiyeli gördüm. Bir sürü yetenekli genç oyuncu var. Ayrıca tanınmış bir takım. Türkiye'deki en büyük sorun, hemen hemen her takımın birden fazla spor dalında mücadele veriyor olması. Cholet ise sadece bir basket takımı, enerjisini sadece bu alanda kullanıyor. Benim ülkemde böyle bir takım bulmak kolay değil.
Cholet'deki ilk izlenimleriniz nasıl?
1 Temmuz'da işbaşı yaptım. Herkes bana çok iyi davranıyor ve yardım etmek istiyorlar. Şimdilik çok sevmesem de, zamanımın büyük bölümünü çalışma odamda geçiriyorum. Geçen sezona ait kasetleri izliyorum. Sadece Cholet'nin değil, rakiplerimizin maçlarına da bakıyorum. Geçen yıl Cholet'de olup biten her şeyi biliyorum. Gerekli bütün bilgiler bana sunuldu. Fakat her şey geçmişte kaldı. Şimdi önümüzde beyaz bir sayfa var ve yeni bir takım kuruluyor. Hedefimiz iyi, bireysellikten uzak, ekip ruhunun egemen olduğu bir takım yaratmak. Bunun için ilk önce elimizdeki oyuncuları tanımaya çalışıyorum. Beş oyuncunun sözleşmesi devam ediyor. Transferde takım ruhuna uygun ismleri alacağız.
Cholet'ye ayak bastığınız gün, takımınızın Fransa Ligi'nde en güzel basketbolu oynayan takım olacağını söylemiştiniz...
Evet. Hedefimiz kaliteli basketbol oynamak. Belki çok iddialı bir ifade ama başarmaya çalışacağız. Hızlı basketbol oynayıp, etkili savunma yapacağız. Göreceksiniz, her oyuncunun sahaya girdiğinde, savaştığı bir takım olacağız. Bu mücadeleyi sergileyip sonra da alacağımız sonuçlara bakacağız.
Yeni başkan Patrick Chiron'un sizden talep ettiği bir hedef var mı?
Hayır. Türkiye'de olduğu gibi, Fransa'da da iki güçlü takım var: Pau Orthez ve Asvel. Bu ikiliyi yakalamak isteyen Gravelines, Le Mans gibi takımlar bulunuyor. Cholet de bunlardan bir tanesi olacak. Pau ve Asvel'in üstünlüğüne son vermek için mücadele edeceğiz.
Efes Pilsen-Ülker ikilisiyle diğer takımlar arasında büyük uçurum var...
Evet, belirttiğiniz iki takımla diğerleri arasında bütçe açısından büyük farklar var. Böyle bir tablo Fransa'da yok diyebilirim. Geçen sezon Galatasaray'da çalışırken, bizim bütçemiz 750 bin dolar civarındaydı ve ligi üçüncü sırada bitirdik. Sahip olduğumuz bütçeyle, 6-7 milyon dolarlık takımları yenmeye çalıştık. Fransa'da bu kadar fark yok. Üstelik burada iki ABD'li oyuncu, Bosman A ve Bosman B oyuncularıyla istediğiniz kadar yabancı transferi yapabiliyorsunuz. Oysa Türkiye'de sadece yabancı oyuncularda kısıtlama var. Bu şartlarla ve düşük bir bütçeyle hedeflere ulaşmak kolay değil. Burada makul bir bütçeyle iyi bir şeyler yapabileceğime inanıyorum.
Galatasaray'da neden sadece bir sezon kaldınız?
Kaybetmeyi sevmeyen biriyim. Galatasaray'ın bütçesinin değişmeyeceğini ve bu şartlarda büyük hedeflere ulaşmanın imkansız olduğunu gördüm ve ayrıldım. (Spor Servisi)