Galatasaray'dan yine aynı tarife

Fenerbahçe ve Beşiktaş, Devler Ligi'ne girmiş. Erciyes bir ikinci lig takımı olarak UEFA'da tur atlamış ve sırada Galatasaray var.
Haber: ERAY ÖZER / Arşivi

G.Saray-Belupo: 2-1
STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Nicola Rizzou, Andrea Stefani, Massimo Biasutio (İtalya)
GALATASARAY: Orkun **, Sabri **, Song **, Servet **, Uğur **, Hasan **, Ayhan **, Lincoln ***, Volkan ** (Barış 46 **), Ümit *** (Okan 90), Hakan *** (Serkan Çalık 88)
BELUPO: Ivesa **, Bosnjak * (Posaveç 65 *), Bozal **, Poldrvgaç *, Kresinger ** (Tepuriç 74 *), Sehiç * (Vruçina 52 *), Sopiç *, Poljak **, Yayalo **, Radiçek *, Radeljiç *
GOLLER: Ümit (10), Hakan (37) / Poljak (36) pen
SARI KARTLAR: Song, Orkun / Radiçek

Fenerbahçe ve Beşiktaş, Devler Ligi'ne girmiş. Erciyes bir ikinci lig takımı olarak UEFA'da tur atlamış ve sırada Galatasaray var. Trabzonspor'un klasikleşen hüzünlü vedasını saymazsak Avrupa macerası bu yıl iyi başladı. Umut edelim, iyi devam etsin... Bu maç normal şartlar altında Galatasaray için bir UEFA mücadelesi anlamı taşıyor olabilirdi ama rakip ilk maçta deplasmanda kötü oyuna rağmen mağlup ettiğiniz bir takım olunca daha çok sevgiliyle buluşma anlamını taşıyor tribünler için. Dile kolay, 103 gün olmuş ayrılalı. Tam 103 gündür görüşülememiş. Yeni sezon başlamış, hasret giderilememiş.
Sevgili sürgünde. Taraftar kendi elleriyle göndermiş sevgilisini sürgüne. Taraftarın dilinde dün ne yönetim var, ne federasyon. "Bir an gözüm döndü, çektim vurdum" diyen asabi âşık misali yaptıklarına pişman sanki. Gün sayıyor. Yarin yüzünü görmek için tek fırsat Avrupa maçları kalmış elde. Futbol bahane, Lincoln'ü çıplak gözle görmek şahane tribündeki Galatasaraylı için.
Sahadaki Galatasaray da dağınık. O da flörtüyle buluşmaya gelmiş delikanlı gibi hafiften heyecanlı. Dağınıklığın bir diğer sebebi rakibin çok da ciddiye alınmaması olabilir. Biraz ciddiyet ilk yarıda beş gol getirebilirdi örneğin. İkiyle yetinmek zorunda kalındı. Sahaya çıkan kadroda Arda'nın yerini Hasan almış. Linderoth'un yokluğunu da saymazsak Kalli'nin bu sezon için kafasında oturttuğu kadro üç aşağı beş yukarı bu.
Laubali olmasalardı...
Açılışı 10'da Ümit yapıyor. Aslında atağı ilk Servet ileri taşıdığı topla başlatıyor. Onun pasında Hakan kaleciye nişanlıyor, karambolde Ümit önce direği nişanlıyor, pozisyonun devamında sağa açılan topu Lincoln nefis kesiyor ve Ümit bu kez kaçırmıyor: 1-0.
Galatasaray yakaladığı net fırsatları biraz dikkatsizlik, biraz laubalilikten değerlendiremezken 36'da Galatasaray kalecisi Orkun ceza sahası içerisinde Sehiç'i düşürünce hakem penaltı noktasını gösteriyor. Poljak topun başına geçiyor ve skor 1-1 oluyor.
...Demeye kalmadan Hakan cevabı veriyor. Dakika 37. Ümit'in asistinde takımını yeniden öne geçiren Hakan, Slaven'in hevesini kursağında bırakıyor. Hakan golü sonrası kaleci Orkun'a eliyle "Penaltıyı takma. Ben hallettim" gibisinden bir hareket yapıyor. Arkadaşlık ruhu anlamında anlamlı.
Galatasaray ikinci yarıda daha durgun. "Tribünle de hasret giderdik, bitse de gitsek" havası var sanki hafiften. Kalli Volkan'ın yerine Barış'ı oyuna alıp Hasan'ı savunmanın soluna çekiyor. 70'te Barış'ın önce rakip, sonra direkte patlayan şutu biraz heyecan yaratıyor, bir de bir dakika sonra Servet'in topla uzun driplingi.
Ve maç böyle bitiyor. Galatasaray, UEFA Kupası'nda yoluna zorlanmadan devam ediyor. Tribünler için görüş günü sona eriyor. Ali Sami Yen ahalisi sevgilisine bir sonraki görüş gününe, pardon Avrupa maçına kadar veda ediyor.
NOT: Vedran Runje gitti ama bestesi kaldı yadigâr. Galatasaray seyircisi Lincoln'e 'Runjeee' makamında sesleniyor.