'Galatasaray'ın dibine dinamit koydular'

'Galatasaray'ın dibine dinamit koydular'
'Galatasaray'ın dibine dinamit koydular'
Galatasaray'ın eski başkanı Adnan Polat: "Finansal Fair Play'dan bahsederken Özbek'in benim dönemimi kastetmesini talihsizlik olarak kabul ediyorum. Kaldı ki kulübün bugün yaşadığı ekonomik sıkıntılarla ilgili Özbek asla 'sebep' değil, 'sonuç'tur" dedi.

Adnan Polat, önceki gün yapılan Divan Kurulu'nda başkan Dursun Özbek'in eleştirisine uğramıştı. Özbek konuşmasının bir bölümünde, "UEFA, bize 'ayağını denk al' dedi. 2009'da kriterler başladı. O zaman yönetenler (Adnan Polat'ı kast ediyor) bu işi ciddiye almamış veya farkında olmamışlar. Sonra bu meseleler önümüze geldi" ifadelerini kullanmıştı.

KIRAÇ VE AYSAL DİNAMİT KOYDU

Sabah Gazetesi'nin haberine göre; Bodrum'da tatilde olan Polat, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:
"UEFA Finansal Fair Play'dan bahsederken Başkan Dursun Özbek'in benim dönemimi kastetmesini talihsiz sözler olarak kabul ediyorum. Kaldı ki; Galatasaray 'ın bugün yaşadığı ekonomik sıkıntılarla ilgili Başkan Dursun Özbek asla 'Sebep' değil, 'Sonuç'tur.. Özbek'i mali yıkımın sonucu göstermek hatadır. Bugünkü durumdan 2011 Mart ayında Galatasaray'ın kaleme alınmamış örf ve adetlerinin canına okuyanlar sorumludur. O günden bugüne kadar İnan Kıraç ve çevresindekiler ile Ünal Aysal ve ekibi Galatasaray'ın dibine dinamit koydular. Para bitince de kaçtılar.

320 MİLYON DOLARDAN 39 MİLYONA

Göreve geldiğimde Galatasaray'ın 60 milyon Dolar geliri, vadesi gelmiş 250 milyon Dolar borcu vardı. Şirket birleşmelerini gerçekleştirdik. Stadı açtık. Biz ayrılırken imza altına alınmış 30 milyon Dolar'lık sponsorluk gelirlerini 226 milyon Dolar'a çıkardık. En önemli icraatlarımızdan biri de Vakıfbank ile yaptığımız uzlaşmaydı. Başkanlığımdan 6 yıl önce Vakıfbank'tan 28 milyon Dolar'lık kredi alınmış ve Riva teminat gösterilmiş. 6 yıl boyunca krediyle ilgili ne bir taksit ödenmiş ne de faiz ödemesi yapılmış. Banka Galatasaray'ı temerrüde düşürmüş. Borç katlanarak 320 milyon Dolar'a çıkmış. Ben Vakıfbank'la masaya oturup anlaştım ve bu dev borcu 320 milyon dolardan 39 milyon Dolar'a düşürüp 6 yıl vadeye yaydım.

ŞU AN KULÜPTE 350 HACİZ VAR

Benim dönemimde tüm icraları kaldırdık. Sadece Riva üzerindeki icraya bilerek dokunmadık. Çünkü bilmediğimiz bir anlaşma karşımıza çıkarsa Riva satılmasın diye bunu yaptık. Riva üzerinde Vakıfbank birinci alıcı konumundaydı. Riva üzerindeki haczi Riva'nın selameti adına bilerek ve anlaşmalı olarak bıraktım. Şimdi Galatasaray'ın üzerinde 350'den fazla icra ve haciz takibi var. Ayrıca başkan olduğumda Galatasaray'ın UEFA'da tam 26 davası vardı. Ve Galatasaray UEFA ile ihtilaflı kulüpler arasında ilk sıradaydı. Ben bu davaların hepsini bitirdim.

BUNLAR GALATASARAY'IN 10 YILINI YEDİ

Çarpıcı bir başka örnek vereceğim; Galatasaray'da yönetimler, ben de dahil 1951 ile 2011 dönemi arasındaki 60 yılda toplam 800 milyon Dolar'ın altında harcama yapmış. Ünal Aysal'ın görev yaptığı 3.5 yılda harcadığı para 1 milyar Dolar. Bunlar Galatasaray'ın canına okudular, gelecekteki 10 yılını yaktılar. Bugün mali tabloya baktığımızda Başkan Dursun Özbek'i suçlamak büyük haksızlık olur. Çünkü Özbek kötü ekonominin sebebi değil sonucudur. Günahı yoktur. Özbek 4 ayda kulübü mü batırdı? Hayır; daha bir şey yapmadı ki!

BUYURSUNLAR BENİ SUÇLASINLAR

Ama birilerini suçlamak istiyorlarsa buyursunlar beni suçlasınlar. İnan Kıraç ve başkan yaptırdığı Ünal Aysal 1 milyar Dolar'a çivi mi çaktılar? 5 yılda Galatasaray'ı resmen batırdılar. Kıraç ve Aysal'la yanında getirecekleri finans uzmanları dahil her türlü TV kanalında yüz yüze tartışmaya hazırım. Gerçekleri asla ört bas edemezler. Çünkü güneş balçıkla sıvanmaz. Mirası yediler bitirdiler. İnan Kıraç ve Ünal Aysal, Galatasaray'ı sevenleri ve taraftarları hak etmiyorlar. Maddi ve manevi menfaat çetelerinden kurtulmadığı sürece Galatasaray'ın iki yakası bir araya gelemez."