'Geçmiş beni ilgilendirmez'

Christoph Daum, üçüncü kez Türk futbolunda... İlk iki yolculuğunda İstanbul'a ve ligimize Siyah-Beyaz pencerelerden bakmıştı; şimdi üzerinde Sarı-Lacivert renkler var. Beşiktaş'taki son macerasının ardından Avusturya'ya gidip bir yıllık Austria Wien serüvenine atılan Alman teknik direktör, tekrar aramıza dönerken, yeni sezona ait hedeflerini, düşüncelerini ve beklentilerini anlattı.
Haber: YUSUF KOBAL / Arşivi

İSTANBUL - Christoph Daum, üçüncü kez Türk futbolunda... İlk iki yolculuğunda İstanbul'a ve ligimize Siyah-Beyaz pencerelerden bakmıştı; şimdi üzerinde Sarı-Lacivert renkler var. Beşiktaş'taki son macerasının ardından Avusturya'ya gidip bir yıllık Austria Wien serüvenine atılan Alman teknik direktör, tekrar aramıza dönerken, yeni sezona ait hedeflerini, düşüncelerini ve beklentilerini anlattı.

  • Aziz Yıldırım ile çalışmak benim için önemli bir karar aşamasıydı. Aziz Bey'le üçüncü kez görüştüm. İlk iki seferde nasip olmadı. Bu sefer de çok zor oldu, çünkü sözleşmem devam ediyordu. Sayın Yıldırım'ın başlattığı bu yeni yapılanmada yerimi alıp, yeni şeylere imza atmak istiyordum. Bunun için buraya geldim. Aziz Yıldırım, Fenerbahçe için büyük şanstır. Uzun bir dönem boyunca başarılı bir çalışma ortamında birlikte olacağımızı umut ediyorum.
  • Buraya gelmeden önce Werner Lorant'la hiç görüşmedim ve onu aramadım. Ben sadece önüme bakıyorum. Sözleşme imzaladığım 30 Haziran'dan önceki olayları değerlendirmem, böyle bir şey yapmak da istemiyorum. Oyuncuların hepsi işin bilincinde, gayet iyi çalışıyorlar, ben bu çalışmalardan mutlu oluyorum. Herkes biliyor ki, önümüzdeki sene taraftarlara karşı bir sorumluluğumuz, borcumuz var. Biz de bütün bunları yerine getirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Oyuncularıma ilişkin 'suratı asık' yargısında bulunuyorlar ama onlar burada belirli bir performans sergilemek, işlerini yapmak için varlar. Meslekleri fotomodellik değil.
  • Takım elbette eksiklerle antrenmanlara başladı. Ama hedefimiz şu, ayın 10'una kadar bütün yeni transferlerin, özellikle de bütün yabancıların takımla birlikte burada çalışmasını sağlamak istiyorum. Ama olmazsa da önemli değil.
  • Milli oyuncuların dinlenmeye ihtiyacı var. Ancak bir an önce toplanmak takımın menfaatinedir. Biz açığımızı hazırlık dönemini yayarak kapatabiliriz. Bir avantajımız da Avrupa Kupaları'na katılmamamız. Bu yüzden çalışmaları ligin başlamasından sonraki bir-iki haftaya yayabiliriz. Siz teknik adam olarak antrenmanlarda onları izler ve içlerindeki potansiyelin ortaya çıkmasına yardımcı olursunuz. Benim karar almamda oyuncuların davranış biçimleri önemlidir. Ama gençler sonuçta kendi geleceklerini kendi yetenekleri ve potansiyelleriyle belirleyecekler.
  • Antrenmanlara getirdiğim kimi kısıtlamalarla basının rahatsız olduğunu biliyorum ama bence dört sayfa spekülatif haber yerine iki sayfa doğru haber vermek daha iyi olur. Başkan Aziz Yıldırım ile görüşüp size ne gibi günlük haber iletebileceğimiz konusunu çözebiliriz. Bakın internet sitemiz var, televizyonumuz kuruluyor.
  • Tuncay'ı Beşiktaş'a almak için çok uğraştım. İlk görüşmeyi bile ben yaptım. Ancak o zaman Beşiktaş'ta ekonomik sıkıntı olduğu için bu transfer gerçekleşememişti. Ama burada onunla birlikte çalışabileceğim için mutluyum. Genç bir yetenek.
    Uluslararası alanda da bir şeyler yapabileceğini ispat etti ama tabii ki daha aşama kaydetmesi lazım. Çok önemli bir kariyerin başlangıcında. İki ayağı yere basmalı. Bu yüzden de basından rica ediyorum, kendisini olduğundan fazla şişirmeyin. Ancak öyle aşama kaydeder; onu birlikte yetiştirelim.


    Basın kendince takım kuruyor
    Bütün dünyada medya aracılığı ile çok fazla politika yapıldığını biliyorum. Özellikle Türkiye'de. Bunu bir eleştiri olarak kabul etmeyin; benim dışarıdan gördüğüm kadarıyla Türkiye'de basın takım kuruyor, adam gönderiyor, transfer yapıyor, sürekli spekülasyon yaratıyor. Böylelikle camiayı da etki altında bırakıyor; yönetimler de bir anlamda yönlendirilmiş oluyor. Bu nedenle kimi konularda fazla yorum yapmak istemiyorum.
    Mesela Serhat Akın konusu. Bence bu noktada sessizliğe ihtiyacımız var. Ortam biraz durulsun, zamanı geldiğinde Serhat ile ilgili kesin kararımızı verip bunu açıklayacağız. Bence bu konuda mantık çerçevesinde bazı görüşmelerin yapılması gerekiyor. Serhat'la bir değil, birçok görüşme yapılmalı.


    Sistem takıntım yok
    Kimi Beşiktaş yazarları 'Daum 3-5-2'den başka bir şey bilmez' diyorlarmış. Bunları yazanlar galiba benim Avusturya Lig Şampiyonluğu'nu ve Avusturya Kupası'nı Austria Wien'e, 4-3-3 oynatarak kazandırdığımı bilmiyorlar. Hiç merak etmeyin, ben birçok sistem biliyorum.
    Futbolun özünde zaten birebir mücadele vardır. Benim felsefemde önemli olan, nerede olursanız olun ama bulunduğunuz alanda rakibe bir kişi fazla olmanız gerektiğidir. Maç içinde çok değişken bir oyun stilini yakalamanız lazım. Rakibe göre sürekli sisteminizi değiştirebilirsiniz. Rakip tek forvet oynarsa siz neden dört savunmacıyı sahada tutasınız ki?..