Gelsenkirchen'lilere bitter çikolata

Schalke 04 Teknik Direktörü Mirko Slomka, büyük bir ihtimalle şampiyonluğu kaybettiği Ruhr derbisinden sonra verdiği demeçte şöyle demiş: "Das ist bitter." Gerçekten acı, hatta çok acı. Cumartesi günü oynanan maçlardan sonra, beraberliğin bile anlamlı...
Haber: AHMET ÇİĞDEM / Arşivi

Schalke 04 Teknik Direktörü Mirko Slomka, büyük bir ihtimalle şampiyonluğu kaybettiği Ruhr derbisinden sonra verdiği demeçte şöyle demiş: "Das ist bitter." Gerçekten acı, hatta çok acı. Cumartesi günü oynanan maçlardan sonra, beraberliğin bile anlamlı olabileceği bir karşılaşmadan, takımının neredeyse sefilleri oynayarak çıkmasından sonra bir teknik direktör herhalde başka bir şey söyleyemez. Schalke'nin eğer önümüzdeki hafta bir mucize olmazsa (Schalke ve Stuttgart, kendi sahalarında Bielefeld ve Energie Cottbus'la oynayacak) büyük bir hayal kırıklığının eşliğinde hatırlanacak olan bu sezon sonunda oturup düşünmesi gerekecek. En başta da teknik direktör konusunda. Slomka'nın, buraya dişiyle tırnağıyla geldiği ve Schalke'yi derleyip topladığı, açık ancak yine de, bu düzey için gerekli konstrasyon ve düzenleme imkânından yoksun olduğu da ortada. Bunu son haftaya bakarak söylemiyorum, iki hafta önce Bochum gibi bir takımın üstesinden gelemediğinde de benzer şeyler olmuştu. Bochum maçında da, Mesut Özil-Kuranyi-Asamoah üçlüsüyle oynamış, istediği ofansif zenginliği sağlayamamıştı.
Schalke'nin esas derdi
Fenerbahçe maçlarında da seyrettiğimiz üzere, Schalke'nin defansı oldukça sorunlu bir defans. Bu sorun, üçü de sol ayaklı ve topla oyun kurma becerisi bulunmayan bir oyuncular topluluğunun (Kristajic, Bordon, Rodriguez) defansı, birlikte ya da ayrı, kimi zaman bir eksikle oluşturmalarından kaynaklanıyor. Sadece bir fikir vermesi açısından, Schalke, mesela solda en geride Kristajic önünde Kobiashvili, sağda Rafinha-Hamit, göbekte Bajramovic ve Ernest, ilerde Kuranyi ve Halil'le oynadığında daha iyi oyunlar çıkarmış ve daha iyi sonuçlar alabilmişti. Slomka, epeydir Dortmund karşısında seyrettiğimiz formasyonu tercih ediyor. Mesut Özil'in halı saha topçuluğuna rağmen, bütün hayati karşılaşmalarda kendisine fırsat verilmesi, açık ya da örtük Lincoln'un verimsizliğiyle alakalı.
Almanlar, Brezilya orta sahası için Lincoln'un propagandasını yapıyorlar; çünkü kendi liglerinden bir futbolcunun orada oynamasını istiyorlar. Bunun neden olmayacağını artık anlamıştırlar umarım. Lincoln'un, Fenerbahçe karşısında seyrettiğimiz oyunu, bırakın Avrupa'yı, Bundesliga için bile yeterli değil. İşte gördünüz, takımı için en kritik maçta hazreti sadece serbest atış kullanırken seyretme talihsizliğine uğradık.
Avrupa yolu
Bayern Münih'in (tabii istisnaları olmakla birlikte) Bundesliga'da her sene bir biçimde şampiyon olmasının nedeni, takımın, sadece Almanya için değil Avrupa için de kurulmuş olması. Schalke'nin buna parası ne kadar yeter, bilemeyiz ama kurdukları kadro da çok ucuz bir kadro değil. Dolayısıyla, Schalke'nin artık bir atak daha yapması gerekiyor. Bu sürecin sonunda zorunlu olarak Bundesliga'da şampiyon olabilecekleri anlamını çıkaramayız, ancak bir zamanlar Dortmund'un, hatta UEFA Kupası'nda Karlsruhe'nin yaptığı gibi yapıp, Avrupa'da daha çok oynayarak lig için direnç ve esneklik kazanabilirler.
Schalke 04, bu sene yaşadığı trajediden gerekli dersleri çıkarırsa önümüzdeki sezon katılacağı Şampiyonlar Ligi'nden devşireceği para ve akılla başka türlü bir yol tutturabilir. Bundesliga'daki rebakete sıkışıp kaldıkları takdirde, orada bile başarılı olamadıklarını umarım unutmazlar ve umarım gelecek sene de, 'gerçekten çok acı' demecini Slomka'dan duymayız.