Giderse o değil Fenerbahçe kaybeder

Giderse o değil Fenerbahçe kaybeder
Giderse o değil Fenerbahçe kaybeder
Aykut Kocaman, Antalya yenilgisi sonrası istifa için uygun zamanı beklediğini söyledi. Spor yazarları "Fenerbahçe kaybeder" diyor.

Medical Park Antalyaspor’a 3-1 kaybederek evindeki 47 maçlık yenilmezlik unvanını yitiren ve aynı zamanda lider Galatasaray ’ın 5 puan gerisine düşen Fenerbahçe’de sular bir kez daha yükseldi.
Alex’in gönderilmesinden sonra dünkü yenilginin ardından kadın ve ve çocuk taraftarlar teknik direktör Aykut Kocaman’ın istifasını isterken, Kocaman istifa için uygun zamanı beklediğini söyledi. Konuya ilişkin değerlendirmelerine başvurduğumuz spor yazarları, Aykut Kocaman’ın görevine devam etmesi üzerinde hemfikir.

Kocaman kalmaya mecbur
ATTİLA GÖKÇE: Kocaman’a göre koşu mesafesini arttırmak en temel sorun. Bunun ne kadar gerekli olduğunu Antalya maçında da gördük. Takım baskı kurmak istiyor ancak bunu durarak yapmaya çalışınca olmuyor. Koşmayınca Fenerbahçe sıradanlaşıyor. Takımda bireysel kurtarıcı artık Volkan! Eskiden kurtarıcı skor üreten futbolcuyken şimdi bu kaleci oldu ancak bu durum da Antalya maçında çöktü.
Galatasaray’ın Fatih Terim’i var. Beşiktaş ’tan çıkma ligde dört hoca var. Peki Fenerbahçeli kaç hoca var? Bir tek Kocaman var. Kocaman bu anlamda da camiasına karşı sorumlu. Fenerbahçeli futbolculara yolu açmak zorunda. Kocaman Fenerbahçe’den çok şey bekliyor ama beklememeli. Sezonu Avrupa kupalarına katılacak bir yerde bitirirse, Fenerbahçe Kocaman ile devam etmeli. Sorulara dürüst yanıtlar verdiği için zamanı gelince bırakırm diyor. Bence bu sorulara hiç cevap vermemeli. Tutarlı olmak için kendini zorluyor.

Değerleri harcamaya değer mi?
BAĞIŞ ERTEN: “Aslında Aykut Kocaman istifa etmeli mi?” sorusuna en net cevap Aykut Kocaman’ın kendisinden gelmeli. Eğer Alex bile performans nedeniyle gidebilecekse, Aykut Hoca kendini de bu kapsamda değerlendirmeli. Doğru zamanı beklemek Alex için mümkün değildi. Onun için de pekâlâ olmayabilir. O yüzden Sarı-Lacivert renklere düşkün herkesin oturup şunu iyi düşünmesi gerek: Fenerbahçe kulübü içinde bulunduğu dönemde en çok neye ihtiyaç duyuyor? Sahadaki başarıya mı? Başka türlü bir taraftarlık ve bağlılık yaratmaya mı?
Teknik direktör değiştirip şampiyon olan kaç takım var? Bu bir matematik sorusudur. Ama değerlerini böyle harcayıp şampiyon olan kaç takım var sorusu, daha çok kimyayı, tarihi, sosyolojiyi ve psikolojiyi ilgilendiriyor. Alex’i tek kalemde, ayak ayak üstüne attı diye, üç dakikada harcayanlar da dahil herkes önce bunu düşünmeli…

Ek bir öykü yazmalı
UĞUR MELEKE: İki komple sezonda bir şampiyonluk, bir şampiyonluk finali ve bir de kupa şampiyonluğu olan hocanın ismi ne olursa olsun başarılı kabul edilir. Kocaman da zorlu bir sezonda iki kupada finale geldiği ve 30 yılda alınamayan kupayı aldığı için bence başarılıdır.
Sporseverlerin veya Fenerbahçelilerin eleştirisi kupa eleştirisi değil. Fenerbahçe’nin kazandığı maçlardan sonra bile taraftarların umutsuz olduğunu gözlemliyorum. Fenerbahçe genleri itibariyle her müsabakaya galibiyet öyküsü yazmak için çıkmak istiyor. Oysa Aykut Hoca, Limasol deplasmanı ve Moskova deplasmanı gibi bazı maçlarda başka öyküler hayal ediyordu. Bazen ligde de o niyeti hissediyorsunuz. Sanırım hoca ile ilgili eleştirilerin nedeni bu.
Aykut Hoca’nın yapması gereken Fenerbahçe genlerine sahip takımlar için ek bir öykü düşünülebileceğini kabul etmek. İyi futbol oynamak, 90 dakika galibiyet istemek ve hep kazanmayı denemek... Alex’siz beş maçta benim anladığım Aykut Hoca ön taraftaki oyuncu grubunu akışkan kullanmak istiyormuş. Beşiktaş ve M’Gladbach maçlarında Sow sağ açık, Bursa’da sol açık başladı. Bursa’da Caner santrfor arkasındaydı, Antalya’da ise soldaydı. Hoca bu saha içi rotasyonu Alex varken yapamıyordu. Anladığım kadarıyla Alex’siz oyunla kastettiği buydu. Aziz Yıldırım’ın son 10 yılında sezon ortası hoca değişikliği olmadı. Fenerbahçe bu travmayı atlatmış gözüyor. Aragones’in dahi sezonu tamamladığı bir ortamda Fenerbahçe bir daha o günlere dönmemeli. Bu değerlendirmeler sezon sonu yapılmalı.

Kocaman olsa bile mi?..
UĞUR VARDAN: Aykut Kocaman, Fenerbahçe Teknik Direktörlüğü serüveninde temel olarak şu refleksin sinyallerini vermeye çalıştı: Bugünü kurtarırken yarını da kurmak... Ama Fenerbahçe’nin genlerinde olan ‘Başarı putperestliği’, bu yoldaki en büyük engel. İçinden geçtiğimiz süreçte de alınacak olası birkaç yenilgi, bu projenin rafa kaldırılmasını sağlayacak çünkü Kocaman en kısa zamanda sahneden çekilecek. Yani kendi deyimiyle ‘Doğru zamanlar’ kapısını hemen çalabilecek. Peki bu meseleyi çözecek mi? Tıpkı ‘Alex olayı’nda olduğu gibi kimi Sarı-Lacivertlilerin gösterdiği ‘Vefasızlık’ bu kez ‘3 Temmuz süreci’nde dik duran ve sürekli “Sahaya bakın” diyen hocaya da mı gösterilecek? Türkiye ’de ne yazık ki futbol algısı başarı üzerine kurulu ve bu algının böyle yeşermesinde ‘Fenerbahçelilik ruhu’nun da büyük payı var. Kocaman bu algının elbette farkındaydı ve göreve gelirken neler yaşayacağını tabii ki biliyordu. Dolayısıyla denilebilir ki, “Sonucuna katlanmak zorunda”. Ama ne fark eder ki, Kocaman gittiği andan itibaren Fenerbahçe bilinen imajıyla buluşacak: Aziz Yıldırım döneminde şampiyon olmayan herkes gider, Aykut Kocaman olsa bile…