Göğüste darbe reklamı

Göğüste darbe reklamı
Göğüste darbe reklamı
27 Mayıs darbesinden sonra düzenlenen Cemal Gürsel Kupası'nda Beşiktaş, sahaya, göğsünde paşanın isminin yazılı olduğu formalarla çıkarak bir nevi esas duruşa geçer.
Haber: KENAN BAŞARAN / Arşivi

Yakın zamana kadar üç büyükler içinde ‘güç odakları’yla en zayıf ilişki içinde görünen kulüp Beşiktaş ’tı. Gösterişsiz, mütevazı ve sırtını cefakâr taraftarına dayamış bir algı yaratan Beşiktaş, oysa ki, kuruluş evresinde Saray’ın cevaz vermesiyle serpilmiştir. ‘Yerli teba’ya sportif faaliyetlerin pek münasip bulunmadığı bir ortamda Beşiktaş’ın ‘jimnastik hareketleri’ yapmasına, kulüp kurucuları arasında Osmanlı Sarayı’ndan isimlerin bulunması sayesinde göz yumulur. Misal, kulübe üye olan şehzadeler Ömer Hilmi ve Abdülhalim kulübe çok destek olur.

O yüzdendir ki arada bir hafiyeler tarafından karakola çekilen gençler, Saray’dan tanıdıklar(!) sayesinde serbest kalırlardı. Bir de yaptıkları sporun futbol değil de barfiks, paralel ve jimnastik olması bu serbestlikte etken oluyordu...
Çok sonra öğrendik ‘Arabalılar’ın fakir fukaralıktan değil de ‘zenginlik’ten ötürü lakap olarak verilmiş olduğunu Beşiktaş’a... Yani, Beşiktaşlıların her birinin altında birer fayton olması, bugünün anlı şanlı otomobil markalarıyla eşdeğerdi ki kulüp Osman Paşa’nın konağında kurulur.

Beşiktaş, ilk spor kulübüdür de ilk futbol takımı değildir ve bunun ceremesini de çok çekmiştir. Yıllarca Galatasaray ve Fenerbahçe’nin muhalefetiyle karşılaşır; aynı ligde yer alma konusunda. Buna karşın Beşiktaş’ın Osmanlı’da ilk tescil edilen kulüp olmasında Saray ile olan güçlü ilişkiler etkin olur. ‘Komitacı’ Fuat Balkan ve Mazhar Kazancı, Hareket Ordusu ile İstanbul’a geldikten sonra, yeni dallarla birlikte, Bereket Jimnastik Kulübü olan adını Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’ne dönüştürür. Balkan, evinin altındaki bölümü de kulübün merkezi yapar.

Sahalarda rap rap! DP’li döneme Fenerbahçe gibi Beşiktaş da adapte olmakta güçlük çekmez. Kulübün başkanlığına DP milletvekili Nuri Togay getirilir. Kısa bir dönem yine DP’li Enver Kaya otursa da Togay koltuğu tekrar devralır. Beşiktaş’ın 27 Mayıs askeri darbesi sonrası gösterdiği esneklik dudak uçuklatır. Darbenin ‘zoraki lideri’ Cemal Gürsel adına düzenlenen kupada Beşiktaşlı futbolcular sahaya, her birinin üzerinde Paşa’nın isminin bir harfi yazılmış halde çıkarlar. 11 Beşiktaşlı futbolcu yan yana dizildiğinde formalarının göğsünde şu isim okunur: CEMAL GÜRSEL.. Ne yaratıcılık ama!.. İktidara biatın zirve örnekleri arasına girer bu jest(!). Kulüplerin değişen iktidara göre kademe yapması artık kanıksanan bir durumdur. AP iktidarında da Beşiktaş koltuğunu Talat Asal’a bırakır. Beşiktaş’ın şampiyonluk göremediği tek 10 yıl 70’lerdir. Halkın Karaoğlanı Ecevit rüzgârının estiği yıllarda artık ‘arabacılar’dan ziyade ‘halk takımı’ hüviyetine bürünen Beşiktaş, tarihinin en kaotik dönemlerini taşır. Kartal’ı bu çıkmazdan Kafkas kökenli bir isim çıkartır: Süleyman Seba...

90’larda Beşiktaş’ın siyasi temsili OHAL Valisi Ünal Erkan, CHP’li Mümtaz Soysal ve Hikmet Çetin üzerinden yürür. Siyasetin ‘ezeli lideri’ Süleyman Demirel’in Beşiktaşlı olduğu söylense de ‘Baba’nın futbola dair en büyük lafı şu olur: “Bu futbol mühim bir işmiş.” A. Necdet Sezer’den Abdullah Gül’e memleket Beşiktaşlı cumhurbaşkanı ve başbakan da görür ama Kartal, bu isimlerden bariz bir destek görmez...

Çırağan’ın bahçesinde Cumhuriyetin ilk yıllarında kulüplerin en büyük sorunu bir stada sahip olmaktır. Beşiktaş’ın da temel emellerindendir. Şeref Bey’in projesine Başkan Fuat Balkan’ın da destek vermesiyle Beşiktaş, yangında harabeye dönüşmüş Çırağan Sarayı’nın bahçesini sahaya dönüştürmek ister. Beşiktaş da stat sorununu çözmek için iktidardan destek arar. Bu destek de dönemin etkili siyasetçilerinden Recep Peker üzerinden sağlanır. Beşiktaş, Çırağan’ın bahçesini 99 yıllığına kiralayarak stat sorununu çözer...

Peker kurtarıyor Cumhuriyetin ilanına kadar Galatasaray ve Fenerbahçe tarafından Cuma Ligi’ne alınmayan Beşiktaş, gayrimüslim takımlarının ağırlıkta olduğu Pazar Ligi’nde mücadele eder. Bu ligdeki diğer Türk takımı İttihatspor ile de ‘dayanışma’ içinde yer aldığı bu ligde kendisine bir ‘milli rol’ biçer. Kartal, böylece varlığını korumak için kendisine önemli bir motivasyon yaratır.
Tek parti döneminde G.Saray’ın, Güneşspor ile yaşadığı bölünmeyle bir ara Beşiktaş da yüzleşir. Şeref Bey’in erken ölümü kulübü sarsarken, bıraktığı miras da bir paylaşım sorununa döner. Kulüpte üç grup ortaya çıkar.
Yöneticiler arasındaki ayrışma futbolculara kadar yansır. Beşiktaş’tan da bir Güneşspor doğmasının önüne Recep Peker geçer. Çeşitli bakanlıklarda bulunan (çok partili Meclis’te de başbakanlık yapar) bu siyasetçi, Beşiktaş’ta bölünmenin önüne geçmek için 1937’de koltuğa oturur. Peker’in başkanlığında eski İttihatçılar Fuat Balkan, Emin Şükrü Kunt, Abdülkadir Karamürsel’in etkisi, su götürmez. Beşiktaş’taki kavgayı bitiren Peker, bir yıl sonra tekrar siyasete dönerken geride de artık ‘yekpare’ bir yapı bırakır...

Kartal’ı ABD’ye kim uçurdu? DP’nin iktidara gelmesinden bir gün sonra Beşiktaş, ABD’ye uçar. (Aynı günlerde Fenerbahçe de İsrail’dedir). Gaye, Türk-Amerikan ilişkilerinin gelişmesine sportif katkı. 5 bin lira zararla kapanacak bu gezinin kim tarafından finanse edildiği öğrenilemez ama Beşiktaş’ın uluslararası deneyimi artar! Kartal ABD’ye giden ilk takım olurken, Galatasaray ise yurtdışına ilk çıkan takım unvanının sahibidir.

Bu nasıl bir averaj hesabıdır! İktidar destekli Güneşspor, her ne kadar Galatasaray ile uğraşmışsa da Beşiktaş’ın da bir şampiyonluğuna mal olur.
1938’de aynı puanla ligi bitiren Beşiktaş, Fenerbahçe ve Güneşspor averajla ilk üçte sıralanır. Atılan-yenilen gol hesabına göre şampiyon Beşiktaş’tır. Ancak, siyasetin güdümündeki futbol idaresi, akıllara ziyan bir buluşla, Güneş’i şampiyon ilan eder. Bu averaj mucizesi şöyledir: Takımların attıkları gol sayısı yedikleri gol sayısına bölünür. Bu durumda averajı en kötü olan Güneş en yüksek ortalamaya ulaşır ve mutlu sona ulaşır! Beşiktaş ise birincilikten üçüncülüğe düşer!...

Kartal’da Kafkas siyaseti Ahmet ve Mehmet Ali Fetgeri, Osman Paşazade Mehmet Şamil, Hüseyin Bereket, Kadızade Nazım Nazif gibi Beşiktaş’ın ilk kurucularının Siyah-Beyaz aşkının dışındaki ortak noktaları hepsinin Kafkas kökenli olmasıdır.F.Bahçe’nin Libya’da bağımsızlık ilan eden başkanı varsa, Beşiktaş’ın Gürcistan tahtına yükselmiş kurucuları vardır. Bunlar Ahmet ve Mehmet Ali Fetgeri’dir. Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket’in kökeni de Şeyh Şamil’e dayanır.

Maçı Semra Hanım mı bağladı? Turgut Özal’ın gönlü Fener’de, aklı Rıdvan’da olsa da eşi Semra Özal’ın kalbi Siyah-Beyazlılar için atıyordu. First Lady’nin Beşiktaş’a epey bir faydasının dokunduğu söylenir. Misal 1986’da ligin son haftasında Trabzon’da şampiyonluk maçına çıkan Beşiktaş için Semra Özal’ın, Bordo-Mavililerin Başkanı Mehmet Ali Yılmaz’a ‘fazla sıkmayın’ yönlü telkinde bulunduğu rivayet edilir. Beşiktaş şampiyon olur olmasına ama sıtkı da sıyrılır. Maçın yıldızı şampiyonluğu getiren golün sahibi Gökhan’dan ziyade Beşiktaş kalecisi Zafer olur...

Özal, Seba’yı deviremedi
Rahmetli Kazım Kanat’ın aktardığına göre bir şampiyonluk balosunu Semra Özal, ‘Papatyalar’ına organize ettirmek ister.
Başkan Süleyman Seba ise, “Hanim efendi, Besiktaş halkın takımı. Beşiktaş şampiyonluğu İnönü’de kutlar” diye cevap verir. Buna çok alınan Semra Hanım, eşi Turgut Bey’e “Seba’yı devir” der. Lakin, Kanat’a göre, Beşiktaş başkanı etrafında kenetlenerek, Özal’ın çelmesini bertaraf eder...

Boş çıkan vaatler Stat davasında kişisel menfaat peşinde koştuğu söylenerek küstürülen Baba Hakkı’nın yerine koltuğa oturan AP’li Talat Asal, kulübü ‘Batılı standartlar’a taşıyacağını vaat eder. Ama Asal, dönemi tam bir ‘fiyasko’ olur.

Ah şu statlar
Statlar üç büyüklerin tarihi boyunca en büyük sorunları olmuştur. Aynı zamanda siyasal iktidarlar karşısında da en yumuşak karınlarıdır. Bugün de Beşiktaş, İnönü’yü yeniden yapmak için AKP iktidarının desteğini bekliyor. Demirören yönetimi yeni stat vaadiyle seçim bile kazandı.


    Spor Toto Süper LigOGBMP
    1 -

    Fenerbahçe

    19144146
    2 -

    Beşiktaş

    17132241
    3 -

    Galatasaray

    1996433
    4 -

    Medipol Başakşehir

    19103633
    5 -

    Torku Konyaspor

    1995532