Güçlü çıkmak istiyor suçlu

Futbolun mucidi İngilizler, işin içine aynı zamanda terörü de eklemeyi ihmal etmiyor. Nitekim İngiltere-Türkiye maçında da, klasik İngiliz 'geleneği' tekrarlandı; sahaya futbolla birlikte terör de sürüldü.
Haber: CENGİZ ALPMAN / Arşivi

İSTANBUL - Futbolun mucidi İngilizler, işin içine aynı zamanda terörü de eklemeyi ihmal etmiyor. Nitekim İngiltere-Türkiye maçında da, klasik İngiliz 'geleneği' tekrarlandı; sahaya futbolla birlikte terör de sürüldü. Sahaya inmenin yanında ırkçı saldırıları da soyunan 'tribün vandalları', UEFA'dan gelebilecek 'seyircisiz oynama' cezasına aldırmıyor, aksine 11 ekimdeki rövanşa sızmanın formüllerini arıyor. Maç dolayısıyla önceki gün tutuklanan holiganların sayısı 106'ya yükselirken, gruptaki son maçın daha vahşi geçebileceğine dikkat çeken İngiltere Futbol Federasyonu (FA)'na yakın kaynaklar, rövanşın İstanbul'da değil de Bursa gibi daha küçük bir şehir ve statta oynanmasından yana olduklarını belirtiyor.
Son hesap kesimindeki arena için Ali Sami Yen favori durumda. Kurala göre maçtan iki ay önce maçın oynanacağı stadın UEFA'ya bildirmesi gerekiyor. Türkiye'nin, hiç değilse şimdilik, yaşamsal önem taşıyan rövanşı sakin bir ortama taşıyıp İngilizlerin yönergesine uyma durumu yok. Özellikle Sami Yen'in 'Cehenneme hoşgeldiniz' gibisinden ürkütücü unvanından yararlanma avantajından niye mahrum olalım ki...
Öte yandan FA yetkilileri olaylara karıştıkları belirlenen saldırganların 11 ekimdeki karşılaşmaya gönderilmeyeceğini, polis denetiminden geçmeyenlere kesinlikle bilet verilmeyeceğini garanti ediyor. Ama Federasyon Başkanı David Davies "Maç bileti olmadan seyahata çıkanlar arasında İngilizler dünya şampiyonudur" diyerek holiganların ne yapıp yapıp spora terör pisliği saçmaya endeksli olduklarını ifade ediyor. Çarşamba gecesi faciasında tutuklanan arasında tek Türk'ün bulunmaması, arabaların tahrip edildiği, dükkânların camlarının kırıldığı, şişe ve taşların yağdığı, hatta bıçakların konuştuğu arbedelerde, birbirine düşman holigan gruplarının çatıştığını kanıtlıyor. Sunderland polisine göre saldırganlardan büyük bölümü 'Newcastle Şeytanları', Sunderland'den 'Seaburn Gazileri' ve Leeds'in en vahşileri sayılan 'Servis Tayfası' adlarını taşıyan çetelerin sarhoşlarından oluşuyor.
İngiliz basını, galibiyet sonrası sadece Portekiz vizesi almanın değil, Euro 2004'te kupayı kazanma inancının da arttığını yazıyor. Ada medyasının bir kısmına göre İngilizler'in Türkler'den diğer Avrupalılara göre daha fazla 'nefret' etmesi ise din farkından kaynaklanıyormuş. Bunun sonucunda 'Haçlı seferleri'yle başlayan 'yabancı düşmanlığı'nın yeni versiyonunda, yeşil sahalar histerik çılgınlığın idman alanı olarak algılanıyor.



'İngiliz medyası: 2-Türk medyası: 0'
  • Haluk Ulusoy, medyaya yüklendi ve "İki ülkenin yayın organlarının tutumu ortada. İngilizler takım için kenetlendi. Biz ise tam tersi 'Yok o oynasın, yok bu oynasın, yok bu kadar misafir getirilir mi?' gibi yıpratma kampanyası yapıldı. Yürekten geçenler, yazılara yansıtılmadı. Bu düşüncelere sahip olanları vatan haini ilan ediyorum. Maçın sonucu İngiliz medyası 2 Türk medyası 0'dır" diye konuştu.
  • Maça davetli olarak gidenlerle ilgili eleştirilere de sert çıkan Ulusoy, "Benim de davet edeceğim insanlar var. Bunların arasında siyasiler ve sanatcılar var. Kişisel davetlilerimin tüm masraflarını cebimden karşıladım. Geçmişte de bu tür eleştirilere hedef olduk, ama bunlar bizi asla yıldıramaz. Bıraksınlar bu tür karalama kampanyasını. Veremeyeceğim hiç bir hesap yoktur" ifadelerini kullandı
  • Avrupa Şampiyonası Finalleri'ne lider olarak katılacaklarını da
    ileri süren Ulusoy, şöyle konuştu: "Hedefimizden bir milim sapma olmadı. Gerçek final maçı İngiltere rövanşı olacak. Kimin daha büyük olduğu ortaya çıkacak. Futbolcularımıza güvenimiz tam."
  • Irak savaşına karşın maçın başka bir ülkeye alınması için UEFA'ya başvurmadıklarını hatırlatan Ulusoy, "İngilizler, maçı en ateşli taraftarın yer aldığı kentte aldılar, sesimizi çıkarmadık. Sahaya indiler, futbolcularımızı tartakladılar. 12 yıllık hayatımda böyle bir ortam yaşamadık. Buna sessiz kalmayacağız, UEFA'ya başvuracağız, işin peşini bırakmayacağız. Beş maç kapatılması gerekir" dedi.
  • Spor psikoloğu Dr. Erkut Konter, önceki İngiltere maçlarının çok sık gündeme getirilmesinin ve yüksek parasal ödülün sonuçta etkili olduğunu söyledi. Dr. Konter, karşılaşma sonrasında özellikle teknik, taktik ve fiziksel faktörlerin üzerinde durulduğunu kaydederek, "İngiltere Milli Takımı karşında alınan yenilginin daha çok hem bireysel hem de takım olarak motivasyon ve adanma, dikkat ve konsantrasyon, stres ve baskıyla başa çıkma gibi psikolojik faktör ve becerilerden kaynakladığını ileri sürebiliriz".