Guidetti: Geçen sezondan daha iyiyiz.

Guidetti: Geçen sezondan daha iyiyiz.
Guidetti: Geçen sezondan daha iyiyiz.
Eczacıbaşı ile oynanacak Süper Kupa mücadelesi öncesi Vakıfbank'tan Giovanni Guidetti ve Melis Gürkaynak, sorularımızı yanıtladı.
Haber: METİN AKTAŞOĞLU / Arşivi

Üç kupalı ve namağlup biten sezonun ardından Vakıfbank, daha fazlasını hedefliyor. 'Yenilmez armada'nın hocası Giovanni Guidetti, her zamanki gibi kendinden emin ve iddialı. Başarılı hoca ve öğrencisi genç orta oyuncu Melis Gürkaynak'la Eczacıbaşı ile bu akşam oynanacak Süper Kupa maçı öncesi yeni sezonu, Vakıfbank'ı ve Milli Takım'ı konuştuk.

Öncelikle hem evlendiğiniz, hem de Almanya'yla aldığınız Avrupa ikinciliği için tebrik ediyorum sizi.
Teşekkür ederim.

Daha önce konuştuğumuzda "Almanya'yla bize bir sürpriz hazırlıyor musunuz?" diye sormuştum. Bu ihtimalin çok düşük olduğunu söylemiştiniz. Nasıl gerçekleşti bu ihtimal?
Hala öyle olduğunu düşünüyorum. Bireysel olarak büyük bir fark var fakat bir maçta her şey olabilir. Biz de o maçı çok iyi oynadık. Evimizde, seyircimizin önündeydik ve bize çok katkısı oldu bunun. Çok büyük bir iş başardık. Turnuvadan önce herhangi bir madalya bizim için çok çok zordu. Şimdi baktığımda gümüş madalya, beklediğimizin oldukça üzerinde bir başarı.
Ayrıca Almanya'da yarattığımız şey de inanılmazdı. Almanya'da bir voleybol maçına 7-8 bin kişi çekmek büyük olay. Tüm televizyonlar, gazeteler bizim hakkımızda konuştu. İyi bir deneyimdi.
Sahada aynı Vakıfbank gibi, pes etmeyen, her top için savaşan bir takım vardı.
Bunu fark ettiyseniz ne mutlu bana. Çünkü bu bir tür stil. Hiç bir şey bir dakikada olmuyor. Bir takım kurmak için uzun bir zamana ihtiyacınız var. Antrenman salonunda birlikte olabildiğince uzun zaman geçirmeniz gerek. Vakıfbank ve Almanya'yı düşündüğümde salonda çalışırkenki halleri çok benziyor. Zira her gün sıkı çalışmaya alıştıysanız, hiç bir topu bırakmıyorsunuz ve bu maça da aynen yansıyor. Ama antrenmanda 'şöyle böyle', 'yavaş' bir tempoda çalışıyorsanız, bu da sahada belli oluyor.
Dolayısıyla benim oyuncularıma ve teknik ekibime empoze etmek istediğim şey; her zaman antrenmana çok çok fazla önem vermeleri gerektiği. Maçtan evvel idmanda ne yarattıysak oyun da ona göre daha kolay oluyor. Ben bu şekilde çalışmayı seviyorum.

Akdeniz Oyunları'nı izleme şansı bulabildiniz mi? Avrupa Şampiyonası'nda ve Akdeniz Oyunları'nda madalya bekliyordu herkes. Sizce nedir başarısızlığın sebebi?
Elbette, izledim. Akdeniz Oyunları'nda altın madalya kazanmak, Avrupa Şampiyonası'ndaki herhangi bir madalyadan çok çok daha kolay. Çünkü katılan takımların seviyesi o kadar yüksek değildi. İtalya neredeyse ikinci takımıyla turnuvadaydı. Başka takımlar hakkında konuşmayı pek sevmiyorum ama yalnızca şunu diyebilirim. Her koçun zamana ihtiyacı vardır. Massimo'nun yeterli zamanı yoktu. Çok deneyimli bir koç. Her zaman en üst düzeyde takımlar çalıştırdı. Bir şekilde işleri yoluna koyacaktır.

Yeni sezon hakkında neler düşünüyorsunuz?  Bu sezon birlikte çıktığımız ilk antrenmana bakarak konuşacak olursam, harika bir sezon bizi bekliyor. Çünkü oyuncular yeniden bir araya geldikleri için çok sevindiler. Derhal çok iyi bir kimya oluştu. Yalnızca bir yeni oyuncumuz var ama o da 10 yıldır burada oynuyormuş gibi... Her topu yorum yapmamıza gerek kalmadan çok kolay oynuyorlar. İyi bir senaryo öngörüyorum. İnanıyorum ki çok iyi bir sezon geçireceğiz ama geçen sezonu tekrarlamamız istatiksel olarak imkansız. Hayatımızda çıktığımız tüm maçları kazanamayız. Bu sezon hedefimiz bütün kupaları kazanmak.

Takımınız geçen sezondan daha iyi bir takım diyebilir misiniz?
Evet. Geçen sezon çok güçlü bir takımdık. Bu sezon daha da güçlü olduğumuzu düşünüyorum. Daha komple bir takım olduk.

Peki ne göreceğiz bu sene Vakıfbank'tan?
Dediğim gibi daha komple bir takımız. Glinka olağanüstü bir oyuncuydu lakin Costagrande farklı ve çok çok iyi bir oyuncu. İyi değil, çok çok iyi. Belki hücum gücü olarak minicik bir azalma oldu ama savunma yönünde epey güçlendik.
Elbette rakipler kazanmamıza izin vermeyecektir. Fenerbahçe inanılmaz bir takım kurdu. Avrupa Kupası'nda tek bir set bile kaybetmezler. Galatasaray geçen sezona kıyasla çok daha fazla kuvvetli bir kadro kurdu. Eczacıbaşı da her zamanki gibi güçlü. Fakat bütün bu takımların güçlü yönleri yabancı oyuncularından kaynaklanıyor. Bizim sırrımız bu sezon yerli oyuncularımız olacak. En iyi yerli oyuncuların bizde olduğunu düşünüyorum. Mutsuz oyuncum olmayacak. Hiçbir oyuncu kenarda oturduğu için mutlu olmaz. Rakiplerimizde ise iki iyi yabancı oyuncu kenarda oturmak zorunda kalacak. Yalnızca iki oyuncu değil, iki çok iyi oyuncu. Türkiye Ligi'nde bir oyuncum eksik olacak ama Avrupa'da müthiş bir kadroyla sahada olacağız. Dolayısıyla, Vakıfbank'ı Türkiye'deki hiçbir takıma değişmem.

Yabancı sınırının problem yarattığını düşünüyor musunuz?
Kendi takımım için, hayır. Bu sisteme alışığız. Temelde iki takımım olacak. Biri Türkiye'de, diğeri de Avrupa'da oynayacak. Böyle bir denge kuracağız. Başarımızın sırrı da budur zaten. Kadrodaki herkes çok değerli ve katkı vermeye hazırlar. Oyuncularımın antrenmanda mutsuz veya kafası karışık olmadığı için de bizim için bu durum bir sıkıntı oluşturmuyor.

Nikoliç hamilelikten döndü. Nasıl gördünüz onu?
Harika. Fiziksel durumu da gün geçtikçe iyileşiyor. İnanılmaz motive. Geri dönmek zorunda değildi fakat gelmek istedi. Voleybol oynamak, geri dönmek istiyor. Ve en önemlisi de yalnızca Vakıfbank için oynamak istiyor. Bu bizim için çok değerli. Geçen sezon tüm maçlarımız izliyor, bize destek oluyor, bizimle acı çekiyordu. Burada evinde hissediyor.

Süper Kupa maçı nasıl geçecek? Geçen sezon defalarca karşı karşıya geldiniz.
Çok karışık. O kadar çok oynadık ki... Bizim için çok zor olacak. Yimei Wang, Denise Hanke, Christa Harmotto gibi transferleri var ve bizi yenmek adına bu kupaya çok daha fazla önem verecekler. Biz de mutlaka kazanmak istiyoruz ama benim için akabinde oynayacağımız Dünya Kulüpler Şampiyonası çok daha önem arz ediyor.

Galibiyet serisini önemsiyor musunuz?
Hayır. Her maçı kazanmamız mümkün değil. Elbette kaybedeceğiz. Şampiyonlar Ligi gruplarında veya ligde bir maç kaybedebiliriz. Bizim için önemli olan burada misyonumuzu tamamlamak. Olabilecek her kupayı müzemize getirmek istiyoruz. Bu yolda da sakatlıklar olsa da oynayabilecek her oyuncunun en üst seviyede hazır durumda olması gerekiyor.

Yeni salonunuza taşınacaksınız yakın gelecekte.
'İnşallah'. Tam randımanla üstü düzey çalışabileceğimiz bir salon bize bir güç katacaktır ama bu salondan ayrıldığımızda da ağlayacağım. Çünkü burası benim Türkiye voleyboluna adım attığım ilk yer. Tüm toplantılarımızı burada yaptık, buranın bir ruhu var. Burası bizim yuvamız. Azıcık ağlayacağım ama sonrasında daha mutlu olacağım. Çok daha profesyonel bir ortamda en üst düzeye çıkabileceğimiz bir yer olacak.

Dolu ve kalabalık tribünlere oynamak da katkı verecektir.
Haliyle. Öyle umuyorum. Taraftarlarımızı çok seviyorum. Fenerbahçe, Galatasaray veya Beşiktaş taraftarı gibi değiller. Yalnızca bizim voleybol takımımızın taraftarı onlar. Fanatik değiller, kaybedince veya kötü oynayınca sinirlenmiyorlar. Sürekli destek veriyorlar, o yüzden çok takdir ediyorum onları.




Tatil nasıl geçti?
Geçen sezon boyunca sakatlığım vardı. Sezonun bitmesiyle dört ay hiçbir şey yapmadan dinlendim, dolayısıyla bolca tatil yapma fırsatım oldu. Yeni başladım antrenmanlara.

Peki nasıl hissediyorsun kendini?
Daha iyi hissediyorum. Sakatlıktan sonrası zor oluyor. Milli Takım'a gidemedim, antrenman yapamadım. Sıfırdan başlamak zor oldu.

Nasıl bir sezon bekliyor bizi? Vakıfbank tarifsiz bir sezon yaşadı ve yaşattı geçen yıl.
Belki hayatımızda bir daha yaşayamayacağımız bir sezon geçirdik geçen sezon. 47 maçta 47 galibiyet aldık. Bu sezon da umarım aynı şekilde devam eder. Şimdi saymaya başlayacağız yeniden. Bu inşallah böyle devam edecek.

Nereye kadar gider peki?
Bilmiyorum. Çok zor bir şey bu aslında bizim oynadığımız seviyede, bu kadar üst üste galibiyetler almak, hiç yenilmeden bu kadar kupa almak.

Takımın en kritik özelliklerinden biri de hiç disiplinini bozmadan, rehavete kapılmadan ve dramaya yer vermeden oynamasıydı. Şimdi önümüzde Süper Kupa maçı ve Dünya Kulüpler Şampiyonası mücadelesi var. Nasıl değerlendireceksin bu iki zorlu hedefi?
Dediğim gibi kaldığımız yerden devam etmek istiyoruz. Kulüp olarak çok iyi bir uyum yakaladık. Takımda büyük değişiklikler olmadı. Glinka gitti, Costagrande geldi. Teknik ekip aynı, oyuncuların çoğu aynı. Serimizi sürdürmek, önce Süper Kupa'yı kazanıp direkt Zürih'e gitmeyi düşünüyoruz.

Oynadığın pozisyonda Milli Takım seviyesindeki oyuncular belli: sen, Bahar (Toksoy), Neşve (Büyükbayram), Eda (Erdem). Sen orta oyuncu olmaya nasıl karar verdin?
Ben aslında köşe oyuncuydum. Hatta pasör olarak başladım. Yıldız Milli Takım'la 2007'de Dünya ikincisi olmuştuk o zaman Mehmet Bedestenlioğlu beni orta oyuncusu olarak denemişti. Bir orta oyuncuya göre boy avantajım da yoktu. İlk başlarda ben "Benden nasıl orta oyuncu olacak? A Takım'da nasıl oynayacağım?" diyordum ama şimdi düşündüğümde aslında iyi ki bu mevkideyim. Hem fiziksel özelliklerim bu konumda oynamaya uyuyor hem de Givovanni (Guidetti) ile üzerine çok şey koydum oyunumun. Benim en büyük şansım bir iki sene kiralık olarak iyi sezon geçirip Giovanni ile çalışmak oldu. Orta oyunculuğu onunla öğrendim.

Maja Poljak'la oynamak da bir avantaj olmuştur senin için.
Evet. Beşiktaş'tan Vakıfbank'a döndüğümde bir sezon birlikte oynama şansı bulduk. Şimdi de Christiane Fürst var takımda. İkisi de büyük avantaj oldu benim için ama en büyük pay Giovanni'de.

Milli Takım bir Avrupa Şampiyonası oynadı. Giovanni ile konuştuğumuzda "Türkiye'yi fazla zorlayabileceğimizi düşünmüyorum" demişti. Fakat bambaşka bir Almanya izledik. Vakıfbank gibilerdi. Tam bir Guidetti takımıydı. Onunla ilgili ne söylemek istersin?
Almanya'da oynamalarının avantajının yanı sıra çok iyi oynadılar. Giovanni artık bir kimlik oluşturdu. İzlerken onları bize benzettim. Çünkü onlar da Giovanni için, zevk alarak oynuyorlar. Pes etmiyorlar. Finalde rakipleri sahada gülümseyen daha ruhlu bir Rusya'ydı. Kaybettiler ama çok büyük bir başarı elde ettiler. Giovanni'nin başardığı bir şey bu. Bir de ben dışarıdan izleme şansı bulduğum için daha iyi görebildim farkı.

Sence neden Türkiye böyle bir sonuçla döndü? Çünkü Giovanni dahil neredeyse herkes madalya bekliyordu.
Oyuncuları bireysel olarak değerlendirdiğimizde kesinlikle madalya alacak bir takımımız vardı. Almanya'yla da çok büyük bir fark var aramızda ama takım olabilmekle alakalı bir durum. Antenör değişikliği oldu. Motta vardı. Şimdi Barbolini var. Çok eleştiriliyor ama kolay değil. Bir takımın başına geçiyorsunuz ve sizden hemen madalya bekliyorlar. Bir anda olabilecek bir şey değil bu. Giovanni de Vakıfbank'a ilk geldiğinde hemen bir başarı elde edemedi. Zamanla olacak bir şey bu.

Şöyle de bir gerçek var. Voleybol daha yeni basında ve izleyici olarak daha yoğun bir ilgiye tabi. Futbol seviyesinde bir spor olsaydı popülerlik olarak, Barbolini çok daha ağır eleştirilere maruz kalırdı.
Bence de futbol kadar popüler olsaydı daha ağır eleştirilirdi. Yine de son yıllarda Fenerbahçe'nin ve başardıklarımızla basının ilgisinin oldukça arttığını düşünüyorum.

Taraftarını ilgisinin artacağını düşünüyor musun? Yeni salonunuzun da yapılacak. Vakıfbank doldurabilir mi salonu?Dolduracağını düşünüyorum. Hiçbir branşta bizim yakaladığımız başarıya benzer bir başarı yok.

Konsantrasyonunuzu aynı şekilde sürdürebilecek misiniz?
Giovanni varken bu sorun olmuyor. O bir şekilde motive ediyor.

Vafıkbank'ta bu sezon bayağı bir evlilik oldu. Güldeniz evlendi, Gizem evlendi, Naz evlendi, Bahar'la Giovanni evlendi. Sen ne zaman evlenmeyi düşünüyorsun?
Çok az bekar kaldık takımda. Herkes aynı şeyi soruyor takımda, kısmet diyelim.

Geçen sezon Bahar'la daha sonra da Giovanni ile röportaj yaptık. Evlendiler.
Bundan sonra kiminle röportaj yapacaksın dikkat etmek lazım.

Var mı röportaj yapmamı istediğin biri?Yok, yok.