Gündüz gözüyle bu kadar

Alex Yordanov sahayı ortadan ikiye ayıran çizginin biraz önünden kullanması gereken serbest vuruşta topu kademe kademe ileriye götürürken, hakem Ali Aydın'ın itirazı ile karşı karşıya kaldı.
Haber: ASENA ÖZKAN / Arşivi

Alex Yordanov sahayı ortadan ikiye ayıran çizginin biraz önünden kullanması gereken serbest vuruşta topu kademe kademe ileriye götürürken, hakem Ali Aydın'ın itirazı ile karşı karşıya kaldı. Yordanov beş, bilemediniz altı metre ileride topu oyuna sokması ne İstanbulspor'a avantaj sağlayacak ne de Beşiktaş için sorun yaratacaktı. Ama bizler 'küçük hesaplar'ın insanlarıyız! Ne yapalım, yapımız böyle; "Katranı kaynatsan olmaz şeker, soyuna tükürdüğü soyuna çeker..." Spor müdüründen muhabirine, malzemecisinden futbolcusuna kadar toplum olarak minik hesapların peşinde koşturup duruyoruz ısrarla!
Beşiktaş yandaşı olsam, bu maçı izlemeye gelmezdim. İnönü'de salı gecesi İtalyan temsilcisi Lazio'ya bir kez daha boyun eğdikten sonra Güngören Stadı'nda İstanbulspor'u yensen ne olur, yenmesen ne olur? Kaldı ki İstanbulspor'un yaşadığı sıkıntılar hepimizce malum. Belki içlerinde; 'Benim de soyunma odasında duş alırken kasetim var mı?' şeklinde kaygı taşıyan oyuncular vardır ama gerçekte onları düşündüren ayaklarıyla kazandıkları ekmek parasını kimden tahsil edecekleri. Bunları bir yana bırakıp sahadaki futbola dönmemiz gerekli sanıyorum.
O zaman da Mircea Lucescu'ya sormamız gerekiyor. Okan Koç neden Lazio maçının ilk onbirinde değildi? Kaan Dobra'nın deneyimi varsa, Okan'ı da gençliği, isteği ve en önemlisi yaratıcılığı var. Çok yaşayan mı çok gezen mi bilir? Yanıtı zor bir soru. Ama tren katarları bir bir geçiyor gözümüzün önünden.
Balili, Cordoba'yı Enke sandı
Balili, Cordoba'nın kale çizgisinin çok önünde olduğunu algılayıp topu Beşiktaş kalesine öylesine usta bir vuruşla gönderdi ki, Kolombiyalı file bekçisinin refleksi son anda topun kaleye girmesini engelledi. Sadece bu mu? Zago ile Cordoba arasındaki anlaşmazlıkta arada kalan Balili biraz daha ciddi olabilseydi, daha doğrusu iki deneyimli futbolcunun böylesine basit bir hata yapacağını kestirebilseydi mutlaka takımının golünü kaydedecekti. Okan Koç'un ortasında kaleci Oğuz'dan dönen topa son vuran İlhan oldu ve Beşiktaş'ı öne geçirdi. Siyah-Beyazlılar'ın
3-6-1 düzenindeki dizilişi yanıltıcıydı. İlhan Mansız ve Ahmet Hassan orta sahadan forvete kaydıklarında ki, genelde böyle oynadılar, Beşiktaş'ta gole yakın futbolcu sayısı üçtü. Bu durumda da Beşiktaş'ın golü ya da golleri bulması sürpriz olmayacaktı. Tümer'in basiretsizliği, Ahmet Hassan'ın uyumsuzluğu, İlhan'ın agresifliği golün gelişini geciktirdi.
Lucescu'nun Ahmet Hassan'ın yerine Pancu'yu, Okan'ın yerine de Kaan'ı sahaya sürmesi Beşiktaş'ın oyundaki kısmi üstünlüğüne noktayı koydu. Boliç'in göstere göstere attığı gol skora eşitliği getirince de, Siyah-Beyazlı ekipte panik başladı. Lucescu son değişimini Tümer'i oyun dışına alıp, Sinan'ı sahaya sürerek yaptı. Benim de aklıma bir soru takıldı. Madem Sinan Kaloğlu'na maçın kaderini değiştirebilecek eleman gözüyle bakıyorsun o zaman neden bunu başın sıkışınca yapıyorsun? Tek forvetle oynamana kimse ses çıkartmıyor. Okan'ı yedek kulübesinde tutamayacağın aşikar. Okan Koç'ta hayat var. Ve sen onu oyun dışına alarak Beşiktaş'ı oyundan düşürdün.
İstanbulspor imkansızlıklar içinde herkese örnek olacak bir performans sergiliyor. Para birçok insan için her şey olabilir ama onlar bunu aşmış durumda. Beşiktaş bir kez daha Lucescu'nun hatasıyla puan yitirdi. Özgüvenin aşırısının da böyle bir dezavantajı var. Ayrıca Bushi'nin son dakikadaki boş kaleye yolladığı aşırtma vuruş ağlara gitse Beşiktaş, ilk yenilgisiyle tanışacaktı.