Günün kutlu olsun 'Türk'

Şemsiyenin, tokmağın ve pet şişelerin kale önünden eksik olmadığı Gaziantep maçından bu yana Kadıköy'e hasret kalmıştı Fenerbahçe.
Haber: BARIŞ TUT / Arşivi

Şemsiyenin, tokmağın ve pet şişelerin kale önünden eksik olmadığı Gaziantep maçından bu yana Kadıköy'e hasret kalmıştı Fenerbahçe. İzmir'de çekilen ceza, iki haftalık deplasmanla birleşince, Sarı-Lacivertliler bir ay sonra çıkabildiler taraftarlarının karşısına. Adanaspor, yazgısıyla başbaşa bırakılmış, ligin güç durumdaki takımlarından biri. Geçen sezon, özellikle ikinci yarıda gösterdikleri göz kamaştırıcı performansla ligde kalmışlardı. Bu kez, dağ gibi sıkıntıları aşacak, dev gibi bir mucizeye gereksinimleri vardı. Bursa'dan puan kaybıyla dönen Fenerbahçe, ligin en çok gol atan iki takımından biri; üç hafta sonra Konya maçından tek puan alan Adana, ligin en az gol atan takımlarından biri, ayrıca Fenerbahçe'nin geçen sezon Adana'yı yenemediğini hatırlatmakta yarar var.
Şiddetini gittikçe artıran yağmur, kale arkalarını değilse de maratonu dolduracak kitleyi etkilemiş, büyük boşluklar göze çarpıyor. Maçtan önceki Ulusal Marş telaşı, değişik bir görüntü yakalamamıza olanak verdi: Her iki takımın yedek ve teknik kadroları aniden başlayan marşla orta yuvarlağın çevresinde kalakaldılar. Maratonun altında açılan "İtinayla bahis oynanır-MHK" pankartı da hayli ilgi çekiciydi.
Luciano'dan şık paslar
Adanaspor, başlama vuruşuyla birlikte Fenerbahçe kalesine yüklenip, ilk beş dakika boyunca topu rakip alanda tuttu. Ancak Fenerbahçe, karşı alana çıkar çıkmaz pozisyon buldu. Luciano'nun pasıyla Tuncay ofsayt kokan bir pozisyonda, ceza alanı içinden dışarı vurdu. 8'de ev sahibi gole ulaştı. Luciano'nun havalandırdığı topu Hooijdonk, Tuncay'a indirdi, genç golcü çok sert vurdu: 1-0. Bu gol, oyunda her iki tarafı da durgunluğa sürükledi.
Fenerbahçe daha çok sağ kanattan gelmeyi denerken Adanaspor, rakibinin savunmasını ortadan verkaçlarla delmeyi denedi. 18 ve 19'da önce Ergin ardından Volkan, Sarı-Lacivertli kaleyi uzaktan vuruşlarla yokladılar.
İlk yarının ortalarından itibaren, Fenerbahçe kolaylıkla gol pozisyonları üretmeye başladı. 24'te Serhat'ın şık ara pasına Tuncay'ın yaptığı vuruş az farkla dışarıda kaldı. 27'de Hooijdonk 25 metreden serbest vuruş kullandı, top üst direği sıyırarak autu boyladı. 32'de, ilk yarının en etkili oyuncusu Serhat sağdan topla içeri daldı, altı pasın köşesinden vurdu ama golü kaydedemedi. 35'te Kemal boş pozisyon'da Murat'ı aşamadı. Bir dakika sonrasında da Luciano, köşe vuruşundan gelen topu kafayla kaleye gönderdi ama isabet sağlayamadı. Böylelikle Fenerbahçe üst üste birçok pozisyonu değerlendiremeyip, parlak bir oyun da ortaya koyamayarak ilk yarıyı tek golle kapattı.
Necati'yi çok aradılar
İkinci yarı, son derece tempolu bir oyunla açıldı. 53'te Tuncay, rakibi üçe bir yakaladıkları pozisyonda topu boş durumdaki arkadaşlarına aktaramayarak Fenerbahçe'nin skorda erkenden rahatlama fırsatını tepti. Adana, özellikle oyunu rakip alanda oynadığı bölümlerde, kadro dışı bıraktığı, elindeki tek yıldız oyuncusu Necati'yi doğrusu çok aradı.
İlerideki yalnız ve etkisiz adam Meszaros, Turuncu-Beyazlıların derdine derman olacak gibi gözükmedi. Son 20 dakikaya girilirken Daum, Ümit ile Aurelio'yu dışarı alıp Yusuf ve Semih'i oyuna sürdü. 74'te Fenerbahçe farkı ikiye çıkardı. Hooijdonk'un serbest vuruşunda havalanan topu, Luciano kaleye gönderdi, Murat'tan dönen topu Serhat da kaleye: 2-0. Golden sonra gardı düşen Adana karşısında, Tuncay ile bir gol daha bulan Fenerbahçe ilk yarıda ürettiği pozisyonlar dışında izleyicilere keyif vermediği maçtan net bir galibiyet alarak, liderle arasındaki farkın açılmasına izin vermedi.