'Gurbetteki Kral'ın çığlığı

Makedonya maçında attığı ve attırdığı golle yeniden gündeme oturan Hakan Şükür, yıllardır kendisine dönük bazı önyargıları kıramamaktan yakınıyor.
Haber: AHMET ÇAKIR / Arşivi

İSTANBUL - Makedonya maçında attığı ve attırdığı golle yeniden gündeme oturan Hakan Şükür, yıllardır kendisine dönük bazı önyargıları kıramamaktan yakınıyor. Yıllar öncesinin, "Hakan'a sahip çıkmak gerek" yaklaşımının yerini şimdi, "Hakan yeniden doğdu" anlayışı alacak gibi... Maçın 47. dakikasından 60. dakikasına kadar Hakan Şükür sadece tribünlerde değil, maçı TV'den izleyen milyonlar tarafından da birkaç kez asılmış olmalı. Ancak önce Gökdeniz'e attırdığı, sonra da kendi attığı golle bu durum tersine dönüverdi. O tribünlerin gerçekten kocaman alkışlarıyla yerini Volkan'a bırakırken, 3-2'lik Milan maçı sonrasındaki sevgi gösterilerini anımsadığını söylemeden edemiyor. Öyle ya da böyle Türk futbolunun son 10 yılına damgasını vurmuş bir yıldız olan Hakan'a soracak çok sorumuz var, başlıyoruz.
Transferinle ilgili gerçek nedir?
Herkes beni bir yere gönderiyor ve bu arada da kimse istemiyor. Nedense medya bu tavrından hiç vazgeçmiyor. Kimsenin istemediği, düşkün bir futbolcu olarak gösterilmeye çalışmaktan ne zevk aldıklarını anlamıyorum. Üstelik bu mantıksız da... Benim kimseyle bir görüşmem olmadı. Menajerlerim, İngiltere'de birkaç kulüple görüşmeleri sürdürüyorlar. Büyük bir olasılıkla orada futbola devam edeceğim.
Niçin Blackburn Rovers değil? Senin Souness'a karşı nankörce davrandığını düşünenler var?
Souness'la aramda hiçbir sorun yok. Hatta biraz önce de görüştük. Türkiye'den sadece yetişmiş değil 14-15 yaşlarında futbolcular almak istiyor. Kendi altyapılarında yetiştirip değişik bir iş yapmak istiyorlar. Zaten daha 1994-95 sezonunda çok sağlam bağımız vardı.
O günlerde de benzer durumlar vardı, kenetlenerek sorunları aştık. Şimdi de aynı durum var. Ama bir tatsızlık da oldu. Üç aylık ağır bir sakatlığın ardından ayağa kalktım. İki gol attığım maç var. Onun ardından Manchester United maçında beni oynatmadı. 'York ve Cole bu takımdan geldiler, stadın havasını biliyorlar, daha başarılı olurlar' dedi. Bu beni üzdü. O maçın son 15 dakikasında oyuna girdim. İyi de oynadığımı sanıyorum. Ama sonrasında beni pek oynatmadı. Ben 32 yaşımdan sonra artık kendimi kanıtlamak zorunda değilim. Oynayabileceğim yerde bulunmak istiyorum. Blackburn'de şimdi 6 forvet oldu. Daha uygun bir takıma gidebilirim.
Ama böyle sık takım değiştirmen, bir yandan da 'dikiş tutturamıyor' eleştirisine haklılık kazandırmıyor mu?
Herkes istediğini düşünmekte özgür ama gerçekler başka. Ben İnter'den ayrılırken, internet sitesindeki anketlerde takımda kalması istenen futbolcular arasında yüzde 69'la en yüksek oyu almıştım. Parma'da da başarısız olmadım. Yoksa Souness beni niye alsın? Oralarda yaşanan durumları iyi bilmek gerek. Ama tıpkı transfer gibi bu konuları da iyi öğrenmeden çok şey yazılıyor.
Medya konusunda dertli görünüyorsun...
Öyle olsa da bu medya ile birlikte yaşamak zorunda olduğumuzu da biliyorum. Ayrıca, hakkımda çok güzel şeyler de yazılıyor. Ancak bilmeden öğrenmeden yazma hastalığı da sürüyor ve belli bir kesimin Hakan'la derdi nedense hiç bitmiyor. Örneğin bazıları artık milli takımı bırakmamı istiyorlar. Ama ben de bazılarının çok uzun yıllardır spor yazarlığını niçin bırakmadıklarını çok merak ediyorum...
Blackburn Rovers'te senin için her şey güzel gibi görünüyordu. O nedenle bir şaşkınlık ve tepki var sanıyorum...
Dediğim gibi, 32 yaşımdan sonra kendimi kanıtlayıp hocamın bana şans vermesini beklemek durumunda değilim. Dünyanın en iyi takımlarından birinde, yani Türk Milli Takımında oynuyorum. Yaptıklarım da ortada. Kimsenin desteği ya da torpiliyle oynamıyorum. Uluslararası alanda her yönden değeri bilinen bir adamım. Sık kulüp değiştirmeyi isteyen de ben değilim, bunu koşullar getiriyor. Ben de elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.
YARIN: Cim Bom'dan ayrılmayı istemedim