'Hayatta muskasız çıkmam abi!'

Sporcuların büyük bölümünün başarıya ulaşmada şans faktörünün önemli olduğuna inandığı ve müsabaka öncesinde kendilerine şans getireceğine inandıkları bazı davranışlarda bulunma ihtiyacı hissettikleri ortaya çıktı.

ANKARA - Sporcuların büyük bölümünün başarıya ulaşmada şans faktörünün önemli olduğuna inandığı ve müsabaka öncesinde kendilerine şans getireceğine inandıkları bazı davranışlarda bulunma ihtiyacı hissettikleri ortaya çıktı. Dumlupınar Üniversitesi Beden Egitimi ve Spor Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Veysel Küçük'ün, Kütahya'da amatör futbol oynayan ve yüzde 84'ü üniversite ve lise mezunu 120 sporcu arasında yaptığı araştırmaya göre, sportif performansın elde edilmesinde şans ve uğur faktörüne büyük ölçüde inanılıyor. Küçük, araştırması sonucunda, sporda başarıyı etkileyen faktörleri, sporcudan kaynaklanan iç ve çevreden kaynaklanan dış faktörler olmak üzere iki gruba ayırdı. Sporcular, genellikle başarısızlıklarını dış faktörlere, başarılarını ise kendi yeteneklerine bağlama eğilimi gösteriyorlar. Araştırmaya katılanların yaklaşık yüzde 75'i yapılan antrenmanların başarı için yeterli olduğuna inanıyor. Yüzde 30'luk bir grup, iyi performansın elde edilmesinde şans ve uğur faktörüne kesinlikle inanırken, yüzde 45'inin müsabaka öncesinde şans getireceğine inandıkları davranışlarda bulunma ya da bazı objeleri taşıma ihtiyacı hissettikleri belirlendi. Deneklerin sadece yüzde 35'i ise, başarı ve şans arasında herhangi bir ilişki olmadığını söyledi.
"Maçtan önce size şans getireceğine inandığınız davranışlarda bulunur ya da uğurunu inandığınız bazı objeleri yanınıza alır mısınız?" sorusuna, sporcuların yüzde 45'i "Evet" cevabını verdi. 'Hayır'ların oranı yüzde 41'de kaldı. "Evet" diyenlerin cevapları dikkate alındığında, dua etmek, sahaya sağ ayakla girmek, künye ya da muska takmak şeklindeki alışkanlıkların yaygın olduğu ortaya çıkıyor. Bazı oyuncuların daima aynı ayakkabı ve formayı giymeye özen gösterdiği, gerekli olsun veya olmasın, maçtan önce muhakkak tuvalete gittiği ve bu hareketleri performansını belirleyici bir unsur olarak gördüğü de araştırmanın sonuçları arasında...
Uğurum olmazsa ben ne yaparım?
Uğura inandığını söyleyen sporcular içinde, kendilerine şans getirecek davranışı yapmadıkları taktirde başarısız olacağına inananların oranı yüzde 50'ye yaklaşıyor. Bunu deneyip, başarısız olduğunu iddia edenler de var.
Araştırmacı Veysel Küçük, sporcuların, aslında aralarında hiç ilişki bulunmayan nesne ve olaylarla kendi performansı arasında bir ilişki kurduğunu söylüyor. Bu düşüncenin mantıksız olduğunu bildiği halde kendini kurtaramayan sporcu, zaman içinde alışkanlığına tutsak oluyor. Batıl inançlar, sporcularda özellikle antrenmanlarda isteksizliğe ve uyumsuzluğa sebep olurken, maçta gayret gösterme oranı da düşüyor. Öte yandan, Küçük'e göre, batıl düşüncenin, özellikle gençlerde duygusal dengenin korunmasına, kendilerini güvende hissetmelerine yardımcı olmak gibi bir rolü de var.