'Hem Fener'in hem Real'in formasını öpemezsiniz'

Perakende Günleri '07 vesile olmuş, karşımızda Pele oturuyor. İşadamlarına ve ekonomi dünyasına sürdürülebilir başarıyı anlatacak. Oysa Uğur Vardan'la birlikte Maradona'nın filminden çıkmışız.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

İSTANBUL - Perakende Günleri '07 vesile olmuş, karşımızda Pele oturuyor. İşadamlarına ve ekonomi dünyasına sürdürülebilir başarıyı anlatacak. Oysa Uğur Vardan'la birlikte Maradona'nın filminden çıkmışız. Sürdürülemeyen, hatta süründüren ve sündürülen bir başarının gerçek efsanesinden sonra, futbolun 'resmi kralı' Pele'yi dinleyeceğiz. Maradonaperver bir kuşağa hem de onun bütün gerçekliğiyle ve perişanlığıyla resmedildiği bir filmin ardından Pele'yi sunmak. Ne talihsiz bir gün.
Ama Pele de Pele işte. Halit Kıvanç'la 49 yıllık dostluğu tazelerken de samimi, konuşurken de. Tamam, biraz fazla bürokrat, biraz fazla 'endüstriyel', biraz fazla kitabi. Ama futbolun zekâsı hayatta da işe yarıyor. 60'larında bir dev olarak onun da gözü ışıldıyor.
Söze Türkiye'yle başladı kral. İlk soru Türkiye'ye ilişkindi. "İlk kez gelmiyorum. Son geldiğimde burada olanların çoğu daha doğmamıştı. Ama gösterilen ilgiye şaşırdım doğrusu." Oysa şaşıracak bir şey yok. Hatta yan salonda Hasan Şaş, Volkan Demirel ya da İbrahim Akın olsa o zaman görürdü ilgiyi. "Futbol size ne kazandırdı sorusuna ise biraz ulvi, biraz da beylik bir cevap verdi (ya da 'hazırdan' yedi): "UNICEF, UNESCO gibi kurumlarla çalışıyorum. Futbolun sosyal sorumluluk alanında etkin görev alıyorum. Çünkü futbol bana büyük bir lütuf verdi. Ondan aldıklarımı böyle ödemeye çalışıyorum. Tanrı'nın verdiği yetenekle bana lütfedilen hayatı, insanlarla paylaşmaya çalışıyorum." Bu arada hazır beylik demişken Euro 2008 için tebriklerini sunmayı da ihmal etmedi üstat. Türkiye'yi ne kadar takip ettiği, buradaki Brezilyalılarla ne ölçüde haşır neşir olduğu sorusunu da iyi geçiştirdi aslında. Alex'ten dem vurdu ama acı gerçeği de söylemeden edemedi: "Brezilya'da büyük rekabet var. Tabii ki Alex'i, Zico'yu biliyorum ama çok izleyemiyorum."
'Yeni Pele biraz zor olur'
"Yeni Pele kim olur ve sizin zamanınızdaki futbolla bu zamanki futbol arasında fark ne? Ronaldinho nedir, nicedir?" diye sorduk merakla. "Evet, futbolda çağ değişti, artık herkes fizik mücadeleyi öne çıkarıyor. Kısa zamanda azıcık bir alanda iyi bir atlet olmanız gerek. Ama sanatçı her çağda sanatçıdır. Yıldızsız futbol olmaz. Yeni Pele gelir mi, doğrusu annem ve babamı düşünürsek bu biraz zor gibi. Ronaldinho hakkında emin değilim. Henüz erken. Ama benim gördüğüm son yıldız Zidane'dır" diyerek dişlek Barça'lıya mesaj gönderdi. Haliyle söz endüstriyel futbola da geldi. Cevabı bu sefer gerçekten hoştu: "Kaka ve Diego'yla konuşuyorduk. Onlara 'Sizin bir yılda aldığınızı kazanmak için 20 sene uğraştım' dedim. Şimdi başka bir futbol var. Futbolcuların avukatı var, bir sürü kontratları ve yükümlülükleri var. Futbol başka bir yere gidiyor. Ama ben en çok her gittiği takımla bütünleşen oyuncuların profesyonelliğini sorguluyorum. Siz hem Fenerbahçe'nin formasını hem de Real Madrid'in formasını öpemezsiniz. Birine aitsinizdir. Hepsine olamaz."
Klişe sorulardan birine vurduğu vole ise tam doksana takıldı. Gençlere ne öğretiyorsunuz dediler. O da: "Futbol yetenektir, Tanrı vergisidir, öğretilemez. Ama iyi bir eğitim almanın, iyi bir insan olmanın, rakibe saygı göstermenin önemi öğretilebilir. Ben de bunu öğretiyorum." Bir süre sonra futbola kayan sohbeti işadamlarına çektiler haklı olarak. İşadamlarına ne anlatacaksınız: "Futbolcular da birer işadamıdır. Disiplin, dirayet, sıkı çalışma şarttır. Şans da gerekir ama işinizi iyi yapmak en önemlisi." Sohbet sona ererken kariyeri boyunca 1282 gol atmış bir efsane olarak ayağa kalktı ve Halit Kıvanç'ı kucakladı Pele. Onun anlattıklarını dinledi gülümseyerek. Tamam Maradona başka, ama Pele de Pele.