'Hepimizden önce görürdü...'

'Hepimizden önce görürdü...'
'Hepimizden önce görürdü...'
Spor basınının 'Akil abilerinden' Attila Gökçe, ustası Doğan Koloğlu'nu anlattı...

Galatasaray efsanesi ve spor basınının duayeni Doğan Koloğlu, 86 yaşında hayatını kaybederken, geride sayısız eseriyle beraber, mesleğe kazandırdığı isimleri de bıraktı.

Basının ve sporun acı kaybı: Doğan Koloğlu'nu kaybettik

Günümüz spor basınının ‘Akil abilerinden’ Milliyet yazarı Attila Gökçe, mesaisini paylaştığı Koloğlu’nu anlattı. Koloğlu’nun Türk sporunun üzerinde bıraktığı etkiyi, Gökçe, kendi hayatıyla birleştirerek şöyle aktardı:
“Doğan Koloğlu, benim 20’li yaşlarımda nefret ettiğim sporu, aşka dönüştüren adamdır. Bir tesadüfle spor servisinin yeni elemanı olarak Akşam gazetesinde İstanbul’da tanıştığım Yazı işleri Müdürü Doğan Koloğlu, bana hemen her akşam, gazete bağlandıktan sonra, L’Equipe gazetesini açıp, Fransızcadan tercüme yapardı. Bunların çok azını gazetede dış haber olarak kullanabilirdik. Ama o farklı konularda haber ve makaleler okur, önü ve arkasıyla anlatırdı. Bu arada Beyoğlu’na da götürür, yemek ısmarlardı. Bana ustalığın yanında abilik ve arkadaşlık gösteren adam olmuştu. Sporun toplumu uyutan afyon olduğu konusunda düşünen, dönemin modasına uyan solcu gençlerden birisiydim ben. Ama Doğan Abi bana sporun ayrıca bir eğitim unsuru olduğu, olimpizmi ve daha nice güzelliğini anlattı. Onun anlattıkları doğrultusunda 25 yaşından itibaren kendimi bir spor fanatiği, kalbi spor sevgisiyle çarpan bir spor gazetecisi olarak buldum...

Meslek hayatım boyunca yoluma çıkan birçok usta var. Ama bana sporu kimin sevdirdiğini sorarsan, Doğan Koloğlu derim. Gazeteciliği çok ustadan öğrendim ve onların yardımlarıyla ilerledim ancak sporu bana Doğan Abi öğretmese, o diğer adımları atamazdım. 1982 Dünya Kupası’nı, Hıncal Uluç, ben ve Doğan Abi beraber izledik. O dönemde ‘hücum futbolu’ terimini ortaya attı. Çok konuda fikir öncüsü oldu. Teknik direktör Mustafa Denizli onun fikirlerinden çok etkilenmiştir mesela. Denizli’nin hocalık karakterini oluşturan en önemli isimdir Doğan Abi. Denizli, Jupp Derwall’den çok şey öğrendi ama onu etkileyen Koloğlu’ydu.

Doğan Abi futbolu çok iyi bilen birisi öncelikle. Çok iyi futbol oynuyor, lakabı Rakkas Doğan. Antrenörlük, Milli Takım’da menajerlik yapıyor. Çok iyi bir gazeteci, örnek alınacak da bir spor yazarı. Ama hepsinin önünde özgürlük kahramanı. 12 Mart rejiminin ancak bugün (!) cesaretle tartışılan konularında yazan Çetin Altan’ın yazılarına imza koyan Yazıişleri Müdürü olarak hapse girdi Doğan Abi. Aylarca hapis yattı. Bu yüzden onun tek oğlu olan Sina Koloğlu annesini kaybetti. İlk eşi Şima Hanım, bu acıların sonucu olarak hayatını kaybetti. Sonra Doğan Abi, eski Galatasaray Başkanı Alp Yalman’ın teyzesi Bilge Hanımla evlendi. Bilge Hanım da Devlet Tiyatrosu’nda çeviri ödülleri kazanmış bir yazardı. Ömrünün son demini karşılıklı sevgiyle mutlu şekilde geçirdi.

Kuru kuruya övgü yerine olayı tüm boyutlarıyla anlatırdı. Futbolun arka planını çok iyi bilirdi. Endüstriyelleşmeye karşı ilk uyanan kişidir spor basınında. ‘Ticaretleşme’ kavramını kullandığı yüzlerce yazısı var.
Çok koyu Galatasaraylıydı ama şöyle bir yazısı vardı: 1967-68 sezonunda Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş şampiyonluk için yarışıyor. Doğan Abi, ‘Abdullah santrfor oynamalı’ diye bir yazı yazıyor. O sezon Fenerbahçe Teknik Direktörü Ignace Molnar, Abdullah Çevrim’ı santrfor oynattı ve Fenerbahçe şampiyon oldu. Bir sonraki sezonda da Fenerbahçe-Manchester City’yi 0-0’ın rövanşında 2-1 yenip tur atlarken golleri Ogün Altıparmak ve Abdullah Çevrim atıyordu. Yani sapına kadar gazeteci, futbol otoritesi olan Doğan Abi, ezeli rakibine tüyo verecek kadar futbola önem veriyor....

O hepimizden önce görürdü. Benim gibi genç gazetecilere olağanüstü yakın davranır, çok nadir görülen saygı örneklerini sunardı. Yaptığım her işin, yazdığım her yazının her harfinde Doğan Abi’nin emeği, katkısı verdiği ışık vardır. Ona minnetimi hiçbir şekilde ödeyemem.”