Heyecan zirve yaptı

Günlerdir beklenen Galatasaray-Fenerbahçe derbisi, heyecan fırtınası yaşattı. Maçı stadda 70 bin kişi izledi. Sarı lacivertlilerin iki golüne sarı kırmızılılar birer dakika arayla yanıt verdi. Goller Galatasaraylı Hakan Şükür ve Arif, Fenerbahçeli Kemal ve Hooijdonk'tan. Korkulan olmadı; maç boyunca seyirciler arasında kavga çıkmadı.
Haber: CENGİZ ALPMAN / Arşivi

Maç öncesi beraberliği öne aldığı ileri sürülen Daum, Torino'da erken öne geçtikten sonra Lippi'nin kasıntı futbolunun zerresine yaklaşmadı bile. Rüzgarı da arkasına alarak başlayan konuk ekip, geliştirdiği kontralarla ev sahibinin savunma hatalarından yararlanıp gollük pozisyonlar ve goller de buldu. Fatih Terim, fazla alışılmamış bir hücum kalabalıklığını yeğlerken Hakan Şükür'ün sağına soluna Arif ile Baliç'i yerleştirerek üçlü forvetle başladı. Prates, Bülent, De Boer ve Ergün dörtülüsünün önünde orta alan Sabri ile Batista tarafından paylaşıldı. Volkan da ön liberoda mesaiye kaldı. Daum'un öğrencileri, bu sayısal forvet çokluğu karşısında adam adama eşleşmelerde, Fatih, Baliç; Luciano, Hakan Şükür; Tomas da Arif'le eşleşti.
Fenerbahçe'de bir diğer adam adama markaj yapan Ümit Özat ise Volkan'ı oyundan çıkartana kadar peşini bırakmadı. Sarı-Kırmızılıların iki kanat oyuncusu, Prates de, Ergün de savunmayı sevmeyen defans oyuncusu özelliklerini dün de takrarladı. Bu iki oyuncu, defansa yeterince ağırlık vermemenin bedelini takımlarının iki gol yemesine neden olarak ödediler. Fenerbahçe'de Tomas, defans lideri olarak dörtlü savunmayı iyi yönetti. Kemal Arslan sol kanatta Prates'i peşine takarak bindirmeler yaparken, Van Hooijdonk da arkadaşlarına yaptığı pas servisleriyle göz doldurdu.
Sarı-Kırmızılılarda, Volkan ve Sabri bu kadar çalım hevesine düşmeseler, orta alan ve gol bölgelerinde daha etkili olabilirlerdi. Rüzgara karşı oynayan Galatasaray, yeni cehenneminde rakibine oranla daha iyi başladı. Ne var ki Sarı-Kırmızılılar onsekize gelmelerine rağmen o kadar çok fantezi verkaç ve duvar pası yaptılar ki, halı saha taktiğine benzeyen bu anlamsızlık, rakip savunmada ılgıt ılgıt eridi. İlk yarıda Ergün'ün soldan durmadan şişirdiği hedefsiz toplar, genç kaleci Recep'in eldivenlerinde son buldu.
Sevinmek bir dakika
İlk yarı sona ererken Kemal, Prates'in hatasından kaptığı topla Mondi'nin burnunun dibine kadar sokuldu, ancak meşin yuvarlağı Kolombiyalı'ya teslim etti. Prates onu arka direkte unutup, Mondi'nin de pozisyon hatası yapınca maçın ilk golü Kemal'den geldi. Fenerliler, öne geçmelerini kutlamaya vakit bulamadan Baliç'in soldan kestiği topta, deneyimsiz kaleci Recep de tereddüt edince Arif'in kafası eşitliği getirdi. İkinci yarının başında da ilk yarının sonundakine benzer biçimde iki santra daha yaptı taraflar. Önce 49'da savunma özürlü Ergün'ün kademeye girmemesi sonucunda Kemal, yine Prates'in cılız markajında topu ters köşeye kesti, Hooijdonk'in kafasıyla Sarı-Lacivertiller bir kez daha öne geçti. Ne var ki Daum ve talebelerine, sevinmek için tanınan süre bir dakika ile sınırlandırılmıştı. Prates'in ortadan şutu Hakan Şükür'ün kafa takviyesiyle tabelaya yine denge getirdi. Toplamda iki dakikaya sığan bu dört golde, kaleciler masum sayılmazdı. Son dakikalarda Luciano'nun ceza alanı içindeki smaçını es geçen Muhittin Boşat son derbisinde en büyük hatasını yaptı.