Hükümet düşer, Körfez düşmez!

Büyük depremden sonra tam anlamıyla 'acıların takımı'na dönüşen Kocaelispor, parasızlık nedeniyle formayı terk eden oyuncuları yüzünden, son yıllarda içi hortumlanan bankaya benziyordu.
Haber: CENGİZ ALPMAN / Arşivi

Büyük depremden sonra tam anlamıyla 'acıların takımı'na dönüşen Kocaelispor, parasızlık nedeniyle formayı terk eden oyuncuları yüzünden, son yıllarda içi hortumlanan bankaya benziyordu. Sezonun ilk altı haftasında sıfır çektikten sonra ilk puanını deplasmanda Diyarbakır'dan kapabilen Körfez, bir başka İsmetpaşa sendromunun ardından 3-1'lik Göztepe bozgunu sonucunda Hikmet Karaman'la yolunu ayırıyordu.
Finansal tablolar açısından dibin dibine vuran son Türkiye Kupası'nın sahibi, eski hocalarından Güvenç Kurtar'ı bir kez daha kurtarıcı olarak teknik patronluğa getiriyordu. Cumartesi günü saat yaklaşık 17.00'de, ev sahibi çoktan iki farkı bulmuştu bile. Hüseyin'in ceza alanı içinde düşürdüğü Altan'la kazanılan penaltıyı aynı oyuncunun filelere yolladığında maçın henüz 9. dakikası oynanıyordu. Soldan gelişen pozisyonda kafa şutuyla takımını 2-0'a ulaştıran bu kez Körfezli Hüseyin oluyordu. Kurtar'ın talebeleri ve Galatasaray maçından bu yana ilk kez tribünleri dolduran vefakar taraftarlar gelmemiş bayramı arifeden kutlamanın heyecanını kapılmışlardı.
Ne var ki bu festival atmosferi sadece on dakika sürdü. Kocaeli savunması, tıpkı tribünler gibi Gökdeniz'in slalomunu şaşkınca izledi. Minik oyun kurucunun lokumunu sert bir şutla değerlendirirken günün kahramanı Ahmet Şahin'e yapacak bir şey bırakmayan Karadenizli skorer Fatih'in golü tabelada şaklıyordu. Bu aynı zamanda Kocaeli'nin hülya aleminden uyanmalarını sağlayan bir tokat da oluyordu. Körfez'de zaman geçmek bilmiyordu bir türlü. Son on dakika girilmek üzereyken Lee Yong'un kornerinde Ahmet'i ikinci kez avlayan Erdinç'in sayısıyla skor
eşitliğe uzanıyordu. Erol Ersoy'un oynattığı iki dakikalık uzatmalar biterken, Ömer hiç lüzumu yokken topla 18 içinde eliyle oynayınca dünya İzmit'in başına yıkılıyordu. Ersoy'un atışın temdit penaltısı olduğunu belirtmesi ev sahibinin en büyük şansı oluyordu. Zira Hüseyin'in penaltısını çelen Ahmet, kaybedilen iki puanın yanı sıra son saniyede kazanılan tek puanın 'altın eldiven'i oluyordu. Dönen topu tamamlayan Hüseyin'in ağları bulan topu santra yapmaya yeterli değildi.
Temdit penaltısıyla sahaya çöken kabus atmosferi, Ahmet Şahin'in süper kurtarışıyla, düşme hattında yaşamsal önem taşıyan 'altın puan'ın kazanılmasının coşkusuna dönüşüverdi. Şahin'in en yakınındakilerden adaşı Ahmet Aslaner, Kemoklidze ve penaltıya sebebiyet verdiği için vicdan azabı çeken Ömer'le sarılıp hop hop havalara zıplamaları, haftanın sevinç kartpostallarının başında geliyordu.
Süper Lig'in dibinden kurtulamayan Körfez, avucundaki üç puandan ikisini kaçırıyor ama hiç değilse umudunu gelecek haftalara taşıyordu. Maçtan sonra Güvenç hoca da düşmeme yolundaki mücadelelerini son dakikaya kadar sürdüreceklerini belirtti. İlk yardım saat müthiş bir futbolla 2-0'ı bulduklarını ifade eden Kurtar, "Hüseyin'in çıkması bütün oyun planlarımızı bozdu. Ardından Cem Sinan ve Nuri için de sakatlıktan doğan zorunlu değişikliklere gittik. Skoru koruma telaşı da oyun düzenimizi etkiledi. Hakem Erdinç'i atmadı ama o bize golü attı. Ahmet'in kurtardığı penaltı ise bizim için teselli oldu. Biz bugün oynadığımız futbolla, ligde her takımı yenebileceğimizi gösterdik. Mücadelemiz sürecek. Bize destek veren herkese ve özellikle taraftarlarımıza çok teşekkür ediyorum" diye İzmit'e moral saçtı.
Fenerbahçe'ye hiç ilişmeyin
Aslında İzmitliler'in büyük çoğunluğu küme düşeceklerini inanmıyor, bunu da 'ölümüz bu lige yeter', 'Hükümet düşer, Körfez düşmez' pankartlarıyla dile getiriyor. Ne var ki sahalarında bir türlü üç puanlık seri yakalayamamaları da taraftarları hayli tedirgin ediyor. Ligin 16. haftasında 7 aralıkta Altay'ı 3-0 yenmelerinin ardından henüz İsmetpaşa'da galibiyeti yok Körfez'in. Beşiktaş ve Galatasaray'a kaybetmelerinin yanı sıra Bursa, Diyarbakır ve son olarak Trabzon'dan birer puan apartabildi. Geçen hafta deplasmandaki 2-1'lik Göztepe galibiyeti Kocaeli'ne ilaç gibi geldi.
İzmitliler bu hafta düşme mücadelesindeki rakiplerinden Göztepe, Elazığspor, Bursaspor ve Diyarbakırspor'un mağlubiyetleri sonucunda alacakları Trabzonspor maçıyla iyice feraha çıkacaklarını savunuyorblar. Bir de Fenerbahçe'ye sitem ediyorlar, üç haftadır rakiplerinden sadece Elazığ'dan bir puan alabildiği için. Fenerbahçe'ye hiç ilişmeden yolunuzu devam edin. Ne demişler, 'ümidin olsun yeter!'...



Penaltıcısız lider!
Beşiktaş-Denizli maçı 'kemik sesleriyle' olduğu kadar 'penaltıcısızlığın dayanılmaz hafifliği'yle de zihinlerde kalacak. Kartallar yüksekten uçmayı sürdürürken Sergen'in ardından İlhan da 11 metre fobisini tekrarladı. Japonya kahramanı, Heinen'e adeta geri pas verir gibi vurduğu şut öncesinde meşin yuvarlağı maestro Sergen'e ikram etti. Ne var ki cumartesi gecesinin unutulmaz yıldızı, 'sen at' deyince mecburen topu beyaz tebeşirli yuvarlağa dikti. Sesini sigorta ettiren Lucescu'nun yerine konuşan Feyyaz, maçtan sonra "Penaltıcılarımız Sergen ve İlhan. Onların dışında bir stratejimiz yok" dedi. İyi de ama bu iki penaltıcı üç vuruşu gole çeviremedi. Demek ki stratejiyi değiştirmenin vakti geldi de geçiyor.


Kart makası kesti!
Hasan Şaş, kaptan Bülent'in yerde kıvrandığı sıralar samimi arkadaşı Murat'ın yanağından aldığı sert makas yüzünden kırmızıyı görüverdi. Diyarbakır maçının 27. dakikasında Evren, birlikte topa çıktıkları sırada sol koluyla Bülent'in boynuna sertçe bindirince durum karıştı. Mustafa Çulcu, arkasında oluşan 'yanak alma' pozisyonunu görmedi ama yardımcısının ikazıyla Hasan'ı laubalilik suçundan dışarı attı. Oysa Galatasaraylılar, Evren'e kart gösterilmesini bekliyorlardı. Yedi dakika sonra da bu hevesleri gerçekleşti. Cihan'la birlikte sahneye koydukları 'gırtlak kebabı' sahnesinde, rakibinin tuzağına düşen Evren de kızarıverdi. Demek ki rakiple fazla içli dışlı olmak yok. Ne kadar samimi olursan ol, Murat'ın yanağından alınan her makas, kulübüne kırmızı kart olarak geri döner...