'İşimiz çok zor'

'İşimiz çok zor'
'İşimiz çok zor'
Eczacıbaşı Vitra ve Milli Takım'ın yıldızı Neslihan Demir, sorularımızı yanıtladı. Deneyimli oyuncu, 365 gün formda kalmanın zorluklarına vurgu yaptı.
Haber: METİN AKTAŞOĞLU - metin.aktasoglu@gmail.com / Arşivi

Denizbank’ın CEV’le işbirliği toplantısına katılan Eczacıbaşı Vitra ve Milli Takım’ın yıldızı Neslihan Demir, geçen sezonu ve yeni sezon hedeflerini değerlendirdi. Üç kupaya da talip olduklarını söyleyen Neslihan, sporun zor yanlarından da söz etti.
Sezon başladı ve yine ligin en ciddi şampiyonluk adaylarındansınız. Nasıl bir sezon bizi bekliyor? Hedefleriniz nedir?
Bu sezon ilk hedefimiz Şampiyonlar Ligi. Ondan sonra lig ve Türkiye Kupası şampiyonluğu. Her zamanki gibi verilen her kupaya talibiz Eczacıbaşı Vitra olarak. Umarım bu sene de çok iyi geçecek bizim için.
Türkiye Ligi’ndeki yabancı kısıtlaması malum. Avrupa’da böyle bir kısıtlama olmayışı da sizi daha iddialı bir konuma getirir mi?
Elbette. Alternatif açısından geniş bir kadromuz var. Rotasyonumuzun beş oyuncusu yabancı ve bunların hepsini kadroya dahil edebiliyor olmak bize çok daha güçlü bir takım görüntüsü veriyor. Bunu kullanabilecek olmamız bizim avantajımız.
Geçen seneden daha güçlü bir kadronuz var diyebilir miyiz?
Evet diyebiliriz. Her sene biraz daha güçlendiğimizi düşünüyorum. Bu sene de çok kaliteli ve iyi oyuncular aramıza katıldı. Yenilerle eskilerin güzel bir karması olduk!
Sakatlık iddiaları çıkmıştı hakkında. Sağlığın ne durumda?
Herhangi bir sakatlığım yok. Tabii ki bu sporu profesyonel anlamda yapınca sakatlıklar yaşayabiliyorsunuz ama öyle ciddi, ameliyat boyutuna gelecek veya spor hayatımı bitirecek bir sakatlığım yok.
Vakıfbank’ın başarısı sizin üzerinizde baskı oluşturuyor mu veya sizin hırslanmanızı sağlıyor mu?
Böyle bir etkisi olmuyor. Vakıfbank çok iyi bir takım, iyi bir kadro. Voleybolda iyi olan kazanıyor. Biz de daha iyi olabilmek için çabalıyoruz.
Neslihan Demir formunda olduğu zaman takımını bambaşka bir seviyeye taşıyabilen bir oyuncu. Kendini şu an nasıl hissediyorsun?
Şu an iyi hissediyorum kendimi. Sezon çok yoğun başladı. Belli bir seviyede oynuyorsanız, haftada üç maç yapabiliyorsunuz ve bunun üzerine antrenman yapmak durumunda kalıyorsunuz. Her zaman formda olmak çok zor. Ben 18 senedir oynuyorum ve turnuvaların yoğunluğu, maç sıklığı nedeniyle 365 gün formda olmamız bekleniyor. Buna alışabilmek ve sakatlıksız bunu başarabilmek çok zor. O anlamda iyi olduğumu düşünüyorum. Bu güne tek parça gelebilmeyi başardım!
Geçen sezon fiziksel ve mental olarak yoğun bir sezondu. Milli Takım’ın performansını ve konsantrasyonunu etkiledi mi bu yoğunluk?
Gerçekten dediğim gibi çok yorucu, hem mental olarak hem de fiziksel olarak. Düşünsenize bir sene içinde neredeyse 100 tane maç yapıyorsunuz. Bu yüz maçı oynayabilmeniz için de antrenman yapmanız gerekiyor. Senede 10-15 gün tatiliniz var. O yüzden bu tempoyu kaldırmak çok zor ama insan bir süre sonra alışıyor. Herkesin bilmesini isterim. Bu seviyede her gün formda kalmak zor. Yaşım da ilerliyor! Yoruluyorum artık.
Milli Takım’ın görece başarısızlığını bu yorgunluğa bağlayabilir miyiz?
Tabii ki bir sürü etken vardır. Her zaman başarılı olacağız diye bir kaide yok. Milli Takım şu an bir yenilenme sürecinden geçiyor. Ona rağmen dünya sıralamasında çok iyi bir yerdeyiz. Daha iyisi olacak ama biraz ülke olarak sabırlı olmamız gerekiyor. Yeni arkadaşlarımız geliyor onların adaptasyonu var, yepyeni bir antrenörle çalışıyoruz. Antrenörün değişince oyun mentalitesi de değişiyor. Onun adapte olması... Bunlar kolay şeyler değil. Biz yine de elimizden geleni yaptık.
Eğer voleybol, futbol popülerliğinde olsaydı; alacağınız eleştiriler çok daha ağır olur muydu?
Elbette. O popülerlikte olsaydı daha ağır eleştiriler alırdık fakat aldığımız övgüler de daha şiddetli olurdu. Yine de voleybolun daha popüler olmasını isteriz.