İşte Burak ve Sabri gerçeği!

İşte Burak ve Sabri gerçeği!
İşte Burak ve Sabri gerçeği!
Galatasaray'ın eski yöneticisi Cüneyt Tanman, son dönemin çok tartışılan oyuncuları Burak Yılmaz, Sabri Sarıoğlu, Fernando Muslera ile ilgili detaylı açıklamalar yaptı. Tanman, kendisini istifaya götüren süreci de anlattı.

Galatasaray yönetim kurulundan istifa eden Cüneyt Tanman, Bugün Gazetesi'ndeki köşesinde gündemle ilgili oldukça çarpıcı açıklamalar yaparken, yönetici olduğu dönemdeki tartışmalı olaylara açıklık getirdi.

Hamza Hamzaoğlu yeni transferi açıkladı

Sarı-kırmızılı takımın efsane kaptanlarından Cüneyt Tanman'ın yazısı şöyle:

"BURAK YILMAZ'LA SORUN OLMAMA İHTİMALİ YOK"

Kadroda alternatifi yok. Hamza hoca Niasse’yi tanıdığı için almak istiyor ama bu Burak Yılmaz’ı kaybederek olmamalı. Aralarında sorun olmama ihtimali yok. Özel ilgiye layık bir futbolcu.

Yönetimdeyken yazı yazmam ve TV yorumculuğum eleştirildi. Haksız olduğumu düşündüğüm şekilde görevden alındım. Kapı kapı dolaşıp kendimi savunacak değildim. Galatasaray için bıraktığım 2 kurumum vardı. Kim işini bırakıp da Galatasaray’a gelmiş. Yönetimde herkesin işi var, onlar devam etmiyorlar mı? Geçmişte birçok ünlü gazeteci de yönetim kurullarındayken yazmışlar çizmişler. Reha Muhtar, Uğur Dündar, Fatih Altaylı gibi. Aileden milyarder değilim. Hayatımda medyadan kazandıklarımın çok önemi var. Futbol şubesinin yoğunluğu nedeniyle 3 ay ara verdiğim işlerime dönmem niye yanlış olsun? Sonra, ben ne yazmışım? Sabri olayı ve Galatasaray’ın transfer ihtiyacını, Hamza hoca ile Burak’ın arasında sorun olduğu ve mutlaka çözülmesi gerektiğini belirtmişim. Yani kulübün önünü açacak şekilde yol göstermişim. Zaten bunları yazarken aktif yönetici değildim. Futbol şubesi sorumluluğum alınmıştı.

"SADECE KOŞMAK İŞİ ÇÖZMÜYOR"

Hamza hoca 'Aramızda ne sorun olacak?' dedi. Ben ise 'Burak ile Hamza hoca arasında bir sorun olduğu belli ve bunu çözmeli' dedim. Burak’ı terbiye etmek için 50’li 60’lı dakikalarda oyundan alırsanız ve bunu arka arkaya yaparsanız, burada sorun olmama ihtimali olmaz. Burak’ı da yakından tanıdığım için hatırlatmak istedim. Messi’den bile savunma yapmasını isteyebilirsiniz. Ama bunun bir şekli olur. Burak bence Osmanlıspor maçında forvete yakın oynayanların hiçbirinden az koşmadı. Sadece koşmak işi çözmüyor. Umut da çok koştu ve pres yaptı. Burak'ı bu şekilde kaybedersiniz.

Soru: Burak sorunuyla birlikte hocanın Niasse isteği gündeme geliyor. Taraftar bu transfere karşı. Sizce Niasse soruna çare olur mu?
Galatasaray’ın forvet bölgesinde bir oyuncuya daha ihtiyacı var. Drogba’nın geldiği dönemi hatırlayalım. Drogba’lı, Burak’lı Galatasaray mı? Yoksa Umut’lu Burak’lı Galatasaray mı? Bence Burak çok önemli. Taviz değil ama özel ilgiye layık bir oyuncu. Ona eksiklerini söylemenin yolu daha farklı olmalı. Şu an kadroda alternatifi yok. Niasse yi tanıdığı için ve tabii kulübün transferdeki sıkıntısı nedeniyle almak istiyor. Ancak bu Burak’ı kaybederek olmamalı. Hiç kimse alınmıyorsa, Niasse belki olabilir.

"ARDA İÇİN TARAFTARA YALAN SÖYLEMEDİM"

Eleştirildiğim diğer iki konu da Arda ve İbrahimoviç’ti. Arda’yı benim kadar seven ve Galatasaray’da görmek isteyen başka bir yönetici bulamazsınız. Ama bir de işin gerçek tarafı var. Barcelona yatırım yapmış, aynı kulvarda yarışacağı bir takıma 6 aylığına oyuncuyu vermez. Bunu bilen biri olarak niye taraftarımı kandırayım ki? Gücümüz varsa kralını alıp Galatasaray’ın kadrosuna katabilecek kapasitemiz var. Takip ettiğimiz isimler var. İbrahimoviç ise ilk olarak Çanakkale’de seçim öncesi yaptığımız seyahatte gündeme geldi. Birkaç genç taraftar başkanla bunun üstüne sohbet etti. Olay büyüdü. Başkan da dahil olmak üzere futbolla ilgili herkese böyle bir ihtimalin olup olmadığını çek ettim. Olmadığı söylendi. Eğer var da bana söylenmediyse, bu zaten daha büyük bir ayıp.

NİYE İSTİFA ETTİM?

Herkes çok gergindi. Rahatlasınlar istedim. Ama benim istediğim zamanlama, benim istediğim şekilde oldu. Açıkcası başkan ve kardeşi ile vizyonumuz, futbolu bakışımız uyuşmadı. Sebebi, benim futbola bakışımın daha gerçekçi olması olabilir.

"İKİ AY FENA GİTMEDİ"

Başkan ile tanıştığımız ilk gün, neler yapmak istediğimi net olarak ifade ettim. Bana verilen sözler yerine getirilmezse nelerin olabileceğini daha ilk gün masaya koydum. İKİ ay her şey fena gitmedi. Sonradan topa giren Mehmet Özbek ile bile uyumlu çalışmaya gayret ettim. Seçim ve yetki alınan genel kurul sonrası olay değişti. Proje sona ermiş olmalı. Florya’yı ben bırakmadım. Başkan 'Sen altyapıya ve scout işlerine bak' dedi. Yönetim kurulu kararı ile futbol şubesine getirilen ben, herhangi bir yönetim kurulu kararı olmaksızın sözlü olarak 'Sen biraz kenara çekil' ifadesiyle karşılaştım. Bu dakikadan sonra ne yapsaydım?

KAMPTA HAKSIZLIK

Avusturya kampını erken terk ettiğim söylendi. Halbuki Hamza hocanın yardımcısı Metin Mert ile beraber zorlu bir yolda 13 saat araba yolculuğu ile Polonya’nın en kuzeyindeki bir yere gittik. Bir kaleciyi izledik. 3 ay boyunca hiçbir özel işimi, hatta hiçbir ailevi meselemi Galatasaray’ın önüne koymadım.

"MUSLERA'NIN KAFASI KARIŞIK ÇÜNKÜ..."

Muslera geçen sezon son 5 maç tek gol yemedi. Bu sezon iki maçta 4 gol yedi, ki 3’ünde ciddi hatası var. Muslera’ya gelen resmi teklif hiç olmadı. Ancak bana ciddi insanlardan ciddi rakamlar telafuz edildi. Muslera da yazılan çizilenleri okudu. Konsantrasyonu bozulmuş olabilir. Bence kafası Sivas’ta yediği golde kalmış olmalı.

"SABRİ PAZARLIK YAPMADIM DEDİ AMA..."

En çok eleştirildiğim konulardan birisi Sabri’dir. 2 konuda eleştiriliyorum. Bir; niye ideal adam değil dediniz ama çok para verip imzaladınız deniyor? Cevabı çok basit; Ben Hamza hocayı hep onore etmeye çalıştım, teknik patronun o olduğunun hep altını çizdim. Hamza hoca başka sağ bek istedi de biz almadık mı? Onun tarafından Alves konusu geçti ama onun da alınma şartları çok ağırdı. Onun dışında “Ben Sabri ve Tarık ile devam etmek istiyorum” dedi. İkincisi; Sabri, hiç pazarlık yapmadığını, parayı Mehmet Özbek ile benim verdiğimi söyledi. Başkan da beni futbolcu izlediğim Polonya’dan arayarak konuyla alakalı Sabri’ye kızgınlığını dile getirdi. Oysa kendisi görüşmedi ama menajerleri sağ olsunlar günlerce pazarlık masasındaydılar. Zaten ben ikinci kampa gönderilmedim."

Dursun Özbek noktayı koydu