Kadıköy'de Horoz sesi yok

Avrupa'ya endeksli bir futbol gündeminin hakim olduğu haftada 'Benim işim burayla' diyen tek büyük, dün Saraçoğlu'nda lig üçüncüsünü ağırladı...
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

Avrupa'ya endeksli bir futbol gündeminin hakim olduğu haftada 'Benim işim burayla' diyen tek büyük, dün Saraçoğlu'nda lig üçüncüsünü ağırladı... Christoph Daum'un sahaya 4-4-2 gibi yayılan ama kanatlara yerleştirği Tuncay ve Rebrov'la eldeki golcüsü sayısının aslında dörde ulaştığı (Tabii ki Van Hooijdonk ve Serhat'la birlikte) Fenerbahçe, hücum zengini kadroyla 'fakir' bir giriş yaptı mücadeleye. Giray Bulak'ın öğrencileri her kaptıkları topta 'çalışılmış' kontra ataklar ürettiler ve sadece son vuruşta hedefe ulaşamadılar. İlk 15 dakika içinde Yeşil-Siyahlıların ikisi çok ciddi 3 gol girişimi vardı. Bu pozisyonlarda en derin imzanın, Sarı-Lacivertli forma altında gün yüzü göremeyen Ali Akdeniz'e ait olması manidardı.
İkisi gölge, dört forvetli Fenerbahçe ise ilk kayda değer pozisyona 26'da Serhat'la kavuştu. Aynı Serhat 27'de bir kez daha sahne aldı. Koca yarı boyunca Sarı-Lacivertliler, 39'da Ali Güneş'le, 45'de de Van Hooijdonk ile tehlikeli oldular. Dört forvet, dört pozisyon; dengeli bir dağılım... Denizlispor ise hızlı başladığı ilk yarının son bölümlerinde oyunu rölantiye almayı denedi ve bunda da başarılı oldu. Ama her kaptıkları topta da tehlike sinyalleri yaymayı sürdürdüler.
Ümit Özat'ın asistleri
Geçen sezon İstanbulspor'da son derece bir dönem geçiren ve dikkatleri üzerine toplayan Selçuk Şahin, topu her ayağa alışında Fenerbahçe seyircisi sanki ona sesiyle yol gösteriyor. Bu da bence genç oyuncunun konsantrasyonunu bozuyor. Daum ikinci yarıya orta sahaya yaratıcı dokunuşlarda bulunması için Aurelio'yu, Selçuk'un yanında sahaya sürdü. Gerçi yarının hemen başında kazanılan serbest vuruş, bu tür arayışlara girmeden skor dengesini Fenerbahçe lehine bozacak gibiydi ama Van Hooijdonk fırsattan yararlanamadı. Futbolun güreşten temel farkı, güzel oyunun puanla ödüllendirilmemesi. Nitekim o ana kadar etkili görünen Sarı-Lacivertliler, Petkov'un yerine sol kanada kaydırılan Ümit Özat'ın ortasında gecenin vasat isimlerinden Tuncay'ın kafasıyla öne geçtiler. 73'te ceza sahası içine yapılan yine Ümit Özat imzalı ortada yerden fazla zıplayan topa kaleciden bir hamle önce kafasıyla vuran Serhat, farkı ikiye çıkardı. Fenerbahçe artık rahatlamıştı.
Madem lig yarışında önemli olan kötü günün karlarını hanene yazmak; Sarı-Lacivertliler dün bunu başarıyla gerçekleştirdiler. Kalan dakikalarda gerilen sinirlerin sahaya yansıması ve Denizlispor adına Levent Kartop'un kullandığı enfes serbest vuruşta kaleci Volkan'ın estetik kurtarışı vardı. Böylelikle Denizlispor, haftalar süren başarılı serisine Saraçoğlu'nda son verirken, güzel oynadığı dakikalarda sayı elde edememesinin semeresini ödedi. Bu soğuk havada tribünleri dolduranların daha sıcak bir futbolu hakettikleri kanısındayım. Ama zaten futbolda kazanan yeterince ısınıyor.