Kanarya 'yalıçapkını' olunca...

Geçen hafta gördük ki, birileri futbol maçlarını bahane edip utanmasa 'Hepimiz Hrant'ız' sloganını 'Hepimiz Ogün'üz' diye tekzip edecek.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Geçen hafta gördük ki, birileri futbol maçlarını bahane edip utanmasa 'Hepimiz Hrant'ız' sloganını 'Hepimiz Ogün'üz' diye tekzip edecek. Daha da beteri, futbolu kullanıp suçu ve suçluyu fütursuzca övenler ceza görmedikçe oyun bu ayıba alet olmaya devam edecek. Spora karışan en pis siyaset bu. Çünkü karıştıranların ellerinden hâlâ kan damlıyor. Neyse ki bu ülkenin coğrafi ve 'vicdani' olarak Batı'ya en yakın noktalarından birindeydik dün akşam. Beyaz Bereliler yoktu ve biz Kızılderili gibi hissetmiyorduk. Ama yine de gülmüyordu yüzümüz. Çünkü yıllardır Balkanlardan geldiği iddia edilen soğuk hava bu sefer İzmir'den yurda sızmıştı. Dondurucu rüzgâr sahadaki taraflardan hiçbirinin arkasında değildi, faili meçhul esti maç boyunca.
Zico, peçetelere değilse de gazete köşelerine yazılan 'istek parçalara' rağbet eden bir kadro sürmüştü sahaya ve belli ki Erciyes civarlarından daha üretken bir oyun bekliyordu. Lakin başlarda aktif ve dinamik gözüken taraf Gençler'di. 6. dakikada üçe beş yakaladılar rakip defansı, Erhan'ın vuruşu direkte patladı. Ve fakat, ilk dakikalardaki serilikleri onları tam gole heveslendirmişti ki, Tuncay'ın golüyle yüzleştiler. 9'da Serkan, Appiah'ı milis kuvvet misali kaçırmış, onun ortasına Tuncay 'gelişigüzel' vurmuştu kafayı: 1-0. Bu gol tarihe tekerrür hevesi verebilir diye düşündük. Yedi senedir rakibini yenemeyen başkent ekibi bu sene hiçbir İstanbul derebeyine gol atamamıştı çünkü. Lakin oyunun hakkı diye bir şey vardı, diri, oyun daraltan presleri sonuç almalıydı. Aldı da nitekim. 21'de Mehmet Nas uzaktan çok iyi 'zumladı' kaleyi ve tam köşeyi buldu. Bu gol ve nereye estiği hâlâ belirsiz olan rüzgâr dengeyi yeniden sağlamıştı. Buna karşın, pek akmayan ve yaratıcı olmayan oyunda bakteri misali bir dolu pozisyon da ürüyordu bir yandan. Sarı Lacivertliler özellikle de yan toplarda sürekli fire veriyordu. Gençler ise kenarlardan kaçak yapıyordu. İlk yarının en büyük fırsatı 35'te harcandı: Alex, Aurelio'ya indirdi ama hem onun hem de Kezman'ın vuruşları cılızdı.
İki takım da misafirdi aslında
İkinci yarıyı tıpkı ilk yarıda olduğu gibi konuk ekip açtı. 'Konuk' derken lafın gelişi, iki takım da yarı misafir sayılırdı İzmir'de. Bu yüzden umduklarıyla buldukları arasında gidip geldiler sürekli. Önce Mehmet Çakır vurdu uzaktan. Ama asıl tehlike 52'deki Promise hamlesiydi. Orta saha sıkışmışlığını aşamıyor, rüzgârın oyunbozanlığına da ayak uyduramıyordu Sarı Lacivertliler. Böyle giderse hiçbir şey olmaz diye içinden geçirenleri ters köşeye yatıran gol ise 57'de Aurelio'dan geldi. Öncesinde operasyonel hamleler içeren bu vuruşta en iyi yardımcı oyuncu rolünde Tuncay ve Alex vardı: 2-1.
Skor üstünlük direnç kattı Fenerbahçe'ye. Kırmızı Siyahlılar ise verimsiz çabalarının karşılığını alamamanın hüsranını yaşıyordu. Oyun stabilize oluyor derken 75'te yeni bir rota belirlendi. Çünkü Kezman, kısır oyununa, fol ve yumurta kıtlığında üretilmiş bir de kırmızı kart eklemişti. Ardı arkasına hamleler başladı iki teknik adamdan. Lakin sonuç gelmedi. Fenerbahçe Kezman'sız daha fazla pozisyon buldu, Semih yine az zamanda çok iş yaptı. Gençler ise can havli modundan gol çıkaramadı.

FENERBAHÇE: 2
Volkan.6
Serkan.6
Edu.6
Can.5
Uğur.5
Deniz.5
Aurelio.7
Appiah.6
Tuncay.7
Alex.6
(Semih 77).-
Kezman.5

G.BİRLİĞİ: 1
Gökhan.6
Erhan.7
Traore.4
Tuna.4
Eren.5
Engin.5
M. Çakır.6
M. Nas.6
Kerem.5
(Okan 82).-
Sandro.5
(Draman 74).4
Isaac.4

GOLLER: Tuncay (9), Aurelio (57) / Mehmet Nas (21)
SARI KARTLAR: Serkan, Edu / Eren, Engin
KIRMIZI KART: Kezman (74)
Stat: İzmir Atatürk - Hakemler: T. Özkalfa, A. Sinem, M. Emre Eyisoy