Kapanan televizyon olsun Başkan

Kapanan televizyon olsun Başkan
Kapanan televizyon olsun Başkan

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, perşembe gecesi yaklaşık 4 saat şike süreci ve hedeflerine dair NTVSpor da Rıdvan Dilmen, Fuat Akdağ ve Güntekin Onay ın sorularını yanıtladı.

Aziz Yıldırım, NTVSpor'daki yayında şike davasının arkasındaki iradeyi açıklaması halinde televizyonun kapanacağını belirtip, 'esas konuşma'sını bir kez daha öteledi.
Haber: KENAN BAŞARAN - kenan.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, günlerdir beklenen NTVSpor’daki canlı yayına önceki gün çıktı ve konuştu. Şike davası sürecini takip etmeyenler için ‘çok şey’, süreci takip edenler içinse ‘yeni bir şey’ söylemedi. Yıldırım’ın en çok tartışma yaratan sözleri de Alex de Souza’nın bir ‘efsane’ olmadığına dair açıklamalarıydı.
Programda herkesin merakla beklediği esas konu Yıldırım’ın şike davasına dair yeni bir söz söyleyip söylemeyeceğiydi. Ancak Yıldırım, daha önce de defaatle söylediklerini tekrarladı ve özeti de şuydu: “Bu bir şike davası değil.” Bu noktada, “Davanın arkasındaki irade kim” diye güzel bir soru geldi. Fakat Yıldırım, “Açıklarsam televizyonunuz kapanır. Çok şey biliyorum. Konuşursam bu operasyonu yapanlar çok üzülür” dedi. Gerek mahkeme öncesinde gerekse de mahkeme safhasında Yıldırım, “Konuşacağım. Herkes her şeyi öğrenecek” demişti. Ama, konuşmadı. Hatta hakimin “Buyurun konuşun Aziz Bey, tarihi bir fırsat bu” demesine rağmen Yıldırım, “Olmuyor işte. Konuşursam da niye konuştun diyecekler” diyerek yanıt vermişti.

Gerekçeli kararı yorumlamalı
Yıldırım’ın şike davasına ilişkin konuşmaları genelde mahkeme öncesine dairdi. Polis ve savcılık evrelerine dair eleştrilerini yineledi ve bu konuda haklı olduğu çok nokta var. Polis fezlekesi ve iddianamenin ‘nihai hakikatmiş’ gibi kamuoyuna sunulması ve medyanın genelinin bu anlamda aldığı tutuma yönelik eleştirilerine hak vermemek elde değil. Yine Savcı Berk’in görev değişikliğinden sonra “Yazılanların yüzde 90’ı yalandı” demesi de üzerinde ısrarla durulması gereken bir konu.
Öte yandan Yıldırım bu konulardaki eleştirilerini yaptığı savunmada da zaten dile getirdi. Tahliyeden sonra Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu’nda yaptığı konuşmada da bir kez daha bu noktalara vurgu yaptı. Bugün artık Yıldırım’ın hüküm giymesine neden olan kararın gerekçeleri üzerinde yorum yapması lazım. Devam etmekte olan yargı süreci (Yargıtay safhası) Yıldırım’ın hakim Mehmet Ekinci’nin gerekçeli kararına dair fikir beyan etmesine mani değil.
Yıldırım’ın neden tutuklandığından telefon tapelerine kadar yönelttiği birçok eleştiriye mahkeme gerekçeli kararda kendince cevap veriyor. Artık merak edilen Yıldırım’ın hâkimin gerekçelerine dair yorumlarıdır. Çünkü Yargıtay’daki temyiz safhasında belirleyici olan bu gerekçeli karar olacaktır.

Belgeler her şartta açıklanmalıdır
Bir diğer önemli husus da Yıldırım’ın elinde olduğunu söylediği ve zamanı gelince açıklayacağını belirttiği belgeler. Anlaşılan Yıldırım, bu belgeleri yeni tedarik etti. Çünkü ‘televizyonu kapattıracak kadar vahim olan belgeler’ daha önce elindeydiyse bunları savunmasında kullanılması gerekirdi. Bu belgeler daha önceden elinde olduğu halde bunları savunmasında kullanmaması düşünülemez...
3 Temmuz sürecinin en önemli kazanımı Aziz Yıldırım’ın yapacağı konuşma olacaktı. Evet, sadece bir kulübe odaklanarak futbolda temizlik yapılamaz. Evet, Fenerbahçe de herkes kadar temizdir. O yüzden Yıldırım ne zaman “Konuşacağım” dediyse büyük bir umut besledim. Ama Aziz Başkan,yine ‘esas konuşması’nı öteledi. Bu ötelemeler ‘konuşursam’ların ‘blöf’ olduğu yargısına hizmet ediyor sadece.
Oysa Türkiye futbolunun olduğu kadar onu yargılayan hukuk sisteminin de ‘televizyon kapattıracak’ bu açıklamaya esaslı bir ihtiyacı var. Zaten konuşulamıyorsa o televizyon açık kalsa ne olacak ki...

Demirel ve FIBA da konuşmalı!
Aziz Yıldırım’ın basketbolda Avrupa’dan gelen hakemlerin federasyonun organizasyonuyla Kapalıçarşı’ya götürülüp hediyeler alındığını ve kendisinin buna son verdiği için maçlar kaybettiğini söylemesine Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel ve FIBA yönetiminin yanıt vermesi elzemdir. Yıldırım’ın kendi tanıklığına dayandırdığı bu somut iddia çok ciddir ve kimse kulağının üstüne yatamaz.

Yıldırım, Dereli’yi teyid etti
Aziz Yıldırım’ın dikkat çeken açıklamalarından biri 2006’daki meşhur Denizlispor maçı öncesi UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik’i arayıp hakemin maçı iyi yönetmesini istediğini söylemesiydi. O maçın hakemi Selçuk Dereli de Milliyet gazetesindeki köşesinde Erzik’in kariyeri boyunca kendisini bir tek bu maç öncesi aradığını yazmıştı. Dereli, Fenerbahçe’nin şampiyonluğu kaybettiği Denizlispor maçının faturasını da Avrupa klasmanında ‘elit kategori’ye yükseltilmeyerek ödediğini ve bu işin arkasında da Erzik olduğunu savunmuştu. Dereli, 5 Şubat 2012’de Radikal’de yaptığımız söyleşide de “Erzik beni arayıp ‘Selçuk seni kutluyorum. Elit Kategori’ye çıkmayı hak ettin. TFF arayacak seni’ dedi. Ne arayan ne soran oldu. Ne oldu da terfim yapılmadı? Kim engelledi kimlerden korkuldu?” demişti.