Kara haber Prag'tan duyulur

Gelsenkirchen'in, emekleme dönemlerimize ait kötü bir anısı vardı hatıralarda. Euro '80 elemelerinde, sonradan şampiyonluğu uzanan Batı Almanya, Türkiye'yi Fischer ve Zimmermann'ın golleriyle üzmüştü.
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

Gelsenkirchen'in, emekleme dönemlerimize ait kötü bir anısı vardı hatıralarda. Euro '80 elemelerinde, sonradan şampiyonluğu uzanan Batı Almanya, Türkiye'yi Fischer ve Zimmermann'ın golleriyle üzmüştü. 22 Aralık 1979'daki bu maçtan 14 yıl sonra yine bir Aralık gecesi, Gelsenkirchen'de şans arıyorduk. Stat elbette farklıydı; aradan geçen onca zaman sonra Türk futbolu da...
Mücadele öncesi Mircea Lucescu, 1 Ekim'de Stamford Bridge'de yendikleri Chelsea'yle, Schalke Arena'da karşılarına çıkacak olan takım arasında ciddi bir fark olduğunu söylüyordu. Rumen teknik adamın kastettiği, oyuncu isimleri değildi elbet; İngiliz Premier Ligi'nde bu sezon işi sıkı tutacağını gösteren, kötü oynasa da kazanmasını bilen bir takımdan bahsediyordu Lucescu. Claudio Ranieri ise elindeki 'derin' kadrodan, kendince bir 11 oluşturarak sahaya sürmüştü. Uzun bir sakatlık döneminde sonra tekrar kaptanlık pazubandını koluna geçiren Desally ve kendisine çok şans tanınmayan Babayaro, dünkü Chelesa 11'ine ilişkin temel verilerdi.
Maç, Londra'dakinin tersine Beşiktaş'ın gözle görülür üstünlüğüyle başladı. Ama oyun hakimiyetini, tek bir pozisyon bile üretemedi. Chelsea ise yavaş topu karşı alana yıkmaya ve şans aramayı denedi. Yine de ilk devre son derece yavan ama Beşiktaş cephesi açısından heyecanlı geçti. 14. dakikada Babayaro'nun yakın mesafeden sol ayağının dışıyla vurduğu şut Cordoba'dan dönerken, soyunma odasına mutlu dönme fırsatını kaçıran taraf Siyah-Beyazlılar oldu. 45'te Sergen'in geriye dönüp verdiği pası son derece güzel bir ortayla ileri yollayan Kaan Dobra, Pancu'yu Cudicini'yle karşı karşıya bıraktı. Amu Rumen futbolcu, önce açısını bozdu, sonra da meşin yuvarlağa gökyüzüne dikti.
İleride çoğalamadılar
İkinci yarı benzer görüntülerle açıldı. Sahaya yağan konfetilerin neden olduğu zorunlu uzatma dakikalarının ardından oyunda Chelsea'nin üstünlüğü vardı. Londra ekibi, ciddi gol pozisyonları bulamadı ama topu her iki kanada yaymaya ama özellikle, soldan Gronkjaer-Babayaro ikilisiyle etkili olmaya çalıştı. Beşiktaş ise kulağı Prag'daki maçta, mücadelesini kendi defans hattı çevresinde kurarak sürdürmeye kararlıydı. Ama nedense kapılan toplarda, zeka ve ısrar kokan kontratak denemeleri yoktu. İlerde çoğalma konusunda son derece tedirgin görünen Siyah-Beyazlılar'da, maç boyunca iki yarıda da kaşındaki kanama yüzünden kenara giden İlhan Mansız, daha çok varyete peşindeydi.
Son 20 dakikada Lucescu, Okan Koç ve Tümer ikilisini sahaya sürdü ama golü kalesinde gören taraf Beşiktaş oldu. Yasin'in hatayı pasında Duff, topu Hasselbaink'e aktardı, Hollandalı da ağlara: 0-1. Peşi sıra Bridge skoru 2-0'a taşıdı. Umutlar Sparta Prag'tan gelen beraberlik haberlerine kalmıştı. Ama haber acıydı. Beşiktaş, 8 Kasım 2000'de Nou Camp karşısındaki 5-0'lık Barcelona yenilgisiyle veda ettiği Şampiyonlar Ligi serüveninde bu yıl çok umutluydu ama Türkiye adına sahneyi terkeden ilk isim oldu.