Kartal yine de en 'sol'dan

Komedi filmlerini aratmayacak nitelikte bir maç! Saha Trabzon, maç Akçaabat Sebatspor'un, rakipse Beşiktaş. Avni Aker'de ellerin parmakları kadar Beşiktaş yandaşı, beş yüz kadar Trabzonsporlu fanatik gerisi maçın sahibini destekleyenler.
Haber: ASENA ÖZKAN / Arşivi

Komedi filmlerini aratmayacak nitelikte bir maç! Saha Trabzon, maç Akçaabat Sebatspor'un, rakipse Beşiktaş. Avni Aker'de ellerin parmakları kadar Beşiktaş yandaşı, beş yüz kadar Trabzonsporlu fanatik gerisi maçın sahibini destekleyenler. Dakika sekiz Zago'nun geri pasında kaleci Cordoba'nın ayakları karışınca Yusuf yaşamı boyunca unutmayacağı topu Beşiktaş kalesine gönderiyor. Akçaabatlılar takımlarını destekliyor. Beşiktaşlıların sesi duyulmuyor, Trabzonsporlular ise önce Sinan Engin'e ardından da Beşiktaş'a küfürleri peşi sıra sıralıyor.
Beşiktaş'ın tek sorunu sahaya çıkıp karşısındaki rakibine yenmek olsa sanıyorum aşamayacağı engel ama... Kronikleşen sorunların kangreni beraberinde getirmesi kaçınılmaz. Pazartesi günü dişlerini kestirecek Sergen izinli, bunu duyan İlhan'ın ne işi var Trabzon'da! Ahmet Dursun gelmeye kalksa Lucescu yemin etmiş bir kere almamaya. Yeminden de dönülmez ki... Bir garip sorun yumağı Siyah-Beyazlılardaki. En ufak kuşkum yok, Lucescu'nun yerinde bir başka teknik adam olsa kameraların karşısına geçip takım içinde sorun yaratmayı alışkanlık edinen futbolcuları tek teş ifşa ederdi. Ve futbol...
Karşılaşmanın başında öne geçen Akçaabat Sebatspor sahaya zaten savunmaya yönelik oyun anlayışı ile dizilmişti. Yengiyi bulmuşken de bu taktiği pekiştirdi. Teknik direktör Mehmet Birinci ileride sadece Selahattin'i bıraktı. Genelde 6-3-1, kimi zamanda 7-2-1'e döndüler. Alan savunması yerine 'adam adama' dediğimiz bireyselliği yeğlediler. Beşiktaş onların ceza alanını kapsadığı zaman ise aradan golün sahibi Yusuf'la çıkardıkları toplarla tehlike yarattılar. Bu son derece normal zira yenilgisiz lig lideri karşısında öndesin kaldı ki, Beşiktaş Sergen gibi yaratıcısı futbolcusundan yoksun. Bu fırsatı bir daha yakalamak olası mı?
Yerinde değişim!
Beşiktaş'ı bu kez anlatması zor. Serdar'dan başlamalı. Bana öyle geliyor ki, Serdar 'futbolcu' kimliğini bir titr olarak kullanma istemi duyuyor. Geçmişte Beşiktaş'ta ardından Kocaelispor'da yaptıklarını izlememiş olsak futbolcu olduğuna inanmamız zor. Solda Serdar yok, sağda Okan'ın yapmaya çalıştığı ortalar yerine gidemiyor. Kanatlar durunca da Beşiktaş zorlanıyor. Bu nedenle de Siyah-Beyazlılar ilk yarıda pozisyon üretmekte sıkıntılar yaşıyor. Sinan, Tümer ve Ahmet Hassan'ın uyumsuzluğu da pozisyon kısırlığının bir diğer nedeni. Sakatlıklar ve kaprisler nedeniyle zengin yedek kulübesi veresiye satan ticaret erbanının belleklere kazanan portresiyle özdeşleşiyor.
Lucescu ikinci devrede radikal bir değişim yapıyor. Serdar sahada ve ileri uçta görev yapıyor. Okan'ın yerini Kaan alıyor, Sinan-İbrahim değişiminde Serdar, Sinan'ın yerine kayıyor. Burda Lucescu'nun hakkını vermek gerekli. Bizim aksadığını savunduğumuz futbolcu Tümer'in golünün ardından Beşiktaş'ı öne geçiriyor. Cordoba'nın hatası kuşku yok ki, uzun süre gündemde kalacak. Kalesine giren topu çıkarması ise unutulup gidecek. Tıpkı Lucescu'nun Chelsea maçının ardından suçlanması gibi. Yengiler çabuk unutuluyor, yenilgiler nedense namus lekesi gibi çıkmıyor.