Kim 'Inter'nasyonalmiş gösterdiler

Devler Ligi'nde başka bir Fener

Ligde iyi bir futbol ortaya koyamayan Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'ne üç puanla başladı. İtalya şampiyonu Inter'i Şükrü Saracoğlu'nda ağırlayan Sarı-Lacivertliler, üst düzey futbolunu Deivid'in golüyle süsledi.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

İki yıl aradan sonra yine Şampiyonlar Ligi podyumundaydı Fenerbahçe. Üstelik bu sefer küfesinde izansız hedefler, abartılı (ve sonra kâbusa dönüşen) rüyalar da yoktu, haddini bilen bir vakurla başlıyorlardı işe. Ortalama dört maçta bir galibiyet alabildikleri bu VIP listesinde, öncelikle ikinci tura 'akredite olabilme' uğruna bir savaş vereceklerdi ve görünen o ki ayakları bu sefer yere sapasağlam basıyordu. Maç öncesi iki takım arasındaki 'kot' farkını indirecek 'bayındırlık' farkını Inter'in sakatlıkları sağlar diye ummuştuk hepimiz. Yine de o müthiş işlevselliği pek beklemiyorduk. Bu grubun mutlak favorisi karşısında, kantarı Fenerbahçe'den yana yatırmaya cüret edemeyen pek çokları gibi biz de şaşırdık kaldık. Güvenilecek dallarını iyi oturtmuştu Kadıköylüler. Son 14 Avrupa maçında sadece üç yenilgi almış olan Zico, sorgu memurlarını tekzip edercesine oynatıyordu takımını ve Fenerbahçe, Kadıköy'deki son 7 Avrupa maçından yenik ayrılmamış olmanın verdiği güvenle maçı domine ediyordu.
Aslında kontrollü set oyunlarıyla açıldı sahne. Inter bol bol korner attı, Fener ise 10'da Deivid'le kafa. 20'de Kezman'ın 'İtalyan İşi' bir hamleyle sanki çaktırmadan düşürülüşü ve onun ardından gelen Suazo'nun sıfıra inişi ise ilk düello girişimiydi. Oyun belli ki ısınacaktı. 26'da rakip ceza sahasında kabardıkça kabardı Fener'in ayranı. Yerli ve yabancı Brezilyalılar, Roberto Carlos ve Wederson sol kanattan enfes yüklendi. Ama topu içeri 'tip'leyecek biri, misal Kezman, giremedi araya. 35'te bu sefer, oyuna inisiyatif koymak konusunda son derece hevesli gözüken Alex serbest vurdu, Aurelio'nun kafası sıyırdı geçti. İyi gidiyordu işler. Tribündeki pürneşe hal de bunu gösteriyordu zaten. 39'daki Suazo salvosu savuşturulduktan sonra bu çabanın ödülü enfes bir atakla 43'te geldi. Serbest dolaşım hakkına sahip Wederson Kezman'ı gördü, o da Alex'e iletti pası, Brezilyalının zarif çalımı ve ortasına ise Deivid bu sezonun ödülünü istercesine vurdu: 1-0. Bu organizasyonu alkışlamak için sadece futbolsever hüviyetine sahip olmak yeterliydi, ki biz de öyle yaptık ve devreyi çakırkeyf kapattık.
Maç temyizden döndü
İkinci yarıyı da aynı dilek kipinde açtı ev sahibi. Daha golün değil kırkı, beş dakikası dolmadan kendilerini İtalyan kalesine yüklenirken buldular. Belli ki infazı derhal bitirmek istiyorlardı. Inter ise mukabele etmek istese de somut delil bulamıyordu. 53'te Roberto Carlos'un vuruşu gol olsa dava erkenden düşerdi, olmadı. 57'de ise maç resmen temyizden döndü. Önce Roberto direkte kaldı, ardından Aurelio tamamına erdiremedi. Belli oldu, atamayana atmadıkları sürece Fener bu maçı zor bırakacaktı. Figo da girse bu gerçek değişmedi. Tabii sakarlıklar tekerrür etmediği takdirde. Zaten 63'teki Edu'nun kafası, ondan da önemlisi Alex'in müthiş uçuşu da gösteriyordu ki oyunun prodüktive merkezi Kadıköy'e konuşlanmıştı. Hiç değilse Semih'in 85'teki kafası gol olmalıydı, yoksa bir kaza kurşunu hakikaten yazık olacaktı. Neyse ki olmadı. Atılan 11 kornerle bir kuş vuramadı Inter. 'Trum-trak makinalaşmak' isteyen bir Fenerbahçe vardı sahada. Ve oyunu soğutmak dahil, her şeyi mükemmelen yapıyorlardı. Ben dünkü oyundan sonra 'şapkamı' çıkardım vallahi. Size de tavsiye ederim.

FENERBAHÇE: 1
Volkan 6
Önder 7
Edu 8
Lugano 7
R. Carlos 8
Aurelio 7
Deniz 8
Wederson 8
Deivid 9
Alex 9
Kezman 6
(Semih 67) 6

INTER: 0
Cesar 6
Zanetti 6
R. Nelson 5
Samuel 5
Maxwell 5
Stankovic 6
Dacourt 5
(Jimenez 70) 4
Cambiasso 4
Solari 4
(Figo 57) 4
Ibrahimovic 4
Suazo 4
(Crespo 72) 5

GOL: Deivid (43)
SARI KARTLAR: Lugano, Önder, Daivid / Ibrahimovic, Samuel, Jimenez
Stat: Şükrü Saraçoğlu - Hakemler: L. Medina, J. Jumenez, A. Gallardo