Kıtlıktan marifet çıkarmak

12 golle, sezonun en az gol atılan haftasını geride bıraktık. Önceki hafta da (14 golün kaydedildiği 14. haftadan sonra), 16 golle en az gol atılan üçüncü hafta olmuştu. Bir başka rekor: Dört adet 0-0. Bir haftada üçten fazlası görülmemişti.
Haber: TANIL BORA / Arşivi

12 golle, sezonun en az gol atılan haftasını geride bıraktık. Önceki hafta da (14 golün kaydedildiği 14. haftadan sonra), 16 golle en az gol atılan üçüncü hafta olmuştu. Bir başka rekor: Dört adet 0-0. Bir haftada üçten fazlası görülmemişti. Üç puanlı sistemin en 0-0'lı sezonundan geçtiğimizi anons edip durmuyorum boşuna! Bu hafta skorların daralmasında, esen rüzgârların, ince ince yağan karların, buz tutmuş kaygan zeminlerin ve bu şartların takımları iki kat temkine sevk etmesinin de payı vardı. Küresel ısınmaya dikkat çekenlerin yakaladıklarına çimdik attıkları şu günlerde, tabiatın futbola böyle çullanıvermesi, iyi bir zamanlama! Günlük güneşi ocakı tatille geçiren Futbol Federasyonu'nun da bir meteorolog hatta mümkünse (Ursula Le Guin'e selam!) bir 'iklimci' istihdam etmesinin vaktidir.
Bazı yorumcular, temkinli diziliş ve alan daraltma oyununun, krizdeki memleket futbolunun usul usul geliştirebileceği bir spesiyalite olabileceği fikrindeler. Bu fikirle oynayanlardan Mehmet Demirkol, salı-cuma Fenerbahçe-Gençler maçlarının kora korluğundan duyduğu memnuniyetle, bu gibi bazı eşleşmelerin (Beşiktaş-Vestel, Galatasaray-Kayseri) sık sık vuku bulmasının Türk futbolunu kalkındıracağını yazdı.
Gençler'in 'tık' meselesi
Ne var ki o kora kor mücadele, neticede, 'büyüklere' sıkı bir idman vermenin ötesine geçemiyor. Yine Mehmet Demirkol, Gençlerbirliği'nin kupada Beşiktaş'ı 3-0 yendiği maçtan sonra, yıllardır aynı intizamlı takım oyununu oynayan Kırmızı-Siyahlıların bir 'tık' eksik olduğunu, iki-üç anlamlı takviyeyle pekâlâ düzey atlayabileceğini yazmıştı. Gençlerbirliği ise Fenerbahçe karşısında iki yerleşik oyuncusunu satmasına rağmen maça asılabilmekle, yani toplamda bir 'tık' gerilememekle teselli bulabiliyor, nerede kaldı ki düzey atlatacak o hamleyi yapmak.
Fenerbahçe, Gençlerbirliği'nin partnerliğinden yararlanarak direncini geliştirdi. Takipçisi Galatasaray'la arasında geçen hafta Kayseri'de beşe düşen puan farkı, yine Kayseri'de yediye yükseldi. Kayserispor ile Galatasaray, buzul sahada 'puck' misali devinen topu bir an yalnız bırakmayarak saygıdeğer bir mücadele verdiler. (Toplam beş 'çeşit' Latin Amerikalı vardı sahada: Kolombiyalı, Uruguaylı, Paraguaylı, Arjantinli, Brezilyalı.) Kayserispor, Üç İstanbullu'yu yenememe zaafını sürdürdü. Sakatlıktan dönen Gökhan Ünal henüz tam işlemeye başlamadı. Statüsü yükselen Mehmet Topuz, kendini biraz takımdan ayırmaya mı başlamış nedir?
Antepspor-Beşiktaş maçı da vaatkâr eşleşmeydi doğrusu. Her ikisi de kendi kategorilerinde 'yükselen' takımlardı. Beraberlik, Beşiktaş'ın seri galibiyetlerle zirveye patinaj yapma hevesini kırdı birazcık. Lakin lig ve kupada beş deplasmandır kazanamayan 'Kara Kartal'ın oynadığı oyun bu kez hiç de manasız değildi.
Manisa-Trabzon, tatminsiz bir beraberlik maçı oynadılar. Manisaspor, birazcık 'gevrekleşen' kadro yapısıyla, gol kısmeti de açılmazsa, beklenen ivmeyi bulamayabilir. Trabzonspor, şimdi artık gün aşırı transfer de yapamayınca neyle meşgul olacak?
Haftanın gollerinin yarısı, Konya-Denizli maçında atıldı. 18 haftada 17 golle ligin en az yiyenlerinden biri olan Denizli, bu yekûnun neredeyse üçte birini bu maçta kalesinde gördü. Beşinciliğe tırmanan Konyaspor'da, yedeklikten muvazzaflığa geçen Hamburg doğumlu Eren Şen (23), büyük yararlılıklar göstermeye başladı.
Antalya'da değişen roller
Yeşil-Siyahlar baş aşağı gidiyor. Denizli ve Sakarya, küme düşme hattında. Teknik direktör politikaları da benziyor: Sakarya devre sonunda değiştirdiği hocayla devre arasının ortasında vedalaştı; Denizli de devre arasında anlaştığı hocayı 19. hafta sonunda yolladı. Sakarya Antalya'da Antalya'nın rolündeydi: Atamadı, atamadı ve yedi. Kritik maçı kazanan Yılmaz Vural takımı, kırmızı çizginin üzerine tırmandı. İkinci devrenin ilk iki haftasından altı puan çıkaran tek takım Sivasspor. Erciyesspor, kupada şoke ettiği Bursa'dan ligde de bir puan söktü. Üç lig iki kupa maçıdır yenilmiyorlar, direnç kazandılar ama galibiyet de kazanmaları lâzım.
'Hukuken' seyircisiz oynanan maçlara alışmıştık. Şimdi bir de 'parasıyla' olanını gördük. Gökçek müessesesi, Cemal Aydın'ı protesto adına bilet fiyatlarını yarım asgari ücret bedeline çıkarttı, kendi sattığı kombineleri geçersiz kıldı ve Ankaraspor-Ankaragücü maçı ıssızlıkta oynandı. Ankaragücü nice goller atamadı ve hemşehrileriyle yaptığı son 6 maçtan 2 puan alabilen Ankaraspor, bu kez galip geldi.
Golsüz haftada iyi kaleciliğin payını da teslim edelim. Kare as: Ivankov, Hakan Arıkan, 'Trabzonlu delikanlı' Tolga Zengin ve Ankaragücü'nden Erciyes'e geçen Orkun.