Kötüydü ama yine kazandı

Geçen pazar, parlak sarı mayonun içinde Paris'te zafer turunu atan Lance Armstrong hem bir kez daha Tour de France'ı kazanmış olmayı, hem de...

PARİS - Geçen pazar, parlak sarı mayonun içinde Paris'te zafer turunu atan Lance Armstrong hem bir kez daha Tour de France'ı kazanmış olmayı, hem de tarihe geçişini kutluyordu. 1903 yılından bu yana düzenlenen ve sadece Dünya Savaşları sırasında kesintiye uğrayan Tour de France'ı bugüne kadar beş kez kazanan sadece beş sporcudan biri olan Armstrong, seneye de kazandığı taktirde ulaşılması çok güç bir rekora imza atacak. Amerikalı pedal "Hepimiz farklı jenerasyonlardan geliyoruz ve turu farklı şekillerde kazandık" diyordu geçen cumartesi günü Nantes'da düzenlenen basın toplantısında. "Yine de podyumda Bernard Hinault tarafından 'Kulübe hoş geldin' şeklinde karşılanmak insana kendisini iyi hissettiriyor". Bu arada Alman şampiyon Ullrich, gelecek sezonu da ikinci bitirirse (1996, 1998, 2000, 2001, 2003) Hollandalı Joop Zoetemelk'in 'altı defa ikinci' rekorunu egale edecek!
Armstrong bu yılki turu ikinci sıradaki Jan Ullrich'in 1 dakika 1 saniye önünde tamamladı. Bu Armstrong'un 1999'dan bu yana kaydettiği en düşük farktı. Bu derece ayrıca 1989'da ABD'li bisikletçi Greg LeMond'un, Fransız rakibi Laurent Fignon'u sadece 8 saniyeyle geride bıraktığı yarıştan bu yana gerçekleşen en düşük fark olarak da kayıtlara geçti. Bu yıl, US Postal takımının lideri Lance Armstrong, geçmiş senelerin aksine, dişli rakiplerle mücadele etmek zorunda kaldı. Yine de rakiplerinden çok zamana karşı verdi bu yarışı ve belki de ilk defa fizik gücünden çok, stratejik olarak kazandı: "Etaplarda kazanılacak zaferlerin peşinde değildim. Finiş çizgisinden tek parça halinde geçmek ve genel klasmanda birinci olmak benim için daha önemliydi." Başka bir deyişle, amacı, en yakın rakibi Ullrich önünde ele geçirdiği 1 dakika 5 saniyelik farkı korumaktı, ancak bu söylendiği kadar kolay değildi. Özellikle sağanak yağmur altında koşulan Nantes etabı yarışmacıları fazlasıyla zorladı: "Yol şartları çok tehlikeliydi, yerler kaygandı ve sert dönüşler vardı. Ullrich'in düştüğünü öğrenince kendi kendime 'Rahatla ve güvenli sür' dedim." Tehlikelerine karşılık yağışlı ve serin ha-vaları tercih ediyordu Armstrong:
"Uyandığımda havanın 19 derece ve yağışlı olduğunu görmek, 40 derece ve güneşli olduğunu görmekten daha mutluluk verici."
Yağış onu zorladı
Armstrong'un performansı bu görüşünü destekliyor. Derecenin düşmesiyle, performansının artması ters orantılı oldu. Yine de yağışlı havalarda bisiklet kullanmak onu bile zorlamışa benziyor: "İki tekerleğin birden kaydığı zamanlar çok oldu. Kaymakla düşmek arasında çok ince bir çizgi vardır. Zamana karşı yürüttüğüm bu yarışı kazanmaktan son derece mutluyum."
Tur pazar günü sona erdiğinde fark 1 dakika 1 saniyeye düşmüştü. Farkın kapanmamasını bir bakıma Ullrich'in düşüşlerde kaybettiği zamanlar sağladı: "Bu sene yarışı stratejiyle tamamladım. Gelecek sene, en iyi performansımın üstüne çıkabilir miyim bilemiyorum ama kesinlikle bu senenin üzerinde çıkacağım. Bu seneyi birinci kapattığımız için şanslıyız" itirafını yapıyordu. Armstrong 1 dakika 1 saniyelik performansından memnun olmamakta haklı. Tarihsel olarak turun en kötü beş derecesinden biri olmasa da (rekor 1989'daki 8 saniye), 1 dakika 1 saniyelik derece ilk 10 içerisinde.
Dünya şampiyonasında yok
Önümüzdeki günlerde Armstrong'un ajandası hissedilir ölçüde hafifleyecek. Şampiyon bisikletçi, Ekim ayında Kanada'da düzenlenecek dünya şampiyonasına katılmayacağını şimdiden açıkladı: "Bir süre için antrenman ve yarış düşünmek istemiyorum" diyor. Önceki senelerde daha ödülünü alırken, hemen ertesi gün bir sonraki Tour de France'a hazırlanmaya başlayacağı demeçlerine alışkın olanlar için bu oldukça şaşırtıcı, belli ki bu seneki yarış şampiyon bisikletçiyi oldukça yormuş: "Bu yarış beni fazlasıyla yıprattı. Stres seviyesi geçen senelerden daha yüksekti. Bir süre için kendimi bisikletten, yarışlardan soyutlamak ve 2004'e odaklanmadan önce biraz rahatlamak istiyorum. Bu odaklanma işinin de bu pazartesi başlamayacağını belirtmek isterim. Ne pazartesi, ne de yakın bir zamanda. Gelecek sene yine burada olacağım ama seneye, bu defa olduğum kadar kötü olmak istemiyorum, aynı hataları bir kez daha yapmayacağım." (Spor Servisi)