Kratochvil Türk vatandaşlığına!

İlk yarıların son çeyrek saatinde en çok gol atan (o ana dek 9) Beşiktaş'ın, aynı periyodda en çok gol yiyen (o ana dek 8) Sakarya'ya 42. dakikada attığı galibiyet golü, anca bir puana yetti. İbrahim Akın ve Gökhan Güleç'in sakarlık ve bencilliklerini de tek başına temsil etmenin...
Haber: TANIL BORA / Arşivi

İlk yarıların son çeyrek saatinde en çok gol atan (o ana dek 9) Beşiktaş'ın, aynı periyodda en çok gol yiyen (o ana dek 8) Sakarya'ya 42. dakikada attığı galibiyet golü, anca bir puana yetti. İbrahim Akın ve Gökhan Güleç'in sakarlık ve bencilliklerini de tek başına temsil etmenin yükü altındaki Burak'ın kaçırdığı fırsatlardan, yenen beraberlik golünden sonra da elverişli karambollerden netice çıkmadı.
Kurtuluş umudu 'kuru matematiğe' kalan Sakaryaspor, 'Dört Büyükler'den en fazla puan söken takımlardan biri bu sezon. Fener'den ve Trabzon'dan birer galibiyet, Beşiktaş'tan iki beraberlik aldılar. Lig dördüncüsü Kayseri'den 1, beşinci Sivas'tan 3 puan aldıklarını da unutmayalım. 21 puanlarının 12'sini, ilk beşten koparttılar yani. Tepedekilerden en çok haraç alan takım ise, 12 puanla Rizespor. Fener ve Galatasaray'dan üçer puan almışlardı, ilk devre Avni Aker'de 3 puan aldıkları Trabzon'u bu hafta evlerinde de yendiler. Antep 8, Sivas ve Manisa 7'şer puanla takip
ediyor. En 'ezikler' ise, 'büyükler'den 2 puan toplayabilen Denizli ile üçer puan toplayabilen Ankaraspor ile Gençlerbirliği!
Tarihin en aciz Gençler'i
Gençlerbirliği, bu hafta Galatasaray'a yenilince, Üç İstanbullu karşısında sıfır puanla tarihinin en aciz sezonunu geçirmiş oldu. Şimdiye kadar, iki puandan azını almamışlardı. İstanbullular'a kafa tutmak, Gençlerbirliği'nin kıt kanaat yaşadığı yıllarında en büyük fiyakasıydı. Şimdi, 'durumu varken' ve güya 'hedefli' haliyle, üstelik 'büyükler'in en kırılgan olduğu bir sezonda bu acz, bu düşük profil, elbette maneviyat bozucu.
Beşiktaş'ın tökezlemesinden faydalanamayan Fenerbahçe'nin asabiyeti yükseliyor. Ersun Yanal'ın multivideo Vestel'inin yerini, Giray Bulak'ın çocuk kilidi takılmış kunt modeli almıştı. Fenerbahçe, acemi bir telaşla homur homur kurcalayıp durdu, bir türlü çözemediği bu elektronik aleti.
Galatasaray, tesirsiz Gençlerbirliği karşısında, doğru tertibi, doğru oyunu kurduğu ve kendini bulduğu zannıyla bir tatlı huzura erdi. Öteki sarı-kımızılı, Kayserispor ise Bursa'da, Birinci Lig'de oynadıkları 20. maçta Yeşil-Beyazlılar karşısındaki en farklı galibiyetini elde etti: 3-0. Bursa'da seyircinin yıkıcı öfkesinden bıkan Başkan Levent Kızıl, ciddi ciddi istifalanıyor.
Sivasspor üç, Ankaraspor dört sıra yükseldiler. Beşinciliğe yerleşen Sivasspor'da, Balili iki haftadır bir 'tahrik kalıbı'. Sivas bu sezon ilk kez penaltı kazandı, beyaz noktaya topu hiç dikemeyen, bir tek Fenerbahçe kaldı. Gollerin ikişer ikişer atıldığı Ankara-Konya düellosunda (2-0, 2-2, 4-2), Jaba dörtleme yaptı. Deivid hariç, B sınıfı Brezilyalıların verimli haftasıydı: Rizeli Anderson da iki sayı yaptı.
Aşağıları titreten maçlarda, ikinci devrenin sempati lideri Erciyes-
spor evinde Ankaragücü'ne yenilerek, sukut-u hayale uğradı. Ankaragücü'nde Burak, takımının skora katkıda bulunan sekizinci adamı oldu (ilişikleri kesilmiş Ceyhun ve Agali dahil). Skora iştirak edenlerin en az olduğu takım, sadece altı kişiyle, Gençlerbirliği (az rastlanır bir skorer darlığı). Beşiktaş, Trabzon, Antalya, Bursa dokuzar oyuncuyla gol buldular. Golü tabana yayanlar ise: Rize (15 oyuncu), Kayseri, Manisa ve Konya (14'er oyuncu).
En skorer savunmacı
Antalya-Denizli maçı, Batı Slav odaklı savunmaların karşılaşmasıydı. Erkenden 1-1'e bağlanan müsabakada Denizlispor'un sayısı, Roman Kratochvil'den. Altısı penaltıdan olmak üzere yedinci golüne ulaştı Slovak oyuncu. Denizli'deki beşinci sezonunda, bu toplam 25. golü. Çoğu penaltıdan ama olsun, neticede en skorer savunmacı. Hem tek marifeti o değil ki. Çağdaş, Servet, hep onun yanında kademe, parselasyon ve zamanlama tahsil etmediler mi?
Gerçi Kezman Tam Saha Dergisi'ndeki söyleşisinde Türkiye'de savunmaların iyi olduğunu ve hakemlerce de 'teşvik edildiğini' söyledi ama Kratochvil gibi meslek adamlarından öğrenecek çok şey var daha. Misal, Beşiktaş'ın yediği golde savunma bowling topları gibi dizilmiş Cangele'nin muvasalatını bekliyordu. Misal, Trabzonspor'un Rizespor'dan yediği ikinci golün ortasında, arka arkaya duran Ufukhan ve Ferhat, Altan'ın hamleleri karşısında gölge oyunu gibi aynı hareketleri yapıyorlar, dolayısıyla Altan her seferinde aynı anda ikisini birden alt ediyordu. 33 yaşındaki emektar Kratochvil'i vatandaş yapmak, Milli Takım'a bir şey kazandırmayacaktır (zaten 35 kez Slovak milli takımında oynadı) ama onu listede iyi bir yere koyacak olan parti Denizli'de avantaj sağlar gibime geliyor-adamı çok seviyorlar.