"Kupaya değil ölümlere karşıyız"

"Kupaya değil ölümlere karşıyız"
"Kupaya değil ölümlere karşıyız"
Polisler eylemin şiddetsiz geçtiğini görünce, eylemcilere sırtlarını dönerek Brezilya'nın maçını izlemeye koyuldu. Aynı esnada ise Sao Paulo'daki eylemlerde polis şiddeti tam tersi şekilde üst düzeydeydi. Dünya Kupası her haliyle tarihe kazınıyordu.
Haber: VOLKAN AĞIR / Arşivi

Dünya Kupası'nda gruplarda 3. maçlara geçilmesi bir hüzünlenme nedenidir benim için. Bir kere matematiksel olarak kupadaki maç sayısı yarıya düşmüştür. Her gün en az 3 maç izlerken bu sayı 2'ye düşer. Sonra da 1'e düşecektir artık. Grupların 3. maçlarının oynandığı günlerde gün içinde 4 maç vardır ama aynı saatte oynanan maçlardan sadece birini oturup izleyebilirsin. O maçı izlerken de için hiçbir zaman rahat etmez. Belki bir sonraki tura çıkmak için iddiası olan takımların maçını seçmek mantıklıdır ama “ya diğer maçta turnuvaya damgasını vuracak şeyler oluyorsa?” endişesi içini yer bitirir. Televizyon karşısında da olsan kaçırmak istemezsin o anı. Zaplarım rahatlığıyla ekran karşısına geçersen de emin ol iki maçtaki bütün önemli anları kaçırır ve bütün pozisyonları da birbirine karıştırırsın. Artık teknoloji gelişti, birini bilgisayardan diğerini televizyondan izlerken de aynı karmaşa bakidir. Bu nedenle dünün ilk seansında atılan gollerin hepsinin tekrarını yakalayabildim.

Brezilya'nın maçının olduğu günlerde ülkede bir çok dükkan kapalı ya da yarım gün açık. Dünya Kupası'na ' futbol bayramı' demek için bir başka neden. Rio'daki son günlerime yaklaşırken kalan maçları da Copacabana da izleyeyim hedefimi gerçekleştirmek üzere sahile indim. Mücadele oynanırken eylemler olacağı haberini ise çoktan almıştım.

Brezilya'da maçı kaçırmak imkansız 

Güney Yarım Küre'de kış mevsimi yaşandığından burada akşam erken iniyor şehre. Hava fazla kararmadan eylemci kalabalığı aramaya başladım. Ancak sahilin uzunluğu buna biraz engel oldu. Bütün sahili yürüyemezdim bir yandan da maçı da izlemek istiyordum. Ancak Brezilya'dayken hiçbir maçı kaçırmanız mümkün değil. Çünkü her sokağım köşebaşında bir kafe ya da bar, orada da bir televizyon var. Kırmızı ışıkta beklerken bile maçları takip etmek mümkün burada. Bunun avantajını da kullanarak hem eylemcileri aranmaya devam ettim, hem de maçı izlemeye.

Brezilyalılar hop oturup hop kalkmaya başlamıştı bile mücadele başlar başlamaz. Gözbebekleri Neymar'ın golüyle coştular. Kamerun turnuvadaki tek golünü kısa süre bulunca gol danslarını kahkahalarla izlediğim samanlıktaki iğne gibi bir başlarına olan Kamerunlularla Webo, Chedjou ve Song muhabbeti yaptık. Dany'ye onlar da pek ısınamamışlar. Brezilya maçın ilk yarısını 2-1 tamamlar tamamlamaz Ipanema yönünden gelen eylemci kalabalığa karıştım.

“Eylemi boşver maça bakalım” 

300'ü aşkın kişinin oluşturduğu eylemci grup “FIFA evine dön” , “Yolsuzluğa karşı harekete geç” pankartlarıyla yürüyordu. Bir başka pankartta ise favelalarda ölenlerin isimlerini taşıyorlardı. Eylemin gerçekleştirenler Rio'daki favelalarda yaşayanlardan oluşuyordu. Megafonla konuşma yapanlardan 2008 yılında polis şiddetiyle oğlunu kaybeden Deize Carvalho (43) “Biz Dünya Kupası'na karşı değiliz. Favela'da yaşayan çocuklarımızın öldürülmesine karşıyız. Haklarımız gasp ediliyor. Unidade de Polícia Pacificadora (UPP: Favelaları 'temizleme' operasyonu için 2008'den sonra kulunan polis gücü) katildir. Artık yeter!” diyerek eylemlerinin çerçevesine dair mesajlarını iletiyordu. Daha sonra kalabalık, “Dürüst olun! Polis her gün birini öldürüyor” , “Gerçek şu ki UPP diktatörlüktür” , “Kupa kimin için?” sloganları ile yürüyüşünü FIFA'nın kurduğu taraftar alanına kadar devam ettirdi. Bu sırada polis ise oluşturduğu kordon ile maçı izleyenlerle eylemci kalabalığın birbirine karışmasına engel olurken protestocularla yürüyüşe devam ediyordu.

Yürüyüş FIFA taraftar alanının ana merkezine gelindiğinde sona erdi. Eylemlerini devam ettirme niyetinde olanlar maç bitene kadar pankartları elinde yolu kapatmaya devam etti. Küçük bir kalabalık ise yerli adetinden olacak ki ufak bir ateş yakıp etrafında şarkılar söylemeye devam etti. O sırada da maç devam ediyordu. Polisler eylemin şiddetsiz geçtiğini görünce, eylemcilere sırtlarını dönerek Brezilya'nın maçını izlemeye koyuldu. Aynı esnada ise Sao Paulo'daki eylemlerde polis şiddeti tam tersi şekilde üst düzeydeydi. Dünya Kupası her haliyle tarihe kazınıyordu.