Kural hatamla sev beni

Fenerbahçe-Rize maçına gidenler ya da ekranda izleyenler için sık rastlanmayacak bir 'geleceğe dönüş' sineması yaşanacağa benzer. Kural hatası yüzünden karşılaşma federasyonca tekrardan oynatılacak.
Haber: CENGİZ ALPMAN / Arşivi

Fenerbahçe-Rize maçına gidenler ya da ekranda izleyenler için sık rastlanmayacak bir 'geleceğe dönüş' sineması yaşanacağa benzer. Kural hatası yüzünden karşılaşma federasyonca tekrardan oynatılacak. Yani 8 Kasım Cumartesi gecesinin yaklaşık üç saatini hiç mi hiç yaşamamış sayılacağız. Karşılaşma 3 Aralık çarşamba günü hiçbir şey olmamış gibi yeniden oynanacak.
Pir Sultan Abdal, her ne kadar 'koyun olduk söz anladık, sürüye saydılar bizi' dese de, federasyon kararıyla cümlemiz sürü bir yana resmen 'yok sayılacağız' bu gidişle. Bir arabesk vardır; 'Hatasız kul olmaz, hatamla sev beni' diye. Maçın hakemi Ali Aydın'ın, ikinci sarıdan Victoria'ya kırmızı kartı göstermemesiyle gelişen olaydan sonra hepimiz artık daha dikkatli davranıp, hata yapmamaya bakacağız. Cebimizde mutlaka bir not defteriyle kalem bulunacak. Kim, ne zaman, nerede hata yaptıysa hemen defterimize not edeceğiz. Yağmur yağar da silinir milinir diye defterlerimizi su geçirmez koruyuculara saracağız. Ah Ali Aydın ah!
Karşılaşmanın eşitlikle bitmesi sonucunda evinde iki puan yitiren Sarı-Lacivertliler, doğal olarak maçın tekrarlanmasından en fazla keyiflenecek camia sayılır. Rizeliler, daha önce sahada 1-0 yendikleri Trabzon maçını, cezalı oyuncu oynatmaktan dolayı masada, üstelik 3-0'la hükmen yenik ilan edilmelerinin ardından ikinci bir saha dışı gelişme daha yaşıyor. Deplasmanda kazandıkları bir puana sevinirken, hiç değilse tekrarın son 5 dakika için geçerli olması görüşündeler. Fenerbahçeli idareciler, asıl önemli meselenin, maçın skorunun değil de 'kural ihlali' olduğunun altını çizerken 'Biz 5-0 galip gelseydik bile bu kural hatasını federasyona götürecektik valla billa' açıklamasıyla milletin ağzını açık bırakıyor. Şimdi diyelim ikinci maç oynandı, Rize de kazandı. İlk maçın iptali
için başvuran Fenerbahçeliler bu kez 'Bir anlaşmazlık olmuş, Rize'ye haksızlık etmeyelim, önemli olan ilk maçın sonucudur' mu diyecek!
Bu meselenin emsali var
Emsal gösterilen karşılaşmada 2000-01 sezonunda, Devler Ligi üçüncü elemelerinde, ilk maçta Moskova'da Tirol'ü 3-1 geçen Lokomotif, rövanşta Avusturya'da bu kez 1-0 galip gelerek Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkını kazanmıştı. Maçın Hollandalı hakemi Mario Van der Ende, bitime 18 dakika çıkardığı sarı kartını tek golün sahibi Maminov'a gösterdi. Oysa cezalandırılması gereken, daha önceden de sarı kartlı Pimenov'du. Dolayısıyla ikinci sarıdan kırmızı görüp atılması gerekiyordu. Avusturyalılar maçtan hemen sonra UEFA'ya karşılaşmanın video kayıtlarını da ekleyerek bir arzuhal gönderdi. Ruslar da haklarını korumak için ertesi gün bir müdafaname geçtiler İsviçre'ye. Tirol'ün görüşü, tıpkı Fenerbahçe gibi 'Bir adam eksik oynaması gereken rakibimiz 11 kişiyle devam ederek kendisine avantaj sağlamıştır' yolundaydı. Lokomotif'in savunması Rize'nin gibiydi: 'Hakem hata yaptı, bizim hiç suçumuz yok. Üstelik hakemin oyunla ilgili kararları nihaidir, diyen sizin teşkilat değil miydi?'
UEFA Genel Sekreteri olaya bizzat el koyarak yetkisini Tirol Inssbruck'tan yana kullandı. 31 ağustosta UEFA Tahkim Kurulu'nca alınan karar açıklanırken 'Bunu basit bir hakem hatası olarak değerdirmek yanlıştır. Tam aksine maçın sonucunu doğrudan etkileyebilecek vahim ve yanlış bir algılamalıdır' deyip oy birliğiyle maçın tekrarını kararlaştırdı. 8 eylülde tekrarlanan karşılaşmayı, bu kez tanıdık bir isim, Portekizli Melo Perreira yönetti. Tirol, bu sefer 1-0 galip gelmesine rağmen elendi.
Futbolun Oyun Kuralları adlı bir kitapçık buldum. Bu yeşil kapaklı minik bröşürde, hakemlerle ilgili 5. kuralda 'İhtar veya ihraç gerektiren bir ihlali yapan oyuncuyu gerekli şekilde cezalandırır. Gerekeni o anda yapmazsa, topun oyundışı kaldığı ilk anda yapmalıdır' yazılı. Buraya kadar normal.
Ali Aydın'ın kafası karışmış, kırmızı kartını göstermeyi unutmuş. Maçı da bitirmiş. Ne var ki bu kez futbolun kanunlarına göre 'hakemin oyunla ilgili kararları nihaidir' maddesi, bizzat yasa koyucular tarafından yeniden değerlendirilmeye alınıyor. Futbolun kanununu yazsak yeniden türküsünün yanı sıra, bir de cumartesi gecesine yanıp 'şimdi bana yok sayılan saatlerimi verseler'i de ekliyorum. Ancak maç kesin tekrarlanmalı deyip altına mührümü de basarım. Ne de olsa hiçbir nihai değilmiş sonuçta...