Lefter diye yazılır Barış diye okunur

Lefter diye yazılır Barış diye okunur
Lefter diye yazılır Barış diye okunur
Cuma günü kaybettiğimiz, Fenerbahçe ve memleket futbolunun efsanelerinden Lefter Küçükandonyadis dün rakip taraftarların da katıldığı törenle uğurlandı.
Haber: KENAN BAŞARAN - kenan.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

İZLENİM

‘Bütün renkler’ davetliydi vedaya ancak ne yalan söyleyeyim, yeteri kadar görünür değildi Sarı-Kırmızı, Siyah-Beyaz, Kırmızı-Siyah veya Bordo-Mavi... Umutluydum oysa; Saracoğlu’nda yüzlerce Galatasaraylısı, Beşiktaşlısı, Trabzonsporlusu, Eskişehirsporlusunun yan yana duracağından...
Radikal Spor ekibi olarak Lefter’i uğurlamak üzere Altıyol’daki meşhur Boğa Heykeli’nin önünde buluşup stada yollanıyoruz. Stadın orada taraftarlar Lefter’in heykeline çiçekler bırakıp fotoğraflar çektiriyor. Bugün biz de ‘taraftar’ız: Çiçeğimizi bırakıp, fotoğrafımızı çektiriyoruz. Aradığımız o ‘farklı renkler’den birkaç kişiyi görünce de seviniyoruz, umutlanıyoruz. Saat 11.00 gibi basın tribünündeyiz. Meslektaşlarımızın çoğunluğu saha içinde konuşlanmış. Biz ise ayaküstü gazeteci ağabeyimiz Onur Belge ile laflıyoruz. Lefter ile top oynama bahtiyarlığına da erişmiş az sayıdaki insanlardan. Anlatıyor: “Cuma akşamı bizim Niko’nun (Beşiktaşlı Niko Kovi olarak da bildiğimiz) da olduğu İstanbulspor’dan dört arkadaş buluştuk. Sonra Lefter’i kaybettiğimiz haberi geldi. Tabii bütün tadımız tuzumuz kaçtı. Bekliyorduk ama insan yine de kabul edemiyor işte. Hatırlıyorum da Lefter, maç yapmak için Kınalıada’ya gelirdi ve o gün on bin kişi toplanırdı.”
Dün bir o kadar kişi de onu uğurlamak için toplandı Saracoğlu’nda. Maraton tribününde Aziz Yıldırım ile Lefter Küçükandonyadis’in aynı karede olduğu iki pankart, ortalarında ise üzerinde çubuklu forması, elinde Sarı-Lacivert topuyla ‘ hayat dolu’ Lefter... Saha kenarındaki elektronik reklam panolarından da kadın voleybolcuların dilinden sökün etmiş “Rahat uyu, çubuklu forma bize emanet” cümlesi akıyordu. ‘Ordinaryüs’ yazan tribünlerde dev bir pankart: “Hakkını Fenerbahçeliliğimize helal et”... Ama en anlamlısı, daha küçük de olsa, mesajıyla çok büyük olan kale arkasında bir yerlere iliştirilmiş o pankarttı: “Lefter diye yazılır, Barış diye okunur”... 

Kılıçdaroğlu nerede?
Futbolcuların omzunda getirilip başlama vuruşunun yapıldığı o orta yuvarlağa konuluyor. Fenerbahçe’nin bütün branşlarının sporcuları ve diğer kulüplerin temsilcileri tribünlerde, Başbakan ve Fenerbahçe’nın ‘içeride’ olmayan yöneticileri ise yeşil çimde... Islıklanmayı göze alan Erdoğan burada ama Lefter’i kaleci sanan Kılıçdaroğlu yok. Saygı duruşu, alkışlar ve şike davasına göndermeler içeren tezahüratlar... En duygulu konuşmayı ‘Dedemize son sesleniş’le Lefter’in torunları Özlem ve Özcan Katmer ortaklaşa yapıyor. Hele ki gözyaşlarını tutamayan Özlem, stada gelen herkesi de duygulandırıyor.
Kaptan Alex De Souza, Türkiye ’deki en anlamlı anısının Lefter ile Büyükada’daki buluşması olduğunu anlatıp bir de söz veriyor: “Çubuklu’yu en iyi şekilde taşıyacağız”. Elbette Alex’in de dediği gibi bu milyonlarca taraftar onu ‘ölümsüz’ kılacaktır da... Lefter’in kuşağını temsilen mikrofona kaleci Şükrü Ersoy geliyor. Akabinde ise Ali Yıldırım, Lefter’in eline ulaşamayan Aziz Yıldırım’ın cevabi mektubunu okuyor: “Umarım, yine bir maç öncesi birlikte çıkarız Sarı-Lacivert tribünlerin önüne… ‘Hakkını helal et’ demişsin Lefter Ağabey, Türk futbolunun Ordinaryüs’üne hakkım helal olsun...” Adı her geçtiğinde taraftarlar, destek tezahüratını bir dua gibi okuyor başkanları için!..
Nihayet Lefter Küçükandonyadis, Sarı-Lacivertli futbolcuların omuzlarında son kez çıktığı ‘Papaz’ın Çayırı’ndan ebedi istirahatgâhı Büyükada’ya alkışlar ve “Lefter ölmedi kalbimizde yaşıyor” ‘amentü’süyle uğurlanıyor...