'Lincoln'ün transferini en son Kalli duydu'

Geride kalan 10 hafta sonunda liderlik koltuğuna oturan Galatasaray'da, Kulüp Futbol A.Ş. Genel Müdürü Adnan Sezgin, şampiyonluk yarışının son yıllarda olduğu gibi yine kendileriyle Fenerbahçe arasında geçeceğini ve sonuçta ipi kendilerinin göğüsleyeceğini iddia etti.

İSTANBUL - Geride kalan 10 hafta sonunda liderlik koltuğuna oturan Galatasaray'da, Kulüp Futbol A.Ş. Genel Müdürü Adnan Sezgin, şampiyonluk yarışının son yıllarda olduğu gibi yine kendileriyle Fenerbahçe arasında geçeceğini ve sonuçta ipi kendilerinin göğüsleyeceğini iddia etti. Sezgin, Futbol Extra Dergisi'nin kasım ayı sayısında yer alan röportajında, şampiyonluk yarışı ile ilgili olarak şöyle konuştu: "Eğer bu takımın 11 adamından yedi-sekizi yeniyse ve ligde bu konumdaysa, UEFA Kupası'nda da gruplara kalmışsa, bu ciddi bir başarıdır. Kimse böyle bir tablo beklemiyordu. İyi bir sinerji oluşturduk. Bakın bir Hakan-Lincoln olayı yaşadık, olay iki günde kapandı. Ben iddialı konuşmayı sevmem. Sonuçta futbol insan unsuruna dayanan bir oyun. Ama iyi bir takımımız var ve daha da önemlisi çok çok iyi olmaya aday bir takıma sahibiz. Şampiyonluğun tek favorisi olduğumuza inanıyorum. Beşiktaş'ın da iyi kadrosu var ama bu yarış yine son senelerde olduğu gibi Fenerbahçe ile Galatasaray arasında geçer. Sonuçta biz şampiyon oluruz."
Geçen sezon bu uyumlarının olmadığını ve gerekli hamleleri yapamadıklarını ifade eden Sezgin, "O hamleleri yapabilseydik zamanında, biz geçen sene de şampiyon olurduk. Mesela, sponsorlardan gelen kaynaklar maalesef transferin sonlarına doğru ortaya çıkmaya başlamış, iş işten geçmişti" dedi. "İki sezon önceki şampiyonluk bazı hataları görmemizi engelledi. Bazı hamleleri bu yüzden yapamadık. O olay da bize altı ay kaybettirdi" diyen Sezgin, "Tabii o hamleleri o zaman yapmayı düşündük ama bu sefer de 'Şampiyon takım bozulur mu?' gibi bir düşünce ile karşılaşırdık. Şampiyon olmamıza rağmen o hamleleri yapabilseydik, ben onun altına da imza atardım" diye konuştu. Sezgin, bu yılki transfer bütçeleriyle ilgili olarak da, "Bu transfer döneminde yaptığımız kontratların toplam bedeli 19 milyon avro oldu. Geçen sezon ise 17.4 milyon avroydu" dedi.
'Lincoln'ün maliyeti 13 milyon avro'
Lincoln'ün transferinin, Feldkamp'ın isteği doğrultusunda mı gerçekleştiği sorusu üzerine Sezgin, şunları söyledi: "Hayır. Feldkamp'ın Lincoln'ün transferinin en sonunda haberi oldu. Çok açık söyleyeyim, geçen sene devre arasında kafamda üç isim vardı, Juninho, Lincoln ve Riquelme. Bunlardan biri olacaktı, Lincoln oldu. Bugün iyi ki de Lincoln olmuş diyorum. Çalışmalar geçen sene devre arasında başladı. İlk olarak şubatta Juninho için Brezilya'ya gittim. Bir taraftan da Lincoln için ilk girişimimi yaptım orada. Çünkü Lincoln de o sıralar Schalke'de gördüğü kartlardan dolayı sorunlar yaşıyordu."
Lincoln'ün Galatasaray'a transferini anlatan Sezgin, kulübünün ilk olarak 10 milyon avro istediğini belirterek, şöyle devam etti: "En son 8 milyon avro olur dediler. Biz de Adnan Polat ve Haldun Üstünel'le masadan kalktık. Sonra otele döndük. Uçak saatini beklerken Lincoln'ün menajeri aradı ve 'Lincoln Brezilya'da, ben oraya gidiyorum' dedi. Döndüm Polat'a, 'Ben Brezilya'ya gidiyorum, bu iş ancak bizim çocuğu ikna etmemizle hallolur' dedim ve Brezilya'ya gittim. Orada da Lincoln'e Almanya'da hiçbir zaman bulmayacağı atmosferi Galatasaray'da yaşayacağını anlattım. Son gün elini kalbine götürerek 'Ben artık Galatasaraylıyım' dedi. Sonrasında kulübüne telefon açtı ve bana da dinletti. Andres Müller'e dedi ki 'Bir daha beni veya menajerimi aramayın. Ben bu saatten itibaren Galatasaraylıyım. Ya da futbolu bırakıyorum.' Bana göre o gün o telefonla transfer bitti. Bunun üzerine yeniden kulübe gittik ve bonservis bedelini bir kez daha konuştuk. 10 milyon avrodan 5 milyon avroya kadar indirdik ve imzayı attık. Benim hiç hesapta yokken Almanya'dan Brezilya'ya gitmem, bu transferden 3.8 milyon avro tasarruf sağladı. Lincoln'ün bize dört yıllık maliyeti, yaklaşık 13 milyon avro. Peki size sormak isterim, böyle bir futbolcunun menajerine ne kadar komisyon verilmiş olabilir? 300 bin avro. Bu çok komik bir rakam."
'Bu takım Amerika'da tez konusu olur'
Futbol konusunda eğitim alanların, Galatasaray'ı incelemeleri gerektiğini ifade eden Sezgin, şöyle devam etti: "Hem ekonomik açıdan rantabl iş yapacağız hem de sportif başarı yakalayacağız. Dünyanın en zor işi. Ama bunu yaparsak gerçek başarı olacak. Geçen seneki kadronun bonservisler haricinde kulübe maliyeti 17.4 milyon avroydu. Bu sene 19 milyon avro. 11 futbolcu alıyorsun ve 1.6 milyon avroyla bu kadroyu kuruyorsun. Bu Amerika'da tez konusu olur."
'Gerets'le devam etmek hataydı'
Geçen sezon Erik Gerets'le yola devam etme kararının hata olduğunu dile getiren Sezgin, "Çeşitli söylentiler çıkmıştı. Gerest'le devam edersek, bu söylentiler nedeniyle yıpranan otoritesini yeniden sağlayabileceği ve bunun da takıma katkıda bulunacağı düşünülmüştü. Gerest'le devam etmeme kararı sezon sonuna doğru alındı. Teknik kadro konusunda mevcut organizasyonun her boyutuyla çok yararlı olamayacağını düşündük ve Gerets'le bu yüzden yollarımızı ayırdık" şeklinde konuştu. Sezgin, teknik direktörlük konusunda Feldkamp'ın ilk yabancı tercihleri olduğunu ve kendisiyle anlaştıklarını söylerken Alman teknik adamı ikna ederken zorlandıklarını da belirtti.
Sezgin, İsveçli oyuncuları Linderoth'un transferine de değinerek, "Linderoth'un transferi de ilginç oldu. İki gün geç kalsaydık Linderoth şimdi Fransa'da oynuyor olacaktı. Hem kendisi hem de menajeri ve kulübüyle görüşmek için peş peşe seyahatler yaptık. Müthiş bir hava trafiği yaşandı bu transferde." dedi.
'Beş futbolcuyu Kalli gönderdi'
Gönderdikleri beş futbolcuyla ilgili kararı teknik direktör Kral Heinz Feldkamp'ın verdiğini dile getiren Sezgin bu konuda da, "Hocamız ilk olarak bunu Ahmet Akcan'ın da bulunduğu toplantıda bana söyledi. Kalli bana bu isimleri sportif açıdan kadroda değerlendiremeyeceğini bildirdi. Bazıları radyolara çıkıp, gazetelere yazıp bu konuda bilmeden yorum yapıyor. Bunu defalarca anlattım ama hâlâ anlamıyorlar. Bir antrenör bir futbolcuyu kullanamam diyorsa, ben de bir yönetici olarak kulübün çıkarlarını düşünmek zorundayım. Biz de bunu yaptık" dedi.