Makedonlar'ın amacı

'Türk'ün aklı sonradan başına gelir' deyimi dün akşamki maç için cuk oturan bir ifade oldu. Klasik deyişle 'iki ayrı maç' izledik.
Haber: İzlenim CENGİZ ALPMAN / Arşivi

'Türk'ün aklı sonradan başına gelir' deyimi dün akşamki maç için cuk oturan bir ifade oldu. Klasik deyişle 'iki ayrı maç' izledik. İlk yarıda Büyük İskender'in torunları hakimdi, ikinci devrede Güneş'in talebeleri karşılaşmayı kazanan taraf oldu. Maçın dönüm noktası Güneş'in ikinci yarıya Tayfun'un yerine Okan Yılmaz'ı Hakan Şükür'ü yanına alarak başlamasıydı. Nihat ise hemen ortalarına yerleşerek, forveti üçledi. Bu değişiklik sonucunda da önce ikinci eşitlik, ardından galibiyet geldi.
İlk yarıya dönersek, maçın kök hücresinde Tugay'ın orta alanda bir başına özgür kalmasından kaynaklanan yetersizlik yatıyordu. Blackburn'deki elçimiz, ön liberoluğun yanı sıra Okan Buruk ve Yıldıray'ın yokluğu dolayısıyla ekstra görevler de üstlenmek zorunda kaldı. Orta alandaki etkisiz oyunumuz ve savunmanın da peşpeşe gedik vermesi sonucu ilk 45 dakikada kötü bir futbol ortaya çıktı. Savunmanın sağ kanadında Fatih ve onun biraz önündeki Tayfun sürekli kademe hataları ve adam kaçırmalarıyla Makedonlar'ın ekmeğine yağ sürdü. Alpay bir sezondur milli maçların dışında forma giymiyor. Tayfun'un İspanya'da oynadığı maç sayısı bir elin beş parmağını zor buluyor. Bu eksilere konuk ekibin fizik üstünlüğü ve kontralarla sahayı dik kullanması eklenince ilk yarıda işler arapsaçına döndü.
Hakan Şükür eskisi gibi yeniden patlayacağının mesajını verir gibiydi. Yine de kaleyi gören topla ilk randevusu ilk yarının sonlarında gerçekleşti. Bu arada kaçırdığı çok uygun gol pozisyonlarını, daha sonra ikinci goldeki başarısına sayıp fazla kurcalamayalım. Yediğimiz ilk golden önce Makedonlar 'gol atacağız' diye açıkca anons yaptılar. İlk eşitlik sayısında Nihat'ın şutu öylesine sert gitti ki, çarptığı üst direk hala sarsılıyordu. Fakat sevincimiz kısa sürdü. Rakip çabucak ikiledi ve gol sonrası sevinci abartınca, dünyaca ünlü Türk misafirperverliği bir kez daha yağan pet şişelerle sahaya yansıtıldı. Kafası yarılan Lazerevksi için 'oh, oh' deyip yırtınan seyirciler, futbol adına güzel geceye düşen kocaman bir lekeydi. Yapılan anonsa bakılırsa, konukların tek amacı
İngiltere maçının Türkiye'de oynanmasını engellemekmiş. Bunun için de tahriklere kapılmamak gerekiyormuş. Bu durumda sahaya atılan onlarca şişeyi Makedonlar birilerine ya atıyor ya da attırıyor! Akıllara zarar...
Neyse, dört günde iki ayrı rakiple oynanan maçlardan bir türlü 6 tam puan çıkaramıyorduk. Dün ikinci yarıda şahlanan Ay-Yıldızlı takım bu batıl itikatı da İnönü'nün çimlerine gömmüş oldu. Portekiz yolunda şimdi önce yaklaşık üç aylık bir yaz tatili, ardından da grubun en zayıfı Liechtenstein ile deplasmanda yapılacak 'İngiltere provası' var. Eylül ve Ekim'de hava açık ve 'Güneşli' gözüküyor. Hayırlısı...