Malta serçe görünümlü şahin çıktı




Ay-Yıldızlılar, Avrupa'nın en güçsüz ekiplerinden Malta karşısında etkili olamadı.


Milliler hayal kırıklığı yarattı

Milli Takım daha önce oynadığı beş maçta beş kez yendiği Malta'yla berabere kalarak Avrupa Şampiyonası yolunda büyük yara aldı. Güçsüz rakibi karşısında çok sayıda gol fırsatından yararlanamayan Milliler, 2-2'lik beraberliğe razı oldu.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Maçtan önce mazeret üretmemek gerektiğini söyledi Fatih Terim. "Kale kocamansa, topu direğe vurursan şansızlık olmaz, beceriksizlik olur" dedi. Malta maçının zorlu geçeceğini ama puan kaybedilecek maçın da bu olmadığını ekledi. Biz de ona göre izledik maçı. Sakatlık sorunları, bir türlü yan yana oynamayan personel, oturmayan defans ikilisi ve akmayan oyun düzeni... Bunları kenara koyduk, önümüzdeki maça baktık.
Malta'nın karşılıksız çıkan ucuz penaltı talepleriyle açıldı oyun. Türkiye ise oyunu tutacak bilek organizasyonlarını arıyordu ve maça sarsak girmişti. 17'de ilk hamleyi yaptı A Milliler. Hamit fitili yaktı ama gereğinden fazla pas, pozisyonu bozdu. Bu 'pas gevezeliği' ve topu ayağında tutma sıkıntısı sürünce, oyunun egemenliğini bir türlü istediği gibi alamadı Ay-yıldızlılar. Mengeneyi kuramadılar, mancınık ateşleriyle idare ettiler. 26'da yanlış kalkan ofsayt bayrağı hem Hakan'ın güzel vuruşunu, hem de Haber'ın enfes kurtarışına yazık etti. Yine de taktik olarak iyi hamleydi. İlk yarım saat sonunda, maçın başında sakatlanmış olan Arda'yı nihayet kenara aldı Terim. Son antrenmanda ağzıyla kuş tutmuş olmalı ki Ayhan oyundaydı. Ama oyunun ritmi bir türlü ivme kazanamıyordu. Bunun cezasını 41'de Said kötü kesti. Kornerden gelen topu iyi voleledi. Devre böyle kapansa işler sarpa sarabilirdi. Neyse ki 45'te Hakan'ın iyi indi sıfıra ve çıkardığı topta Halil skoru telafi etmek için çok sert vurdu.
'Akışkanlar dengesi' kurulamadı
Perde ikinci kez açıldığında, devre sonunda gole gidiş yolunu bulduğunu düşündüğümüz Türkiye'nin daha dikte edici olacağını bekliyorduk haliyle. Olmadı. Takım bir türlü akışkanlar dengesini tutturamıyordu. Sabri-Gökdeniz değişikliği bu yüzden geldi. Yine de pozisyona yaklaşmıyor değillerdi. Ama gol için daha fazlası gerekiyordu. Halil, Hamit gibi emek erbabına başkalarının da katılması şarttı. Aksi halde kopuk kopuk gelen akınlar bir türlü sistemli hale gelmiyor, gol giderek talihin azizliğine terk ediliyordu. Son 20'ye girerken artık iyice yaslanmaya başladı Malta. 70'te Halil'in kafası gol olabilirdi ya da 74'teki karambol... Bunun yerine o topun dönüşünde 74'te Mifsud ve Schembri, zor duruma düşürdükleri Türkiye defansının arasından golü buldu: 2-1. Felaket senaryosu devreye girdi derken 76'da Servet ismi değerinde bir gol attı kornerden. 82'de Emre'yle galibiyete de terfi ediyorlardı neredeyse.
Ama dün akşam şans, sahanın en kötülerinden biri olan Emre'ye ve dolayısıyla Türkiye'ye sırıtmadı bile. Olmayacak şey olmuş, 100 yıllık federe tarihinde resmi maçlarda sadece dört galibiyet alan bir ekibe puan kaybedilmişti! İşte bir kez daha gördük, artık herkes aynı antrenmanı yapıyor ve aynı dirence çıkabiliyor. O yüzden beceri çok önemli. Malta karşısında bile!
NOT: Vatan-Millet-Sakarya, Vatan-Millet-Selanik'ten sonra Vatan-Millet-Malta'yı da gördük. Ama bu söylemde bir hata var! Bildiğim kadarıyla Malta'nın asıl kurtuluşu İngiltere'dendir, Osmanlı'dan değil. Osmanlı boyunduruğu hiç olmadı ki, kurtulsunlar! Geleneğin icadı bu olsa gerek.



İstiklal Marşı ıslıklandı
  • Maça ilgi büyüktü. 17 bin kişi kapasiteli Ta Qali Ulusal Stadı'nda oynanan maçta Maltalı futbolseverler, biletli taraftar alınmayan kuzey kale arkası tribünü dışındaki bölümlerde takımlarına destek verdiler. 'Zafer Günü'ne denk gelmesi nedeniyle özel tanıtımı yapılan karşılaşmaya ilginin beklenilen düzeyde olduğu öğrenilirken, tribünler de büyük ölçüde doldu. Ayrıca, Türk futbolseverler de takımlarını yalnız bırakmayarak kendileri için ayrılan yaklaşık 1300 kişilik bölümde yerlerini aldı ve Millileri ellerindeki bayraklarla destekledi.
  • Maç öncesi takımların sahada yerlerini almalarının ardından ülke milli marşları okunurken, İstiklal Marşı Maltalı taraftarlarca ıslıklandı. İlk olarak İstiklal Marşı'nın okunmasına başlanılmasının ardından Malta tribünlerinden ıslıklar yükselirken, ardından okunan Malta Milli Marşı'na ise Türk taraftarlar aynı tepkiyi göstermedi.
  • Hakan Şükür, Malta karşısında sahaya kaptan çıkarak, hocaları Fatih Terim ile Oğuz Çetin'i geride bıraktı. Daha önce aynı sayıyla 32'şer kez kaptan olarak bu alanda Fatih Terim ve Oğuz Çetin ile aynı sayıda bulunan Hakan, Malta karşısına kaptanlık pazubandıyla çıkarak sayısını 33'e yükseltti. Hakan Şükür'e maç öncesi kaptanlık bandını teknik direktör Fatih Terim kendi elleriyle takarak tecrübeli oyuncuya jest yaptı.
  • Hakan Arıkan, Beşiktaş'ın milli kale hasretine son verdi. Hakan Arıkan, Siyah-Beyazlı takımdan bir kaleci olarak yaklaşık 7.5 yıl aradan sonra milli takım kalesini korudu.
    En son 23 Şubat 2000'de Norveç ile oynanan maçta Beşiktaşlı Fevzi Tuncay görev yapmıştı.

    MALTA: 2
    Haber 7
    Scicluna 6
    Said 7
    Dimech 6
    Azzopardi 7
    Briffa 6
    (Sammut 88) -
    Agius 6
    Pace 6
    Woods 6
    (Mallia 82) -
    Mifsud 6
    Schembri 6
    (Scerri 90) -

    TÜRKİYE: 2
    H. Arıkan 5
    Sabri 4
    (Gökdeniz 51) 5
    İ. Toraman 5
    Servet 6
    İ. Üzülmez 5
    Tuncay 3
    (Deniz 66) 6
    Hamit 7
    Emre 5
    Arda 5
    (Ayhan 30) 7
    H. Şükür 5
    Halil 6

    GOLLER: Said (40), Schembri (74 ) / Halil (45), Servet (76 )
    SARI KARTLAR: Pace, Schembri, Agius / Ayhan, İ. Toraman
    Stat: Ta Qali Ulusal Stadı - Hakemler: S. Messner, K. Strasser, B. Zauner