Malum, karda zordur yürümek...

Lige ara verildiğinde evdeki-sokaktaki maçlara bakılarak Galatasaray'ın fikstür avantajının altı kalın kalın çizildi. Geçtiğimiz cuma günü Kartal'ın 44, Aslan'ın 39, üçüncü Gençler'in 37 puanı vardı.
Haber: CENGİZ ALPMAN / Arşivi

Lige ara verildiğinde evdeki-sokaktaki maçlara bakılarak Galatasaray'ın fikstür avantajının altı kalın kalın çizildi. Geçtiğimiz cuma günü Kartal'ın 44, Aslan'ın 39, üçüncü Gençler'in 37 puanı vardı. Ali Sami Yen'e vardığımızda az sayıda personel sahaya yapılmış kalın beyaz yorganı isteksizce mıncırıp duruyordu. Beyaz gecelerin vazgeçilmez rejisörü Metin Tokat, kırmızı balonu yere bıraktı, şöyle hafif tertip ara paslar verdi, olmadı. Kar tipi top ne zıpladı, ne de gereğince yol aldı.
Sonuç olarak erteleme kararı cumartesi gününe çıktı. Bir gün sonra, karın kesilmesine rağmen temizleme çalışmaları konusunda en ufak bir ilerleme yoktu. Görevli firma sahaya makine soktukları taktirde zeminin onarılmaz biçimde bozulacağını açıklamak zorunda kaldı. Tokat yine çıktı, maçın, bu kez, tarihi meçhul bir güne yeniden ertelendiğini duyurdu.
Maç oynamayana puan yok
Aynı gece, 20.45'de Körfez'i 5-0'la geçen Siyah-Beyazlılar, Sarı-Kırmızılılar'la puan farkını beklendiği biçimde sekize çıkarıverdi. Pazar günü de Gençler, deplasmanda İstanbul boğalarını 3-1 yenerek Cim Bom'u üçüncü basamağa itiverdi. Galatasaray'ın, evinde oynayacağı maçlar göz önüne alındığında, kağıt üzerinde, gerçekten avantajı var gibi görülüyordu. Ancak maç oynamadıkça puan kazanıp keseni doldurman olanaksız. Fikstür avantajı, oynayıp yendiğin zaman laftan eyleme dönüşür.
İstanbul İl Müdürü Vedat Bayram, hafta sonunda 306 personelle giriştikleri kar temizleme operasyonu sonucunda, Maltepe, Beylerbeyi, Vefa, Eyüp ve Beylerbeyi sahalarını futbol oynamaya hazır hale getirdiklerini ifade etmiş. Ali Sami Yen Stadı'nın sorumluları, yardım isteselerdi, Vedat Bayram hayır demezdi herhalde. Ne var ki bu iş sorumluyu aşan bir sorun.
Cumartesi günü İsmetpaşa Stadı, İzmit'in mütevazı bütçe ve emek gücünün sarfedilmesi sonucunda akşam için pırıl pırıl bir zümrüt çayırına dönüştürüldü. Karı kışı yaman olan cümle illerde maçlar tıkır tıkır oynandı. Galatasaray maçının ertelenmesini, rakipten çekinmeden ziyade 'basireti bağlanmak' biçiminde algılamak gerekir. Zira ertelenen karşılaşmalar, genelde Cim Bom için olumlu biçimde sonuçlanmazken, özelde de Kadıköy'deki 6-0'lık hezimeti hatırlatıyor. Ya da geçen sezon yine kar yüzünden ertesi güne ertelenen ve geç dakikalarda gelen gollerle güç bela 3-3'e ulaşılan Yozgat maçını...
Üç puanın kerameti
'Üç puanlı sistemde her türlü şey olur' atasözünü her hafta ağzında gevelemenin manası yok. Bunun bir kıymeti harbisi olması için rakibinin aldığı puandan daha fazlasını cebine koyup aradaki farkı eritmen gerekir. Süper Lig'de, Beşiktaş'ın ikinci sıradaki Gençler'le arasında 7 puan fark var. 2. Lig A kategorisi lideri Büyükşehir Belediye Ankaraspor ile peşindeki Sivasspor ve Konyaspor ile aradaki mesafe ise bir puancık. 7 puanlık farka ulaşmak için taa sekizinci basamaktaki Manisaspor'a kadar inmek gerekiyor. B kategorilerinde Bursa Merinos'tan üç puan ileride bulunan Karşıyaka'nın dışında Kartal ve Hatay'ın da ikinciyle aralarında da sadece bir adım var.
Ara bunca açıldığına göre, demek ki süper olan lig değil sadece Lucescu'nun kolejlileri. Fenerbahçe'nin yenileri de formaya uyum gösteremedi. Kara alışkın Don kazaklarından Vlado ve Sergey, başkent soğuğunda dondu kaldı. Oğuz Çetin, takım elbise giyme yasağını deldi ama Mustafa Çulcu onu fark etmedi bile. Tıpkı sahadaki Sarı-Lacivertli oyuncular gibi. Sibirya'daki meşhur kar kaplanlarından sonra bir yerlerde kar aslanları var mı diye arandım, bulamadım.
Kardan korkan aslanlara da rastlamadım. Zaten korksalardı Şenol Güneş onlardan sekizini birden Vladogiller'in maçı için çağırır mıydı! Lucescu'nun Ay-Yıldızlı davetiye alan talebelerinin beşte kalması da ayrı bir bakış açısı.
Yani kısacası, kar yağdı böyle oldu, Kartal yuvası puanla doldu...