Maracana'da hem maç, hem de eylem

Maracana'da hem maç, hem de eylem
Maracana'da hem maç, hem de eylem
Arjantin-Bosna Hersek maçı çıkışında metroya giden merdivenlerde 10-20 kişilik bir grup kupa karşıtı sloganlar attı. "Kupaya gelmeyin!" ve "Brezilya şampiyon olursa, eğitim ve sağlık reformu istiyoruz!" diyorlardı.
Haber: VOLKAN AĞIR - volkan.agir@gmail.com / Arşivi

RİO DE JANEİRO – Dünya Kupası'nda Maracana Stadı'nın açılışını yapan Arjantin – Bosna Hersek maçının oynandığı gün havayı koklamak için sabah erkenden gittim mabede. 10.00'dan itibaren takım ayırtmaksızın bütün futbolseverler oradaydı. Bu saatte böylesine heyecanlı olan bir taraftar grubunun arasında olmak gerekliydi. Ama önce eve dönüp İsviçre – Ekvador maçını izledim. Harika bir ikici yarı çıkaran İsviçre 3 puanı söker sökmez, Arjantin'i tuttuğumdan değil ama insanlarla daha kolay kaynaşmak için, üstüme Arjantin formamı geçirip yola koyuldum.

Stadın etrafındaki apartman sakinleri bilerek Brezilya bayraklarını asmışlardı. Niyet moral bozmaktı. Ama Arjantinliler'in morali bozulacak gibi değildi. Hele bir de kamera görmeyedursunlar. Kameranın önünü anında kale arkası tribününe çevirebiliyorlar. (Maç sonrası 'kamera önü kale arkası tribünü'ne formam nedeniyle beni de kattılar!) Kupanın komşuda düzenleniyor olması nedeniyle sayıca bir hayli fazlaydılar. Bosna-Hersek taraftarları sayıca az olsalar da en büyük destekçileri ise Hırvatlardı. Bosnalılar'dan çok, Hırvatları gördüm stadın etrafında.

RİBERY'SİZ DE OLUR!


19.00'daki mücadeleyi beklerken karşı kaldırımdaki büfedeki televizyondan Fransa – Honduras maçını izlemek için yanaştım Fransızlar'a. Maçı izlerken tanıştığım Guillem, Ribery'siz Fransa için, “Onsuz derli toplu bir takım görüntümüz var. Diğer oyuncular o yokken daha rahat hissediyorlar” diyip beni ters köşeye yatırdı. “Ribery'siz final yolu daha açık” diye de ekledi. 3-0'lık skor Guillem'i haklı çıkardı.


ARJANTİN'İN İŞİ ZOR


Maç saati yaklaşırken, stada giremeyeceğime göre, maçı nerede izleyeceğime karar vermem lazımdı. Maracana'nın yamacındaki barlar kepenk kapatınca hemen bir arka sokağa geçip Arjantinli dolu bir bara oturdum. Alkol satışı maçtan 2 saat sonrasına kadar yasaktı, su içtik. Maçın başında gelen gol için diyebileceğim tek şey, golü televizyonda görmeden 3-5 saniye önce yan sokaktaki stadyumdan taşan sevinç çığlıkları ulaştı kulağıma. Ne büyük zevk! Erken gelen golle maçı rahat izleyen 'Tangocular'ı Messi'nin golü coşturdu. 'Messi' tezahüratları bir yandan yükselirken, diğer yandan da Brezilyalı gençler, ezeli rakiplerinin aleyhine, zaman zaman da küfür içeren tezahüratlar söyledi. Onlar laf attıkça mavi beyazlılar tatlı tatlı karşılıklarını verdi. Bosna'nın golü gelince ise apartmanlarına Brezilya bayrağı asmış olanlar “Bosniaa!!” çığlıklarıyla camlardan sarktılar. Bosna Dünya Kupası tarihindeki ilk golünü attı böylece ama 3 puan Arjantin'in oldu.

Maçı birlikte izlediğim Arjantinliler, takım böyle kötü oynamaya devam ederse ileride işlerinin zor olduğunu söylediler. Bosna, oynadığı futbolla maçı daha fazla hakeden takımdı. Galatasaray 'da oynadığı için Izet Hajrovic'i ayrı bir gözle izledim. Arjantin'e karşı müthiş bir özgüvenle oynadı. Maç sonrası Hajrovic'i sorduğum Elvin de, ilerleyen yıllarda bu genç ismi Avrupa 'nın önemli takımlarında izleyeceğimizden emin olduğunu ve ülkede de ondan beklentinin büyük olduğunu iletti.


ÇIKIŞTA EYLEM

Maç çıkışında metroya giden merdivenlerde 10-20 kişilik bir grup kupa karşıtı sloganlar attı. “Kupaya gelmeyin!” ve “Brezilya şampiyon olursa, eğitim ve sağlık reformu istiyoruz!” diyorlardı. Polisler merdivenlerin biraz ötesinde konuşlansa da şahit izlediğim bu eylem olaysız dağıldı. Ve Associated Press'teki bir habere göre de stada yakın başka bir yerde gerçekleşen eylemde sivil polis olduğunu iddia eden bir kişi eylemcileri ve basın emekçilerini silah çekerek tehdit etmiş. Rio de Janeiro Güvenlik Sekreterliği yaptığı açıklamada, eğer videodaki kişiyi teşhis ederlerse gereğini yapacaklarını iletmiş. Yani sizin anlayacağın Dünya Kupası tüm hızıyla devam ediyor.