Mart değil Mert kapıdan baktırdı

Seyircisiz oynanan karşılaşmaların tadı olmuyor dense de bu maçların da kendilerine göre bir havası var. Futbolcuların birbiriyle diyaloğu, yedek kulübesinden gelen komutlar, arada tribünden birinin 'Yürü be oğlum' nidaları amatör küme maçlarını hatırlatıyor.
Haber: EFKAN BUCAK / Arşivi

Seyircisiz oynanan karşılaşmaların tadı olmuyor dense de bu maçların da kendilerine göre bir havası var. Futbolcuların birbiriyle diyaloğu, yedek kulübesinden gelen komutlar, arada tribünden birinin 'Yürü be oğlum' nidaları amatör küme maçlarını hatırlatıyor. Hani o sadece zevk için oynanan, her şeyin para ve başarıya endekslenmediği, seyircinin yanına bıçak-satır değil de en fazla çekirdek alarak gittiği o amatör maçlar...
Dünkü maç, malumunuz, seyircisizdi. Nedense Türkiye'de seyircisiz maçlar daha bir sesli olabiliyor. Maç öncesi, boş olduğu için sesi daha iyi yayan boş stada verilen gümbür gümbür müzik ve taraftar tezahüratı tahammül edilebilecek gibi değil. Boş stadın en güzel yanıysa, sonunda İstanbul'da bir sahada, hoparlörlerden kısık sesle ve çabucak anons edilen konuk ekip kadrolarını duyabilmemiz! Anons yapan kişinin, Beşiktaş kadrosunu, her zamanki gibi isimler arasında birer saniye bekleyerek heyecanlı tonda okuması ilginçti, herhalde basın tribününün 'oley' çekmesini bekliyordu!
Stat yönetimi sanki hiçbir şey olmamış gibi rutin programını sürdürüyordu. Takımda da pek değişiklik yoktu doğrusu! Siyah-Beyazlılar, geçen hafta Ankaragücü önündeki etkisiz oyununu tekrarlarken, ligde sezonun en kötü devresi Oscar'ına aday bir ilk 45 dakika izledik. Yegâne tehlikeli pozisyon 45+1'de Ricardinho'nun frikiğiydi. Onda da gol olmayacağını önceden sezmişler gibi birçok medya mensubu Brezilyalının vuruşu kullanmasını bile beklemeden dinlenme odasının yolunu tuttu.
Lazarov ileride yalnız kaldı
Beşiktaş'ta ilk yarı Burak ve İbrahim Akın kanatlarda etkisiz kalırken, Siyah-Beyazlılar oyunu orta alana yıktı. Ancak karşılarında gününde bir Die vardı ve Fildişi Sahilli oyuncu orta alanı domine etti. Beşiktaş'ın aksine Erciyes özellikle sol kanadını iyi kullanırken savunmadan Ergün zaman zaman ileri çıkarak bu bölgedeki Eren'e destek oldu. Ancak gole dönük oyunculardan İlhan'ın sürekli saklanması Lazarov'u ileride tek başına bıraktı.
İkinci yarının henüz 2. dakikasında Beşiktaş maçtaki sağdan ilk düzgün ortasını Ricardinho'yla yaptı. Ve işe bakın ki arka direkte İ. Akın topa iyi vurabilse pozisyonun gol olması işten bile değildi, ancak meşin yuvarlak pozisyonun ciddiyetiyle ters orantılı bir biçimde auta çıktı.
Böyle maçların altın kuralıdır: Gol olacaksa ya ölü top ya da büyük bir şahsi hatadan olur. Dün kilidi çözen de bir ölü top oldu. 72'de Ricardinho'nun sağ çaprazda caza sahasının hemen dışından kullandığı serbest vuruş sonrası oluşan karambolde topa son dokunan Nobre Beşiktaş'ı öne geçirdi: 1-0. Bu golle, Beşiktaş'ın cezasının 'seyircisiz oynama' değil 'az seyirciyle oynama' olduğu görüldü. Zira golden sonra protokolün çoğunda, basın tribününün de bir kısmında büyük sevinç vardı!
82'de Baki, Daloviç'in kafasında topu çizgiden çevirmese, Bülent Korkmaz'ın iki forveti birden oyuna sürme hamlesi sonuç verecekti. 84'te ise bu kez Güven ceza alanı dışından golü denedi ama çerçeveyi tutturamadı. 1-0'lık skorla Beşiktaş galibiyet serisini üç maça çıkarırken, rakibinin üç maçlık galibiyet dizisine son verdi.

BEŞİKTAŞ: 1
Runje. 6
Mustafa. -
(A. Tandoğan 14). 5
İ. Toraman. 6
Baki. 6
İ. Üzülmez. 6
Burak. 4
Koray. 5
Ricardinho. 6
İ. Akın. 4
(G. Güleç 65). 5
Delgado. 5
(S. Kurtuluş 78). -
Nobre. 6

ERCİYESSPOR: 0
Orkun. 5
Jabi. 6
Kürşat. 5
Özgür. 5
Ergün. 5
(Cenk 76). -
İlhan. 5
Mustafa. 6
Die. 6
Timuçin. 5
(Güven 70). 5
Mehmet. 5
Lazarov. 5
(Daloviç 76). -

GOL: Nobre (73)
SARI KARTLAR: İ. Toraman, Burak, Ricardinho / Jabi
Stat: İnönü - Hakemler: C. Deda, E. Sönmez, S. Gençerler