Mevzubahis Fenerbahçe'yse her karar kaostur

Mevzubahis Fenerbahçe'yse her karar kaostur
Mevzubahis Fenerbahçe'yse her karar kaostur
3 Temmuz Süreci'nde taraftarlarının, "Sen bizim Kocaman gururumuzsun" şeklinde sahip çıktıkları Aykut Kocaman'ın gönderilmesi kolay atlatılacak bir 'buhran' gibi durmuyor. Hele Aziz Yıldırım'ın hiç ummadığı şekilde olası bir UEFA veya mahkeme kararı çıkarsa işler daha da sarpa saracak.
Haber: BURAK KURU - burak.kuru@radikal.com.tr / Arşivi

Aziz Yıldırım için Fenerbahçe Başkanlığı görevindeki 15. yılına yaklaştığı sırada yazdığımız portrede Sarı-Lacivertli kulüple ilişkisi için, "Daha öldüremedi sevdiğini" demiştik. Kendimce Yıldırım'ın 'tek adamlık' ihtirasının her şeyin önünde olması sebebiyle Fenerbahçe'yi bunca destekleyen kişiye kulak tıkayan kararlarıyla kulübe büyük zararlar vereceği günlerin kapıda olduğunu düşünüyordum.
Ama ne yalan söyleyeyim bu kadar yakın olduğumuzu sanmıyordum. Hesap edemezdim. Son icraat olarak Yönetim Kurulu'nda yer alan kardeşi Ali Yıldırım ve Teknik Direktör Aykut Kocaman'ın ayrılıklarıyla ilgili, "Ben kovdum" diyor iddialara göre.
Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe'deki 'her şeyden' evet aklınıza gelebilecek 'her şeyden' sorumlu ve bu konulara karışan kişi olduğunu zaten çeşitli örneklerle defaatle okuduk. Hiçbir şekilde kendi dışında gelişen şeylere sıcak bakmıyor. Taraftar desteklese bile karşısında yer almaktan çekinmiyor. "İsterseniz kıçınızı yırtın, ben ne dersem o olur" lafını nasıl unuturuz!
Bunlar Yıldırım'ın bilinen yönleri. Peki bundan sonra ne olacak?
Çoğu futbol düşünürüne, olayları uzaktan objektif gözle izleyenlere göre bu Sarı-Lacivertliler'de bir şeylerin sonunun 'başlangıcı'... Sondan kasıt elbette sportif anlamda değil. Yine transferler yapılacak, ezeli rakiplere çalımlar atılacak, büyük hedeflerle sezonlar başlayacak. Ama bu kez değişiklik var. Çünkü Fenerbahçe taraftarı artık 3 kulvarda son ana kadar mücadele eden takımları sezonu tek kupayla tamamlasa da onlara çabaları için teşekkür etmesini bilir durumda. Artık onlar da 'sevinmek için sevmedik'ten hareket ederek sportif başarının her şey olmadığı, mücadele ve tavrın da en az onlar kadar önemli olduğu, kulüpte huzurun da gerekli olduğu konusunda fikir belirtiyorlar. Yani tribünlerdeki anlayış değişiyor...
Artık alınan kararlardaki pervasızlık ve ötekini yok sayan tavır Fenerbahçe'nin gerçek sahibinin kim olduğu konusunda bir tartışmayı da beraberinde getirecek. Bu tartışma zaten yıllardır sürse de, "Evet Fenerbahçe, onu destekleyenlerin, futbolseverlerin takımı, onu yönetenlerin değil" düşüncesi yavaş yavaş sesini yükseltiyor. Bu açıdan Yıldırım için sıkıntılı günlere işaret edebilir.
Daha önce çokça ismi Sarı-Lacivertli renklerden ayıran/koparan ve fakat her seferinde 'Fenerbahçe Baharı'ndan kurtulan Yıldırım için Alex De Souza'nın ayrılığı sonrası zor günler başlamış ama Avrupa yürüyüşü bu tepkiyi azaltmıştı. 3 Temmuz Süreci'nde taraftarlarının, "Sen bizim Kocaman gururumuzsun" şeklinde sahip çıktıkları Aykut Kocaman'ın gönderilmesi ise kolay atlatılacak bir 'buhran' gibi durmuyor. Hele ki Aziz Yıldırım'ın hiç ummadığı şekilde olası bir UEFA veya mahkeme kararı çıkarsa işler daha da sarpa saracak.
Ezcümle, gündem paratoneri tanımının her işinde hakkını veren Fenerbahçe son kararıyla da, "Mevzubahis Fenerbahçe'yse alınan her karar kaostur" sözünü doğruladı.