Milli Takım 3-2 galip

Euro 2004 grup eleme maçında Makedonya'yı 3-2 yenen Türkiye grup ikinciliğini garantiledi. İnönü Stadı'ndaki maçta goller Nihat, Gökdeniz ve Hakan'dan geldi.
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

İSTANBUL- Dünya ve Avrupa şampiyonu Fransa'nın oynadığı maça dört bin kişinin ilgi göstermesine rağmen, dünya üçüncüsü Türkiye'nin, Avrupa bilmem kaçıncısı Makedonya ile oynayacağı karşılaşma İnönü'yü doldurmaya yetmişti. Nam-ı diğer Dolmabahçe Stadı açısından ise sadece gecenin önemi değişikti; tribünler Siyah-Beyaz yerine, Kırmızı-Beyaz'a iltifat ediyordu.
Seremoni sonrası, olası Barcelona oyuncusuna bir veda busesi kabilinden tribünlerin yaptığı 'Rüştü... Rüştü...' tezahüratlarıyla start alan mücadelede, Türkiye henüz 2. dakikada sağdan kazanılan serbest vuruşta, Emre ile tehlike yarattı. 'İçimizdeki Makedon'un yumrukları, Interli'nin vuruşunu bertaraf etti. 10'da sahneye Hakan Şükür çıktı ama soldan geliştirdiği atakta son harekete karar verene kadar, Makedon defansı duruma el koydu. Sert bir oyunu tercih eden konuk takım, 13'te yeni bir serbest vuruşa neden oluyordu. La Liga'da delmedik defans bırakmayan Nihat Kahveci, ne yazık ki bu kez Makedon patentli etten duvarı aşamadı. 18'de Lazarevski'- nin ortasına kafayı uzatan Stojkov, konuk ekibin ilk ciddi atağına imzayı atıyordu. 22'de Stojkov bir kez daha sahnedeydi; sert şutu direği yalayarak dışarı çıktı. Nihayetinde 25'te Lazarevski'nin sağdan ortasına vuran Grozdanovski durumu 1-0 yaptı.
Hemen ardından, 27'de Nihat, Real Sociedad'daki seriye devam etti ve enfes bir şutla skoru 1-1'e taşıdı. Lakin çılgın bir geceydi ve sanki baskets maçının finali İnönü'deydi. 28'de Şakiri durumu 1-2'ye getirdi. Gol sonrası Makedon yedeklerin açtığı bayrakla saha bir anda karıştı. 35'te Stojkov'un nefis şutunu Rüştü kornere attı. 43'te İbrahim'in ceza sahası içine yaptığı ortaya Hakan'ın vurduğu kafayı Milosevski dışarı çıkardı. Emre'nin sakatlanarak yerini Gökdeniz'e bırakması ilk 45'in son kayda değer notuydu.
Krallardan yitik ve yeni olanı
İkinci yarıya Ay-Yıldızlılar golle başladı. 47'de Ergün'ün soldan ortasına Hakan Şükür adeta bir basketbol oyuncusu gibi screen koydu; topu önünde bulan Gökdeniz skoru 2-2 yaptı. 59'da Süper Lig'in gol kralı kendini gösterdi, Nihat'ın pasında yumuşak vuruşu kalecide kaldı. Akabinde 60'ta Hakan Şükür'ün golü geldi. Yitik kral 29 Haziran 2002'de Kore'de attığı Dünya Kupaları'nın en hızlı golünün ardından, yine bir Haziran ayında kendini hatırlattı: 3-2. 71'de Ergün'ün klas hareketlerinin ardından vurduğu şut auta çıktı. 73'te eski kral Hakan ile yeni kral Okan arasındaki kararsızlık Türkiye'yi bir golden etti. 88'de Okan çok net bir pozisyonda direğe nişanladı. Uzatma dakikalarında Bursalı oyuncu, mutlak bir fırsatı bu kez Milosevski'nin ellerine teslim etti.
Malum Türkiye Collina ile hep güldü. İnönü'deki maçı bir başka İtalyan hakem Roberto Rosetti yönetti; Ay-Yıldızlılar geceyi yine mutlu kapattı. Eski Yugoslavya mozaiğinin orta karar mirasçılarından Makedonya, Britanya'da İngilizler'e yaptığı sürprizin bir benzerini az kalsın
İnönü'de de gerçekleştirecekti ama bu kez başarılı olamadı. Osmanlı'nın torunları, Büyük İskender'inkileri alt etmeyi başardı. Ya da bir başka söyleyişle Makedonya, Bursa'daki 3-3 biten maçtan bir eksiğini attı.